<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3.1" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>gezihatiralari.com</title>
	<link>http://www.gezihatiralari.com</link>
	<description>Gezi hatıralarınız nesilden nesile</description>
	<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 10:57:02 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>TOPKAPI SARAYI MÜZESİ</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/topkapi-sarayi-muzesi/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/topkapi-sarayi-muzesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Mar 2008 10:52:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[topkapı müzesi]]></category>

		<category><![CDATA[Topkapı sarayı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/topkapi-sarayi-muzesi/</guid>
		<description><![CDATA[
Topkapı Sarayı’nın yapımına hangi yılda başlandığı tam olarak bilinmemekle birlikte, 1460’lı yılların içerisinde olduğuna dair birçok kaynak vardır. Topkapı Sarayı belirli bir plana göre bir kerede inşa edilmiş ve bitirilmiş bir yapı değildir. Canlı bir organizma gibi sürekli büyümüş ve değişmiştir. Bu değişim; ya ihtiyaçtan ötürü yeni binaların eklenmesi ile ya da yangın ve diğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2008/03/3.jpg' alt='3.jpg' /><br />
Topkapı Sarayı’nın yapımına hangi yılda başlandığı tam olarak bilinmemekle birlikte, 1460’lı yılların içerisinde olduğuna dair birçok kaynak vardır. Topkapı Sarayı belirli bir plana göre bir kerede inşa edilmiş ve bitirilmiş bir yapı değildir. Canlı bir organizma gibi sürekli büyümüş ve değişmiştir. Bu değişim; ya ihtiyaçtan ötürü yeni binaların eklenmesi ile ya da yangın ve diğer nedenlerle tahrip olan eskilerin yerine yeni binaların yapılması biçiminde olmuştur. Hatta Dolmabahçe Sarayı’nı yaptırarak Topkapı Sarayı’nı tamamen terkeden Sultan Abdülmecid zamanında bile Mecidiye Köşkü yaptırılmıştır.</p>
<p>Sarayda padişahların ikameti için yapılmış köşklerle Harem dairesi dışında, sarayı muhafaza eden askerler için koğuşlar, saray sakinleri çok büyük bir mutfak, saray çalışanlarının barınacağı yatakhaneler, Divan toplantılarının yapıldığı Kubbealtı, Hz. Peygamber ve Halifelere ait eşyaların saklandığı Hırka-i Saadet Dairesi, Gülhane Hastenesi, Sultan III. Ahmed Kütüphanesi, Enderun Mektebi, Hazine Dairesi, padişahın atları için bir ahır, bir dönem silah deposu olarak da kullanılan Aya İrini Kilisesi gibi bir çok yapı yer alır.</p>
<p>Topkapı Sarayı 19. yy’ın ortalarına doğru terkedilmiş ve devletin merkezi olma işlevini yitirmiştir. Bundan sonra bakımsızlıktan ötürü tahrip olmaya başlamış ve hatta 1870 yılında dış bahçesinden demiryolu bile geçirilmiştir. Saray 1924 yılında müzeye dönüştürülmüştür.</p>
<p>Günümüzde Hazine Dairesi binasında saray koleksiyonuna ait silahlar sergilenmektedir. Bu silahlar 7.-20. yüzyıllar arasına aittir. Sarayın Hasahır’ında ise saraya ait at koşum takımları ve saltanat arabaları sergilenmektedir. Sarayda kullanılan seramik, porselen, cam ve metal mutfak eşyaları sarayın mutfaklarında ziyaretçilere açıktır. Hırka-i Saadet dairesinde Kutsal Emanetler olarak bilinen Peygamber ile bazı Halifelere ait eşyalar bulunmaktadır. Fatih Köşkü’nde ise Osmanlı hazinesi teşhir edilmektedir. Sergilenen parçalar arasında Kaşıkçı Elması, Topkapı Hançeri ve 4 taht en önemlileridir.<br />
Padişahlara ait günlük ve tören elbiseleri de Seferli Koğuşu’nda ziyarete açılmıştır. Ayrıca Harem ile padişahlara ait köşkler de müzenin görülmesi gereken diğer kısımlarıdır.</p>
<p>Ziyaret Gün ve Saatleri:Salı günleri hariç her gün 09.00-19.00 (Yaz tarifesi15 Ekim 2007 tarihine kadar geçerli olacak.) saatleri arasında ziyarete açıktır.<br />
Giriş Ücreti: Tam: 10 YTL.<br />
Topkapı Sarayı Harem: Tam: 10 YTL.</p>
<p>Telefon:0212 512 04 80<br />
Fax: (0212) 528 59 91<br />
İlçe: Sultanahmet<br />
Adres: Sultanahmet Meydanı, Sultanahmet Eminönü İstanbul</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/topkapi-sarayi-muzesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PİERRE LOTİ</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/pierre-loti/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/pierre-loti/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Feb 2008 20:45:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[Eyüp]]></category>

