26
2007
Hidiv Kasrı - Hidiv Kasrı na nasıl gidilir
İstanbul çoğu insan için kalabalık ve trafik demektir. İstanbul bilgisi birkaç cami ve müze dışına çıkmayan kişiler, ne zaman bu şehirden bahsedilse şehrin hemen bu yönlerini gündeme getirirler.
Aslında bu, İstanbul’un bir özelliğidir. Kimbilir belki de ellili yıllardan sonra insan yapısı tamamen değişen şehir, kendini böylece korumaya, “her sengine yekpare Acem mülkünü feda ettiren” kıymetini nadan elinde on paraya indirmemeye çalışmaktadır. Evet İstanbul mahrem şehirdir. Güzellikleri gizlidir, esrarengizdir. Onları görmek için aramalı, sormalı, okumalı ve yorulmayı göze almalısınız. İstanbul, bir Avrupa şehri gibi bütün güzelliklerini ziyaretçilerine cömertçe açmaz. Muhatabından gayret ve sadakat bekler..
Mayısın sona erdiği, haziranın başladığı şu günlerde bu saadet şehri gül devrini yaşıyor. Hemen her bahçede güller açtı. Bir saklı kent olan İstanbul’un asude mekanlarını tanıtmaya devam ediyoruz. Bu hafta hem bir gül bahçesi görebileceğiniz, hem Boğaziçi manzarası temaşa edebileceğiniz, hem de fevkalade bir saray karşısında vakit geçirebileceğiniz bir mekanı anlatmak istiyoruz; Hidiv Kasrı’nı.. Yani İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında bulunan Çubuklu’da geniş bir koruluk içinde yer alan Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa’nın köşkünü. Yüzyılımızın başında Osmanlı ülkesinin dillere destan yapısı şimdi sizi ağırlamak için kapılarını sonuna kadar açmış bekliyor.
İstanbul’un imparatorluk merkezi olduğunu hatırlatan nadide yapılardan biri olan Hidiv Kasrı’nın ilginç bir hikayesi var. Kasrın yeniden İstanbul’a kazandırılmasında büyük emeği geçen Turing ve Otomobil Kurumu Başkanı Çelik Gülersoy’un yazdığına göre binanın tarihçesi şöyle: Osmanlı’nın Mısır Valisine Hidiv deniyor. Geçen asrın sonunda genç yaşta Mısır Valisi olan Abbas Hilmi Paşa, Mısır’daki Anglo–Sakson nüfuzuna karşı Osmanlı–Germen desteği arar. Bu desteği alabilmek için Osmanlı payitahtında kalması gereken genç Paşa, 1903 yılında Çubuklu’da 2 ahşap yalı satın alır. Zamanla yalılarının arkasındaki yamaçları ve üst düzlüğü kapsayan 270 dönümlük bahçeyi de alan Paşa, 1907 senesinde İtalyan mimar Delfo Seminati’ye o devrin mimari modasına uygun olarak art nouveau tarzındaki muhteşem saray yavrusunu yaptırır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında İngilizler Hidiv’i azledip mallarına el koyduklarını meşhur Kahire Kararnamesi ile açıklarlar. Abbas Hilmi Paşa servetinin büyük kısmını kaybetmiş bir halde İsviçre’ye sığınır. Harp sonrasında da Almanlarla irtibatını kesmeyen sabık Hidiv, 1920’li, 1930’lu senelerini Çubuklu’daki Kasır’da, Fransa’daki Chartes şehrinde bulunan malikanesinde ve Cenevre’deki villasında geçirir. Almanya’da iktidara Adolf Hitler gelince, Abbas Hilmi Paşa Mısır’ı yeniden kazanabilmek için Hitler ile yakın temasa geçer. Bu gaye ile İstanbul’u terk etme kararı alır ve dostluk kurduğu Atatürk’ün isteği ile Çubuklu’daki Kasrı’nı İstanbul Belediyesine 60 bin lira gibi sembolik bir bedel karşılığında taksitle satar. Hidiv ayrılmadan önce de eşyaları müzayede ile satılır. Ancak savaşı Almanların kazanma ihtimali 1944’te sona erince Paşa’nın hasta kalbi dayanamaz ve bir kalp krizi ile Cenevre’de vefat eder.
Çubuklu Kasrı 1937′den 1983’e kadar metruk halde kalır. Belediye 1950 ve 60’lı yıllarda saray binasını sadece yerli filmcilere kiraya verir. Çelik Gülersoy “Saraya atların bile sokulduğu bu kullanımlar sırasında, orta hol üstündeki Fransız tavan vitrayının ışığı çoğaltmak gerekçesiyle kırıldığı da bir gerçektir’’ demektedir. 1982’de Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’nun çalışmasını yeniden değerlendirmeye alan askeri yönetim olumlu kanaate varınca l. Ordu Komutanı Haydar Saltık’ın tavsiyesi üzerine Çubuklu Kasrı’nın onarımı kuruma bırakılır. İki sene süren restorasyon için 18 bin cumhuriyet altını harcanır. Kasrın halka açılışı 24 Temmuz 1984’te Devlet Başkanı Kenan Evren tarafından yapılır. 1994 senesinde İstanbul Belediyesi, Turing ile olan anlaşmasını yenilemeyerek kasrı devralır. Dokuz ay süren restorasyon için 146 milyar lira harcanır.
Bin metrekarelik bir inşaat alanı üstüne oturan bina 2 seyir kulesi, 35 oda, 4 salon ve 2 holden müteşekkil. Bina içerisinde lokanta olup hafta sonları açık büfe kişi başına 1 milyon 750 bin TL. Hafta içi alacart servis veriliyor ama kişi başına aynı paraya yemek yemek mümkün. Bahçedeki kafelerde bülbül sesleri arasında çayınızı-kahvenizi içebilir, pastanızı yiyebilirsiniz. Bu arada Hidiv Kasrı bahçesinde piknik yapmaya gelen yeni İstanbullular da bütün uyarılara rağmen görünmüyor değil.
Nasıl Gidilir ?
Eğer Avrupa yakasından geliyorsanız Fatih Köprüsü’nden geçtikten sonra Kavacık Sapağı’nda Hidiv Kasrı tabelasını göreceksiniz. Hidiv Kasrı yazılarını takip ettiğinizde kolayca yukardan kasra ulaşabilirsiniz.
Eğer Anadolu yakasındaysanız Üsküdar’dan Boğaz manzarası seyrederek Kanlıca’ya ve oradan hemen sonra gelen Çubuklu’ya kadar gidebilir ve oradaki tabeladan yukarıya Hekimler Sitesi’nin yanından devam edip kasra ulaşabilirsiniz.
İlgilenenler için tel: 0216.425 06 03
« Dünya nın en iyi dalış noktaları | Armutlu da Nerede Kalınır »
Yorumlar
Giriş yaparak yorum yazabilirsiniz.
