Sait Faik Denilince Akla İlk Gelen Ada ”Burgazada”
Sait Faik’le özdeşleşmiş olan Burgazada, tek tepeli ve dairesel görünümlü bir ada ve çam koruları ile kaplı. Ama geçtiğimiz yıl geçirdiği yangın yüzünden, bu koruların bir kısmını kaybetmiş durumda.
Vapurla adaya yaklaşırken görülen manzara ve güzelim ağaçların yerindeki boşluk, insana çok dokunuyor doğrusu.
Burgazada’nın eski adı Antigon. Bu adı, büyük İskender’in Generali Antigones’ten almış.
Burgazada’ya indiğinizde buranın, sessizliğin adası olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Zaten ilk durağımız, Kalpazankaya’da sakin, gürültüden uzak ve doğal bir koy.
Faytonlar, Burgazada’nın vazgeçilmezi. Fakat diğer adalardan en büyük farkı, faytonla gezerken buradan, hemen heryerden, denizi görebilmeniz.
Faytonla ister büyük, ister küçük tur yapabilirsiniz. Medeni Bey Koyu, Çamatya Koyu, Ön Koy, Martı Koyu, yol boyunca ayağınızın altında. Martı Koyu’ndan geçerken kumsalın gerçekten de bir martı şekilde olduğunu görüyorsunuz.
Burgazada’nın her tarafında Sait Faik’in izleri var. Ünlü yazarın yaşadığı ev de şimdi, müze olarak gezilebiliyor.
Burgaz Çayırı Sokak, 15 numaradaki ev, Sait Faik’in 1939′dan 1954′de ölümüne dek yaşadığı yer. Şimdi ev, pazartesi hariç hergün saat beş’e kadar halka açık, bir müze.
Burgazada öğretmenevi, burada konaklanabilecek tek yer. O yüzden eğer Burgaz’da kalmak istiyorsanız, buradaki 8 odadan birini seçmeniz gerekiyor.
Burgazada’ya gelmişken, mutlaka Sinem Dondruma’ya uğrayın. Özelikle, sakızlı dondurması çok lezzetli.
Burgazada ormanlık alanının bir bölümünü kaybetmiş olsa da, yine de en yeşil ada. Bu yüzden Kalpazankaya Koyu’nu, faytonları, yemyeşil ağaçları ve denizi bırakıp şehre dönmek zor geliyor.