		<category><![CDATA[haliç]]></category>

		<category><![CDATA[Pierre Loti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/pierre-loti/</guid>
		<description><![CDATA[
Eyüp Sultan Camii&#8217;nin yanındaki mezarlıkların arasından upuzun merdivenleri tırmanmaya başlarken, bir yandan Haliç&#8217;i seyrediyor, bir yandan da ortamın yaydığı mistik huzuru soluyorsunuz. Yolun sonunda karşınıza tarihi Pierre Loti Kahvesi çıkıyor. Birkaç yüz yıllık geçmişe sahip kahve eşsiz manzarasıyla sizi alıp eski zamanlara, Cenevizlilere, Osmanlılara götürüyor.. 19. yüzyılın sonlarına kadar Rabia Kadın Kahvehanesi olarak bilinen, Fransız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2008/02/2.jpg' alt='2.jpg' /><br />
Eyüp Sultan Camii&#8217;nin yanındaki mezarlıkların arasından upuzun merdivenleri tırmanmaya başlarken, bir yandan Haliç&#8217;i seyrediyor, bir yandan da ortamın yaydığı mistik huzuru soluyorsunuz. Yolun sonunda karşınıza tarihi Pierre Loti Kahvesi çıkıyor. Birkaç yüz yıllık geçmişe sahip kahve eşsiz manzarasıyla sizi alıp eski zamanlara, Cenevizlilere, Osmanlılara götürüyor.. 19. yüzyılın sonlarına kadar Rabia Kadın Kahvehanesi olarak bilinen, Fransız yazar Pierre Loti kahveyi mekan tutmaya başladıktan sonra Pierre Loti Kahvesi olarak anılan kahve, yıllardır aşıkların, kendisiyle buluşmak ve şehirden kaçarak spritüel bir huzur solumak isteyenlerin durağı. Pierre Loti, 1850-1923 yılları arasında yaşamış ünlü Fransız yazar ve oryantalist. Deniz subayı olan Loti, Türkiye&#8217;ye ilk kez 1876 yılında gelmiş ve bir yıl kalmış. Eyüp sırtlarındaki tarihi kahveyi de o yıllarda keşfetmiş. Haliç&#8217;in büyüsü mü bilinmez ama, Pierre Loti&#8217;yi oraya çeken bir diğer unsur da Aziyade ismindeki evli bir Osmanlı hanımıymış.</p>
<p>Fransa&#8217;da evli olduğu söylenen Pierre Loti ile Aziyade arasında büyük bir aşk olduğu yıllarca efsane gibi dilden dile aktarılmış. Pierre Loti aynı isimli romanında Aziyade&#8217;ye olan aşkını gizlememiş. İşte o gün bugündür kahvenin adı Pierre Loti olarak anılmış. Kahvenin bulunduğu tepeye de Loti&#8217;nin anısı Pierre Loti Tepesi adı verilmiş.. Bu tarihi kahvenin hemen bitişiğindeki eski merdivenlerden çıkınca sağ tarafta, istanbul Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin 1997 yılında Pierre Loti Tepesi&#8217;ndeki yapıları istimlak ederek bölgeyi turizme kazandırmak amacıyla başlattığı projenin ürünleri karşımıza çıkıyor; metruk evlerin yerine Osmanlı-Türk mimarisine uygun yapılan ahşap konaklar. Mevcut yapıları muhafaza edilen turistik kompleksin yapımı 2000 yılında tamamlandı. Otel olarak hizmet veren altı konağa, Pierre Loti&#8217;ye yakın semtlerin isimleri verilmiş; Ayvansaray, Sütlüce, Eyüp, Balat, Hasköy ve Fener konakları. Turquhause Butik Otel olarak turizme açılan konaklar 68 odalı ve130 yatak kapasitesine sahip. Tarihi konaklarda bir gece konaklamanın bedeli 60-100 dolar arasında değişiyor.İç mekanlar tesislerin içinde bulunduğu tarihi atmosfere uygun objelerle dekore edilmiş. Restoran ve kafenin tavanları kalemkarlar ve nakkaşlar tarafından özenle süslenmiş.</p>
<p>Tesisin bulunduğu bahçe zevkli bir peyzaj çalışmasıyla ziyaretçilerin rahatça gezebilecekleri bir alana dönüştürülmüş. Pierre Loti&#8217;de konakların yanı sıra tarihi eserlerde restore edilmiş. Örneğin, 250 yıl önce idris-i Bitlisi tarafından yaptırılan Sıbyan Mektebinin restorasyonu tarihi mimari&#8217;nin korunmasına katkı açısından önemli. Bahçedeki Niyet Kuyusu&#8217;na iki rekat namaz kılıp, niyet duasını okuduktan sonra gelenler kuyunun içine baktıklarında kaybettikleri değerli bir şeyin nerede olduğunu gördüklerine inananlar, bu umutla hâlâ kuyunun içini gözleyenler var. Tesisin girişinde Attan Düşen Ali Paşa&#8217;nın kabri de bulunuyor. Rivayete göre , rahmetli Paşa&#8217;nın padişahla arası açılmış, görevinden azledilmiş. Bir süre sonra padişah tarafından iade-i itibara mazhar olmuş ancak bu kez attan düşüp vefat etmiş. Pierre Loti Turistik Tesisleri&#8217;ne gelenler Halic&#8217;in muhteşem siluetini izlemenin yanı sıra Miniatürk&#8217;ü yukarıdan görme şansına da sahipler. </p>
<p>Şehr-i İstanbul Dergisi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/pierre-loti/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihi ve doğasıyla Kırklareli</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/tarihi-ve-dogasiyla-kirklareli/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/tarihi-ve-dogasiyla-kirklareli/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jan 2008 19:55:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/tarihi-ve-dogasiyla-kirklareli/</guid>
		<description><![CDATA[Tarihi ve doğasıyla Kırklareli
Birçok medeniyete ev sahipliği yapan kente özellikle Osmanlı dönemine ait camiler, çeşmeler ve hamamlar damgasını vuruyor.  
Doğal sit alanları ve karaçam ormanı, orman içi dinlenme yerleri ve mağaralarıyla Kırklareli, doğa severleri bekliyor.
