31
2007
Kral Malla ve Tanrıça Taleju nun ülkesi Nepal
Özcan Yurdalan son gezi kitabında, rüzgârın sadece eteklerine ulaşabildiği, güneşin ise aşmakta bir hayli zorlandığı Everest’in, nam-ı diğer Sagarmatha’nın eteklerini anlatıyor.
KENAN MENDEKLİ
Sınır çizgisinin eğreti uzatılan bambu kamışlardan oluşturulduğu ve sınırın her iki tarafından da insanların bu bambuların sağından solundan, altından üstünden yaya olarak gelip geçtikleri bir ülke… Ya da iki ülke… 70′li yıllarda hippilerin ‘cenneti keşfettik’ dedikleri ve ayaklarını sürüyerek gezdikleri bu topraklarda anlatılamayacak kadar yoğun ve sadece yaşanarak algılanabilecek ‘özgür olmak’ hissiyle yaşamınızı bir kez daha gözden geçirmek durumunda kalıyorsunuz…
Bambu kamışlarıyla belirlenen sınır çizigisini, dünyanın neresinde yürüyerek geçebilirsiniz? Sagarmatha’nın eteklerini serinleten buzulları yalayıp gelen rüzgârı, dağların zirvesine takılıp kalan bulutlarıyla, teknolojik kirlilikten arındığınız ve hippilerin ‘cenneti’, Buda’nın huzur veren bereketli topraklarında… Zengin etnik mozaği ve onlarca renkleriyle Özcan Yurdalan’la birlikte Sagarmatha Eteklerinde uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.
Sınır boylarında verimli toprakların tampon bölge olarak mayınlarla döşendiği Türkiye gibi ülkelerden buraya gidip de sınırı yürüyerek geçmek, üstelik mayınsız, sorgusuz… Yapay çizgilerle oluşturulan siyasal duvarlar ve tel örgülere takılmadan, her an bir mayına basıp parçalanmanın korkusunu yaşamadan yürüyerek bir ülkeden diğerine geçtiniz mi? Geçmediyseniz ya da “Yolunuz şimdiye kadar Nepal’e düşmemiş de bu kitaba düşmüşse eğer, bu umarım iyi bir vesile olur, soluğu Sagarmatha eteklerinde alırsınız.” Sınırlarında mayın ve tel örgülerin olmadığı, insanların sınırı yürüyerek geçtiği ülkeye…
Meydanlarında, sokaklarında tanrıçaların cirit attığı, canları sıkıldıkça karşılıklı zar atarak vakit geçiren Kral Malla ve Tanrıça Taleju’nun ülkesi: Nepal… Budist ve Müslümanın yanı sıra onlarca din ve mezhebe mensup milyonlarca insanın bir arada yaşadığı çok farklı bir dünya Özcan Yurdalan’ın Sagarmatha Eteklerinde’ki izlenimleriyle ayağınıza geliyor.
Sarı Otobüs’ün daimi yolcusu Özcan Yurdalan, Asya’ya yaptığı dördüncü yolculuğunun izlenimlerini bu kez Sagarmatha Eteklerinde topladı. Bizlerin Everest, Nepallilerin de Sagarmatha olarak bildiği ve dünyanın en yüksek noktası ilan edilen, birilerinin de sürekli gürültü-patırtı yaparak çıkıp indikleri yer…
Eğreti uzatılmış bambu kamışlarından oluşturulan sınır çizgisini yürüyerek geçen Özcan Yurdalan, çay tarlaları arasında kıvrıla kıvrıla Sagarmatha’nın eteklerine tırmanırken, Himalayalar’ın Everest’e nasıl yaslandığını ve geçitlerin geçitlere neden küstüğünü, rüzgârın sadece eteklerine ulaşabildiği, güneşin ise aşmakta bir hâyli zorlandığı Everest’in, nam-ı diğer Sagarmatha’nın eteklerine tutunarak izlenimlerini kaleminin kuvvetiyle bizlere sunuyor. Fakat bu sunum alışageldiğimiz turistik gezilerden çok farklı bir üslup ve derinlikle ele alınmış. Özcan Yurdalan’ın Nepal özelinde kaleme aldığı bu uzun yolculuğun izlenimleri, dünyanın başka yerlerinde yaşayan farklı din, dil ve etnik kökenlere mensup topluluklara da satır aralarında ince (ayar) mesajlar da yerini buluyor.
« Katmandu nun gözleri | Fotoğrafın söyleyemediği »
Yorumlar
Giriş yaparak yorum yazabilirsiniz.
