30
2007
Güzel Bir Haftasonu İçin ”Ağva”
Ağva; Latincede “iki dere arasındaki köy” anlamına geliyor. Göksu ve Yeşilçay dereleri Ağva’dan geçip Karadeniz’e dökülüyor.
Ağva’da yeme içme denince ilk akla gelen balık. Balık restoranlarının çoğu da Yeşilçay deresi kenarında.
Burada her kesime ve her keseye hitap eden yerler var. Zaten her lokantanın önünde girmeden önce fiyat listelerini görüyorsunuz. Göksu deresi tarafına gittikçe fiyatlar artıyor. O bölgelerde birçok yiyecek İstanbul’dan geliyor. Ama yemeğinizi nerede yerseniz yiyin, deredeki balıklara da birkaç parça atmayı unutmayın. Sanki deredeki bütün balıklar sizin attığınız yemlere geliyor. Zaten dere kenarında saatleriniz geçirebilirsiniz.
Ağva’nın nüfusu 3000 kişi civarında. Ama yazın özellikle haftasonları bu rakam 10. 000′e çıkıyor. Denizde ya da derede yüzmek için buraya gelenler de var, sadece lezzetli bir yemek için gelen de…
Deniz kenarına gidince, sizi Karadeniz’in dalgaları karşılıyor.Ama deniz hergün böyle dalgalı olmuyormuş . İki kilometrelik Ağva sahili özellikle haftasonları çok dolu oluyor.
Ağva’ya gelince Şile bezi almadan dönmek olmaz. Eğer cuma gününe denk geliyorsanız ayrıca buraya köylülerin getirdiği taze süt, yumurta, sebze ve meyveden de alabilirsiniz. Hiçbir şey almasanız bile köy pazarında gezinmek bile keyifli. Biz biraz geç kalıyoruz gerçi, sabah erken saatlerde gelmek gerekiyor ama hala herşey o kadar taze görünüyor ki… Mantar… Kiraz… Peynir… Sebzeler… Hepsi civar köylerden geliyor.
Ağva’ya gelenler, genelde bir tekne turu yapmadan gitmiyor. Turlar tekne dolunca kalkıyor ama pek sıra beklemiyorsunuz, hemen mavi ve yeşil sulara açılıyorsunuz. Biz bu kez Göksu Deresi’nde salla gezmeyi tercih ediyoruz.
Göksu deresi tam anlamıyla yeşil bir cennet. Her tarafınız yemyeşil. Su da. Ama bu renge aldanmamak gerek. Cam bir bardağı suya daldırıyoruz. Neredeyse içilecek kadar berrak bir suyu var aslında Göksu’nun. Yeşil renk etraftaki ağaçların ve derenin dibindeki yosunların renginin bir yansıması.
Ağva’ya gelmek çok kolay ama buradan ayrılmak çok zor…
« Fener’de Tarihi Bir Gezinti | Polonezköy »
Yorumlar
Giriş yaparak yorum yazabilirsiniz.