Bölgenin turizm açısından yeni yeni keşfedilen şehri Kırklareli, sahilleri, doğası ve tarihiyle ilgi çekiyor. Kırklareli’nin turistik yerlerinin çarpık kentleşmeden ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihi ve doğasıyla Kırklareli<br />
Birçok medeniyete ev sahipliği yapan kente özellikle Osmanlı dönemine ait camiler, çeşmeler ve hamamlar damgasını vuruyor.  </p>
<p>Doğal sit alanları ve karaçam ormanı, orman içi dinlenme yerleri ve mağaralarıyla Kırklareli, doğa severleri bekliyor.</p>
<p>Bölgenin turizm açısından yeni yeni keşfedilen şehri Kırklareli, sahilleri, doğası ve tarihiyle ilgi çekiyor. Kırklareli’nin turistik yerlerinin çarpık kentleşmeden ve sanayiden uzak oluşu, burayı cazibe merkezi haline getiriyor.<br />
Son yıllardaki araştırmalar ve arkeolojik kazılar, kentin tarihselgeçmişini de gözler önüne seriyor. Kırklareli’nde 2002 yılı itibariyle105 arkeolojik, 3 kentsel, 13 doğal, 4 tarihi sit ve 239 adet de tek yapı olmak üzere toplam 364 adet tescilli yapı ve sit alanı bulunuyor.</p>
<p>TARİHİ MEKANLAR<br />
Kırklareli, Yeni Taş Çağı döneminden (5800-4800) günümüze kadar iskan edilmiş coğrafyasıyla birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. En başta Osmanlı İmparatorluğu’nun izlerini taşıyan kentte, kültür varlıkları yapılan çalışmalarla günyüzüne çıkarılıyor. Kentteki Kadı, Beyazıt, Karakaş, Hızırbey, Kapan ve Üsküpdere camileri tarihle inanç turizmini birleştiriyor.<br />
Kentin su ihtiyacını karşılayan çok sayıdaki tarihi çeşme arasında Kayalık, Büyük Cami, Gerdanlı, Kocahıdır, Kayyumoğlu, Kapan, Boyacı, Karaumurbey, Söğütlü, Kadı, Paşa ve Hapishane sıralanabilir. Çeşmeler yıllara meydan okuyan yapılarıyla ilgi çekmeye devam ediyor.<br />
Öte yandan, Kırklar Şehitliği, Niğdeli Ethem Onbaşı Anıtı ve Karahıdır Anıtı da tarih severlerin ilgiyle gezebileceği yerler arasında bulunuyor.<br />
1383 yılında yapılan Hızırbey Hamamı ve Arasta ile 17-18. yüzyıllarda yapılan vakıf dükkanları da hala faaliyet gösteriyor.<br />
Kentin çeşitli yerlerinde çoğu 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başlarındaneo-klasik stilde yapılan evler, mesken ve idari yapı olarak kullanılıyor. Yıllardır kaderine terk edilen ve yıkılmaya yüz tutan evlerin restore edildikten sonra “Geleneksel Kırklareli Evi” olarak değerlendirilmesi düşünülüyor.<br />
Kültür Bakanlığı İstanbul Roleve ve Anıtlar Müdürlüğü’nce söz konusu yapıların restitüsyon, restorasyon projeleri yapılarak, Edirne Kültür ve Tabiat varlıklarını Koruma Kurulu’nun onayına sunuldu. </p>
<p>ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR<br />
Trakya’nın en önemli tarih öncesi yerleşim yerlerinden biri olan Aşağı Pınar Höyüğü, Kırklareli il merkezinin güneyinde, Asilbeyli yoluüzerinde bulunuyor.<br />
Höyük 1980 yılında İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı’nın Kırklareli kültür envanteri çalışmaları sırasında saptandı. 1993 yılında İstanbul Üniversitesi, Kültür Bakanlığı ile Alman Arkeoloji Enstitüleri ortak projesi olarak başlayan kazı çalışmaları devam ediyor.</p>
<p>DOĞAL GÜZELLİKLER<br />
Doğal sit alanları Demirköy ve Kıyıköy ziyaretçileri tabiatla buluştururken, Kastros Körfezi Tabiat Koruma Alanı ise Trakya’nın tek doğal karaçam ormanı olma özelliğiyle ilgi çekiyor.<br />
Dingiloğlu Parkı, Dereköy-Bulgaristan yolunun çevresindeki ormanlık alan, Pınarhisar Ali Özer Parkı, Kaynarca Pekmezdere Mağarasıve Alpullu Şeker Fabrikası kampusu, görülmeye değer tabiat harikaları arasında yerlerini alıyor.<br />
Velika Deresi, Kocakaynaklar, Dolapdere, Dereköy, Çifte Kaynaklar,İnce Koru, İğneada-Mert Gölü, Karahıdır Korusu da doğal güzellikleriyle büyülüyor.<br />
Ayrıca Dereköy yolundaki çağlayan, Kırklareli merkez ilçeye bağlı Şeytandere, İnece ve Erikler Korusu, Kofçaz İlçesi yakınlarında Böcekdere Koruları, Hudut Kapısı ve Çamlık mesire yerleri, günübirlik gereksinimlere en cevap veren yerler arasında bulunuyor.<br />
Kırklareli merkezdeki Karahıdır ve Kavaklı meşe korusu, Demirköy’deki Mert Gölü ve Vize’de İncekoru orman içi dinlenme yerleri, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.<br />
Kırklareli il sınırları içinde bir kısmı tarih öncesi dönemlerde iskan edilmiş çok sayıda mağara bulunuyor. Doğal güzellikleriyle de ilgi çeken bu mağaralar arasında Dupnisa, Yenisu, Domuzdere ve Kıyıköy sayılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/tarihi-ve-dogasiyla-kirklareli/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Her Mevsim Gidilebilecek En Güzel Yer &#8220;Abant&#8221;</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/her-mevsim-gidilebilecek-en-guzel-yer-abant/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/her-mevsim-gidilebilecek-en-guzel-yer-abant/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 14:29:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[Abant]]></category>

