Yalova’da ”Yürüyen Köşk” Hikayesi
İstanbul’un Avrupa yakasındaki Yenikapı iskelesinden araç da taşıyan hızlı feribot, Eskihisar iskelesinden ise arabalı vapurla geçilecek Yalova da “Tatil içinde tatil” yapılacak yerlerden birisi.
“KARACA ARBORETUMU”NDA DOĞAYLA KUCAKLAŞMA
Marmara Denizi kıyısındaki yazlık sitelerle adeta bir sayfiye kenti olan Yalova’da, tatilciler TEMA Vakfının kurucusu Hayrettin Karaca tarafından 1980 yılında oluşturulan, “Karaca Arboretumu”nu gezerek, 13.5 hektarlık alandaki bu “Yeşil cennet”te doğayla kucaklaşabiliyorlar.
Yalova-Termal kara yolunda binlerce canlı türünün barındığı arboretumdaki gezi yaklaşık 45 dakikada tamamlanırken, bu sürede, 15 yılda bir çiçek açan, “Sabır ağacı”, Kanada bayrağında, yaprağına yer verilen, “Şeker akçaağacı” gibi daha önce hiç karşılaşılmayan birçok bitki ve ağaç görülebiliyor.
“Karaca Arboretumu”na yapılan ziyaretin ardından kent merkezinde bulunan tatilciler, “Yürüyen Köşk” olarak adlandırılan tarihi binayı gezerek, Büyük Önder Atatürk’ün çevreye verdiği önemi yerinde görme imkanına kavuşuyor.
“YÜRÜYEN KÖŞK”
Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü bahçesinde ve deniz kenarında bulunan köşk, Atatürk’ün 21 Ağustos 1929’da Yalova’ya gelişinde verdiği talimatla, iki katlı, dörtgen planlı, ahşap karkas olarak yapıldı. Atatürk’ün çevreciliğinin en güzel örneklerinden biri olan köşkün hikayesi şöyle:
“Büyük Önder, bir gün köşke geldiğinde bahçıvanı ağacın dallarını kesmeye çalışırken görür. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Bahçıvan da ‘Ağacın dalları Köşkün duvarına kadar uzamış’ der. Atatürk, bunun üzerine ‘Ağacın dalını kesmeyin köşkü kaydırın’ emrini verir. Daha sonra 10 Ağustos 1930’da İstanbul’dan getirilen tren rayları kullanılarak bina 4.8 metre kaydırılır ve ağacın dalları kesilmekten kurtarılır.”
Yalova’da geçirecekleri zamana doğa harikası Termal ilçesini de sığdırmaları önerilen tatilcileri, yaklaşık bir saatte ulaşacakları Bursa’da ise dünyaca ünlü “İskender kebabı” ve adı kentle özdeşleşen kestane şekeri bekliyor.


ben bunu bugün baska bir yerde okudum ve çok etllendim keske bütün insanlar böyle düşünseler!!!Şimdi bu halleremi düşerdik…eğer beni desteklyosanız Medine şahanı destekliyorum yazın…….
cok guzel bır dusunce bır mucuze gıbı bısey
çok güzel birşey bence ATATÜRK’ün böyle düşüncelibir insan olması çok güzel birşey ben çok beyendim gerçekten çok beyendim…ATATÜRK çoooooooooook düşünceli bir insan keşke şimdiki insanlarda böyle olsa…
Gerçekten harika bi şey .Atatürk böyle yönlü bi kişilik
Güzel
Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, Köşk’ün hemen yanındaki Ulu Çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış, binanın duvarlarına dayanmıştır. Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkansız olan bir emir verir.
AĞAÇ KESİLMEYECEK, BİNA KAYDIRILACAK
Görev İstanbul Belediyesine intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar-Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlenir. Ünlü bestecimiz Ferit Alnar’ın kardeşi olan Başmühendis Ali Galip Alnar (bazı kaynaklarda Ali Nuri Alnar olarak geçer) yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmalarına başlar.
8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çerçevesindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir. Santim, santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtturulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir.
Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Büyük Atatürk ile birlikte, kardeşi Makbule Atadan, Vali vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya bey ve Cumhuriyet Gazetesi Başmuhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 m. civarında kaydırılır. Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve Ulu Çınar ağacıda kesilmekten kurtulur.
Adım adım Köşk’ün raylı sistemle 4,80 m kaydırılması:
Günümüzde:
Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü bahçesinde ve deniz kenarında bulunan köşk, Atatürk’ün 21 Ağustos 1929’da Yalova’ya gelişinde verdiği talimatla, iki katlı, dörtgen planlı, ahşap karkas olarak yapıldı. Atatürk’ün çevreciliğinin en güzel örneklerinden biri olan köşkün hikayesi şöyle:
“Büyük Önder, bir gün köşke geldiğinde bahçıvanı ağacın dallarını kesmeye çalışırken görür. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Bahçıvan da ‘Ağacın dalları Köşkün duvarına kadar uzamış’ der. Atatürk, bunun üzerine ‘Ağacın dalını kesmeyin köşkü kaydırın’ emrini verir. Daha sonra 10 Ağustos 1930’da İstanbul’dan getirilen tren rayları kullanılarak bina 4.8 metre kaydırılır ve ağacın dalları kesilmekten kurtarılır.”