		<category><![CDATA[Bolu]]></category>

		<category><![CDATA[Mudurnu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/her-mevsim-gidilebilecek-en-guzel-yer-abant/</guid>
		<description><![CDATA[
Turistik açıdan oldukça önemli bir gölümüzdür. İstanbul&#8217;a yakınlığı dolayısıyla dört mevsim hafta sonlarını geçirmek için ideal bir tatil yeridir. Göl çevresindeki asfalt yolda (arabalardan fırsat bulabilirseniz) yürüyüş yapabilirsiniz. Faytonla veya atla göl etrafını dolaşabilirsiniz. Ya da gözünüze kestirdiğiniz bir tepeye çıkıp manzara seyredebilirsiniz. 
Göl kenarındaki üç otel bulunmakta. Birkaç günlük bir tatil için Abant&#8217;ı seçebilirsiniz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/12/abant50.jpg' alt='abant50.jpg' /><br />
Turistik açıdan oldukça önemli bir gölümüzdür. İstanbul&#8217;a yakınlığı dolayısıyla dört mevsim hafta sonlarını geçirmek için ideal bir tatil yeridir. Göl çevresindeki asfalt yolda (arabalardan fırsat bulabilirseniz) yürüyüş yapabilirsiniz. Faytonla veya atla göl etrafını dolaşabilirsiniz. Ya da gözünüze kestirdiğiniz bir tepeye çıkıp manzara seyredebilirsiniz. </p>
<p>Göl kenarındaki üç otel bulunmakta. Birkaç günlük bir tatil için Abant&#8217;ı seçebilirsiniz. </p>
<p>Abant civarında üç adet daha görülmesi gereken yer var. Bunlar Samat Yaylası, Örencik yaylası ve Mudurnu yolundan ova manzarası. </p>
<p>Abant Palace otelini geçtikten hemen sonra ana yolu takip etmeyip, sağa tarafa giren yolu takip edin hemen sağda yayla evlerini göreceksiniz. Biraz daha gittiğinizde sağınızda yayla evlerini, solunuzda ise Örencik yaylasını göreceksiniz. Eğer bahar aylarında giderseniz oldukça yeşil ve sulak bir manzara ile karşılaşacaksınız. </p>
<p>Gölün etrafında tur atmaya devam edin. Sağda Mudurnu tabelasını göreceksiniz. Bu yoldan yukarı çıkın. Yokuş aşagı inmeye başladıktan kısa bir süre sonra nefis bir manzara ile karşılaşacaksınız. Buradan Mudurnu&#8217;ya devam edebilirsiniz. Geri dönüş yolunda ise Abant Gölü&#8217;nün yukarıdan görünüşü sizi büyüleyecek. </p>
<p>Tura devam edin. Turun bitmesine yakın sağda &#8220;Bakkal&#8221; vs gibi tabelalar göreceksiniz. Burdan girdikten kısa bir süre sonra köyün içinden geçeceksiniz. Yola devam edin 3-4 km sonra Samat yaylasına geleceksiniz. Yayla evlerinin içini dolaşmanızı tavsiye ederiz.</p>
<p>Nasıl gidilir : İstanbul&#8217;dan Bolu istikametinde ilerlerken Bolu&#8217;ya varmadan sağ tarafta &#8220;Abant&#8221; tabelasını göreceksiniz. 25 km. sonra Abant Gölü&#8217;ne varacaksınız. Göl çevresi yaklaşık 7 km.dir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/her-mevsim-gidilebilecek-en-guzel-yer-abant/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kilistra</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/kilistra/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/kilistra/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 14:01:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[gökyurt]]></category>

		<category><![CDATA[hatunsaray]]></category>

		<category><![CDATA[Kilistra]]></category>

		<category><![CDATA[konya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/kilistra/</guid>
		<description><![CDATA[Kilistra antik kenti Konya&#8217;nın 49 km güneybatısında Meram ilçesi, Hatunsaray beldesine bağlı Gökyurt köyünde Roma ve Helenistlik çağdan kalma bir yerleşim yeridir. 
Kilistra&#8217;ya (Gökyurt) 34 km&#8217;lik Konya-Hatunsaray asfalt yolundan güneydoğuya yönelen 15 km&#8217;lik Gökyurt asfalt yolu ile gidilir. Konya-Antalya asfalt yolunun 34 km&#8217;den güneye dönülerek 15 km&#8217;lik stabilize bir yolla da Kilistra&#8217;ya ulaşmak mümkündür. Kilistra [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/12/kilistra1.jpg' alt='kilistra1.jpg' />Kilistra antik kenti Konya&#8217;nın 49 km güneybatısında Meram ilçesi, Hatunsaray beldesine bağlı Gökyurt köyünde Roma ve Helenistlik çağdan kalma bir yerleşim yeridir. </p>
<p>Kilistra&#8217;ya (Gökyurt) 34 km&#8217;lik Konya-Hatunsaray asfalt yolundan güneydoğuya yönelen 15 km&#8217;lik Gökyurt asfalt yolu ile gidilir. Konya-Antalya asfalt yolunun 34 km&#8217;den güneye dönülerek 15 km&#8217;lik stabilize bir yolla da Kilistra&#8217;ya ulaşmak mümkündür. Kilistra antik kentine Lystra (Hatunsaray) yönünden gelen ve halen taş döşemeleri yerinde korunmuş, köyün doğusunda yer alan Kral Yolu izlenerek Devrek Mevkine ulaşılır. Devrek mevkinde kentin griişini kontrol altında tutan gözetleme kulesi karakol yapısı gezildikten sonra kentin içine ulaşan antik yol izelenerek Konacak mevkiindeki tipik kaya oyuğu anıtsal antik mezarlar ve mezarların yer aldığı kayalığın batı eteğindeki toplantı salonu ve diğer sosyal amaçlı yapılar görülür. Köy konağının batısında yer alan su sarnıcı (Katırini) Söğütlü deresindeki çifte şaraphaneler (Şırahane) ve bunlar su yolları gezildikten sonra Köy Konağı güney-batısında bulunan ve köylülerce &#8220;Paulönü Mevkii&#8221; denilen yerde Sümbül Kilisesi&#8217;ne gidilir. Vadi içinde doğa ile tarihin içiçe yaşandığı Paulönü mevkiinde yeşilin her tonu izlenebilir. İncil&#8217;de söz edilen Aziz Paulos&#8217;un seyahatleri sırasında uğradığı Anadolu kentlerinden Lystra aynı zamanda ünlü Kral Yolu üzerinde olup İkonion (Konya)-Pisidia Antiocheia (Yalvaç) arasında bulunmaktadır. Listra&#8217;dan Yalvaç&#8217;a giden haberci Paulos Kilistra&#8217;ya da uğramıştır. Haberci Paulos&#8217;un mektuplar gönderdiği Timoteos da Lystralıdır. Gökyurt köyünün halen yaşayan halkı Kilisra antik kenti üzerine yerleşmiştir. Bizans döneminde yerli halkla Anadolu&#8217;ya gelen Türk&#8217;lerin birlikte yaşadıkları bazı bulgularından anlaşılmaktadır. Osmanlı döneminde ise daha çok hayvancılıkla uğraşan konar-göçer aşiretlerin iskan edildiği etnolojik bulgular tesbit edilmiştir. Gökyurt turizm olgusun benimseyen, geleneksel Türk konukseverliğini yaşatan şirin bir köydür. Köyde grup konaklamasına elverişli bir Köy Konağı vardır. Köy Konağı eski Halkevi binası restore edilip üstüne bir kat daha eklenerek modern hale getirilmiştir. Köyde her türlü sağlık hizmeti sunan sağlık ocağı bulunmaktadır. Detaylı bilgi için:www.kilistra.org.tr </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/kilistra/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Anadolu Kavağı&#8217;nın En Zirve Yeri &#8220;Yuşa Tepesi&#8221;</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/anadolu-kavaginin-en-zirve-ziyaret-tepesi-yusa-tepesi/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/anadolu-kavaginin-en-zirve-ziyaret-tepesi-yusa-tepesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Nov 2007 09:43:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/anadolu-kavaginin-en-zirve-ziyaret-tepesi-yusa-tepesi/</guid>
		<description><![CDATA[Anadolu Kavağı yakınlarındaki oldukça popüler olan ziyaret yerlerinden biri olan Boğaziçi&#8217;nin sahile en yakın ve en yüksek tepesi Yuşa Tepe bulunuyor. Özellikle modern giyimli bayanların daha fazla ziyaret ettiği gözlenen ziyaret tepesi boğaza ve Karadeniz e aynı açıdan hakim görkemli panoraması ile de etkiliyor . Ramazan ayları, kandillerin arifeleri günleri, bayramlarda ve Cuma, cumartesi, Pazar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/11/c.jpg' alt='c.jpg' />Anadolu Kavağı yakınlarındaki oldukça popüler olan ziyaret yerlerinden biri olan Boğaziçi&#8217;nin sahile en yakın ve en yüksek tepesi Yuşa Tepe bulunuyor. Özellikle modern giyimli bayanların daha fazla ziyaret ettiği gözlenen ziyaret tepesi boğaza ve Karadeniz e aynı açıdan hakim görkemli panoraması ile de etkiliyor . Ramazan ayları, kandillerin arifeleri günleri, bayramlarda ve Cuma, cumartesi, Pazar günlerinde her zamankine oranla daha fazla ziyaretçi akınına uğrayan Yuşa Tepesinde ücretsiz geniş otopark lüks araçlar ile doluyor. Ziyaretçiler Hz.Yuşa Aleyhisselam Türbesini ve 1755 tarihli Camii ziyaret ederek dua ediyorlar. Cami yanındaki bahçe içinde bulunan etrafı demir parmaklıklar ile çevrili çok uzun türbe ziyaretçilerin oldukça dikkatini çekiyor. İlgililer çok önceki yıllarda harap durumda bulunan türbe yerinin kesin olarak, tam yerinin belli olmaması nedeniyle yerin uzun olarak 17 metre yapıldığını belirtiyor ve burada yatan kişinin yaygın olarak bilindiği gibi boyunun çok uzun olduğu inanışının yanlış olduğu konusuna açıklık getiriyorlar. Çeşitli dileklerde bulunup dua edenler arasında dileklerine kavuşanlar daha sonra tekrar gelip bu defa adaklarını yerine getiriyor İslam dini temel prensipleri ile bağdaşmamasına rağmen diğer ziyaretçilere şeker, lokum dağıtıyorlar !!. Temizliği ve çevre düzenlemesi ile de dikkat çeken Cami bahçesinde, Türbe kitabesi, dört yüzünde birer musluk bulunan süslü saçaklı bir çeşme, kültür evi, oturma üniteleri, 27 kabirli mezarlık yer alırken Yuşa Tepesi girişinde çeşitli dükkanlar, tezgahlarda dini kitaplar, tespihler,başörtüsü gibi ihtiyaçlar satılıyor, gözleme yapanlara, köfte, balık, ekmek satanlara da rastlanıyor.! (İslam dini, camileri alışveriş, kabristanları da bayram -şölen yeri haline getirmeyi doğru bulmuyor.)<br />
Chalkedonlular&#8217;ın Daphne adına yaptıkları adak yeri tarihin ilk dönemlerinden beri kutsal bir yer olarak kabul edilmiş çeşitli uygarlıklar burada kendi dinlerine göre mabet ve tapınaklar yapmışlar.Bunlardan birisi de ilk çağlarda ki Zeus sunağı olarak biliniyor. Bizans Döneminde. 6. yy da imparator 1. Jüstinianos zamanında ise bu sunak kiliseye çevrilmiş.Osmanlı Döneminde bu tepeye Sadrazam Yirmisekiz Çelebizade Mehmet Sait Paşa ( Ö.1761) tarafından 1169 ( 1755) tarihinde bir mescit yaptırılmış.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/anadolu-kavaginin-en-zirve-ziyaret-tepesi-yusa-tepesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Boğazın Baş Tacı Anadolu Kavağı</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/bogazin-bas-taci-anadolu-kavagi/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/bogazin-bas-taci-anadolu-kavagi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Nov 2007 09:31:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[anadolu kavağı]]></category>

		<category><![CDATA[balık restoranları]]></category>

		<category><![CDATA[beykoz]]></category>

		<category><![CDATA[Yoros kalesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/bogazin-bas-taci-anadolu-kavagi/</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Boğazının Karadeniz den giriş kapısı konumundaki Anadolu Kavağı yıllardır değişmeyen görüntüsü ile nostaljik balıkçı köyü özelliğini koruyor. İstanbul&#8217;un nefes borularından biri olan ve balık lokantaları ile ünlü köy, lüfer mevsimi olan eylül ekim aylarında İstanbul un yaza veda edip sonbaharda ılık günlerin tadını çıkarmak isteyenlerin tercih ettiği gezi yerlerinin başında yer alıyor. 
Hem kara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/11/b.jpg' alt='b.jpg' />İstanbul Boğazının Karadeniz den giriş kapısı konumundaki Anadolu Kavağı yıllardır değişmeyen görüntüsü ile nostaljik balıkçı köyü özelliğini koruyor. İstanbul&#8217;un nefes borularından biri olan ve balık lokantaları ile ünlü köy, lüfer mevsimi olan eylül ekim aylarında İstanbul un yaza veda edip sonbaharda ılık günlerin tadını çıkarmak isteyenlerin tercih ettiği gezi yerlerinin başında yer alıyor. </p>
<p>Hem kara yoluyla hem de denizden vapur seferleri ile ulaşımın sağlandığı Anadolu Kavağına gidip denizin kenarında ızgara balık keyfi yaşamak istiyorsanız sonbahar ayları bu tür bir gezinin en uygun zamanı. Yazdan kalma günlerde serin ama üşütmeyen deniz kokulu esintiler arasında sahilde veya iki üç katlı restoran ve lokantaların manzaralı pencere kenarı veya teraslarında bir yandan sipariş ettiğiniz balıkları yiyebilir diğer yandan gözü okşayan manzara eşliğinde iyotlu , oksijeni bol deniz kokulu havayı teneffüs ederek huzurlu, hafta içi veya sonu günübirlik sakin bir kaçamak yapabilirsiniz. Kavaklara balık yemeye gelenler ya Eminönü iskelesinden kalkan şehir hatları vapurları ile boğazın iskelelerine karşılıklı uğrayarak geliyorlar yada Sarıyer den kalkan seferleri tercih ediyorlar. Bu tür ulaşımı kullanan yolcuların geliş ve gidiş saatleri seferlere bağlı olduğu için yemek sonrası topluca kalkıp dönüşe geçiliyor. Otobüs seferlerinin de yapıldığı Anadolu Kavağına özel aracınızla geliyorsanız hem yol üstünde uğrayacağınız bir çok durak bulunuyor hem de manzaralı güzergahın tadını çıkartıp sefer saatlerine bağlı kalmaksızın istediğiniz süre oturabiliyorsunuz. Anadolu Kavağına daha yaklaşırken vapur iskelesi çevresinde toplanan yerleşim alanını tepede yer alan boğazın kontrolü için Cenevizliler tarafından yapılmış Yoros kalesi&#8217;ni görebiliyorsunuz. Restore edilip kremalı pasta gibi boyanan birkaç ahşap evin bulunduğu hafif yokuş dar sokaktan iner inmez köye giriyor ve uygun bulduğunuz yere aracınızı park ediyorsunuz. Kaldığınız süre hiç önemli değil ister bir saat, isterseniz beş saat, otopark görevlileri giriş çıkış üç milyon TL yi peşin peşin alıyorlar. Sıra manzaralı bir mekanda masa seçmeye geliyor .Sahilde bulunan balık restoranları açık ve kapalı bölümleri ile tercih edilirken daha geride yer alan restoranlar ikinci ve üçüncü katları veya terasları ile cazip manzara seyretmenize olanak sağlıyor. Daha ekonomik yemekler için sokak aralarında ,bahçe içinde hizmet veren lokantalarda bulunuyor bunlar balık çeşit ve fiyatlarını girişlerine astıkları tabelalarda gösteriyorlar. Canı sadece boğaz girişinden çıkarılan temiz midyelerrden yemek isteyenler için çeşitlimidye tava yapanlara da sıkça rastlanıyor, çay bahçeleri de var. Anadolu Kavağı&#8217;nın tam ortasında ulu çınar ağaçları, çevresinde işporta tezgahlarda krep adı altında bir tür hamuru kızgın saçta kızartıp üzerine çeşitli tatlı soslar sürerek sunan satıcılar, dondurma ve büfeler, incik boncuk türünden hediyelik eşya satıcıları yer alırken balıkçıların yolunu gözleyen, balık yemekten bıkmamış miskin kediler göze çarpıyor. İskeleye yanaşan vapur yolcuları ile hareketlenen Anadolu Kavağının sakin atmosferi içinde kıyıya bağlı tekneler balıkçı köyünün manzarasını tamamlarken sanatseverlere resim yapma, fotoğraf çekme konusunda renkli kompozisyonlar oluşturuyor. Sahil boyunca aracınızı yanı başınıza park ederek olta ve kamış ile balık tutma imkanı da bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/bogazin-bas-taci-anadolu-kavagi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Güneşin En Son Battığı Yer &#8220;Gökçeada&#8221;</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/turkiyede-gunesin-en-son-battigi-yer-gokceada/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/turkiyede-gunesin-en-son-battigi-yer-gokceada/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Nov 2007 11:11:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[Aydınlık kumsalı]]></category>

		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>

		<category><![CDATA[Gökçeada]]></category>

		<category><![CDATA[Güneşin en son battığı yer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/turkiyede-gunesin-en-son-battigi-yer-gokceada/</guid>
		<description><![CDATA[
Ada İÖ. 5 yy’da Atina egemenliğine girmiş. Osmanlı topraklarına katılışı 1455. 1912’de Yunanistan tarafından işgal edildi. 1. Dünya Savaşında da İngilizlerce üs olarak kullanılmıştı. İngilizlerce üs olarak kullanıldı. 1923’de Lozan’la yeniden Türkiye topraklarına katıldı. Atina, Ceneviz, Venedik ve Bizans dönemlerini ve egemenliklerini yaşadı. Bu dönemlere ait kalıntılar bulunmuştur. En önemlisi Kaleköy yakınlarındaki İmbros’tur. Kale harap [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/11/gokc.jpg' alt='gokc.jpg' /><br />
Ada İÖ. 5 yy’da Atina egemenliğine girmiş. Osmanlı topraklarına katılışı 1455. 1912’de Yunanistan tarafından işgal edildi. 1. Dünya Savaşında da İngilizlerce üs olarak kullanılmıştı. İngilizlerce üs olarak kullanıldı. 1923’de Lozan’la yeniden Türkiye topraklarına katıldı. Atina, Ceneviz, Venedik ve Bizans dönemlerini ve egemenliklerini yaşadı. Bu dönemlere ait kalıntılar bulunmuştur. En önemlisi Kaleköy yakınlarındaki İmbros’tur. Kale harap durumdadır ve ancak duvar kalıntıları görülebilmektedir.<br />
289.5 kilometrekare yüzülçümlü olan adanın kıyı şeridi 13 km’dir. Kabatepe limanına uzaklığı 14 mildir. Nüfusu da 13 Bini bulmaktadır.<br />
Balıkçılık, zeytincilik ve kısmen de hayvancılıkla geçinen ada eskiden en iyi şarapların üretildiği üzüm bağları ile tanınırdı. Şimdi de şarap üretiliyor, ama eski ünü azaldı.</p>
<p>Adanın çevresinde istediğiniz her yerden denize girebilirsiniz. Tanınmış plajları Aydıncık (Kefaloz), Kaleköy, Pürgos ve İspilya’dır. Sakin koyları ve temiz denizi çekicidir. Gezilebilecek yerler arasında ise baraj çevresi, Tuz gölü, Tepeköy, Çınaraltı bulunmaktadır. Yedi köyü bulunan adada büyük bölümü boşalmış eski köy merkezleri olan Kaleköy, Eskibademliköy, Zeytinliköy, Tepeköy veDereköy’de sivil mimari örnekleri kilise ve manastırlar, Kale (Kaleköy’de) görülmeye değer.<br />
Eski bir Rum yerleşimi olan adada 1950’li yıllarda başlayan göç yüzünden Rum nüfus epeyce azaldı. Ama Yunanistan’a veya İstanbul’a giden Rumlar hiç unutmaz ve her fırsatta baba ocağı adayı görmeye gelirler. </p>
<p>İklim<br />
Daha çok Akdeniz ikliminin etkisinde olan Gökçeada´da yazlar kurak ve sıcak, kışlar ılık ve yağışlı geçiyor. Ancak Gökçeada bölgesinin oldukça sık rüzgarlı olabileceğini düşünerek hava tahmin raporlarını takip etmeniz önerilir. </p>
<p>Aydınlık Kumsalı<br />
Kuzulimanı ve Kaleköy arasında kalan sahil, Aydıncık kumsalı adanın güzelliklerini gözler önüne seriyor. </p>
<p>Etkinlikler<br />
Gökçeada Ulusal Film Festivali: İlki Ağustos 1999´da gerçekleştirilen festivalin her yıl tekrarlanması planlanıyor.<br />
Gökçeada´nın düşman işgalinden kurtuluşu: 22 Eylül<br />
Temmuz’un 26’sında bağbozumu şenlikleri düzenleniyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/turkiyede-gunesin-en-son-battigi-yer-gokceada/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kaymak Ve Sucuğun Cenneti Afyonkarahisar</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/kaymak-ve-sucugun-cenneti-afyonkarahisar/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/kaymak-ve-sucugun-cenneti-afyonkarahisar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Nov 2007 10:11:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[]]></category>

		<category><![CDATA[Afyon]]></category>

		<category><![CDATA[Demirlikale]]></category>

		<category><![CDATA[haşhaş]]></category>

		<category><![CDATA[Kadim Akreonus]]></category>

		<category><![CDATA[karahisar]]></category>

		<category><![CDATA[karahisar kalesi]]></category>

		<category><![CDATA[Karahisari Devle]]></category>

		<category><![CDATA[Karahisari Sahip]]></category>

		<category><![CDATA[kaymak]]></category>

		<category><![CDATA[sucuk]]></category>

		<category><![CDATA[Toprakkale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/kaymak-ve-sucugun-cenneti-afyonkarahisar/</guid>
		<description><![CDATA[Meshur kaymağı, eti ve haşhaşıyla ünlü bu ilimiz taşınmaz kültür varlıkları ve doğal güzellikleriyle insanı gizemli bir atmosfere sürüklüyor.
Tadılmalı
Afyon denince akla sucuk ve kaymak gelir. Afyon bitkisinin tohumlariyla zenginleştirilmiş tatlıları da yörenin ´olmazsa olmaz´ larından.
Afyon Kalesi
Şehrin ortasında ve şehirden 226m. yükseklikteki kayalıklı ve siyah renkli trakitten yapılmış volkan bacasının tıkacı üzerindeki tepede bulunmasından nedeniyle şehre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/11/a.jpg' alt='a.jpg' />Meshur kaymağı, eti ve haşhaşıyla ünlü bu ilimiz taşınmaz kültür varlıkları ve doğal güzellikleriyle insanı gizemli bir atmosfere sürüklüyor.<br />
<strong>Tadılmalı</strong><br />
Afyon denince akla sucuk ve kaymak gelir. Afyon bitkisinin tohumlariyla zenginleştirilmiş tatlıları da yörenin ´olmazsa olmaz´ larından.<br />
<strong>Afyon Kalesi</strong><br />
Şehrin ortasında ve şehirden 226m. yükseklikteki kayalıklı ve siyah renkli trakitten yapılmış volkan bacasının tıkacı üzerindeki tepede bulunmasından nedeniyle şehre adını veren kale. M.Ö. 1350 yılında Hitit kralı II. Murşil tarafından Arzava savaşı sırasında kurulmuş. ´Kadim Akreonus´, ´Karahisari Devle´, ´Karahisari Sahip´ adlarıyla da tanınıyor.Kaleye çıkılırken Hitit ve Frigyalılara ait eserlere rastlanıyor.<br />
<strong>Arkeoloji Müzesi</strong><br />
1937 yılında İmaret Camisi medresesinde açılmıştır. Modern binasına 13 Kasım 1971 tarihinde taşınmıştır. Müzede Kalkolitik çağın toprak kapları, figürünler, madeni bıçak, hançer, balta, keski, küp, mezar ve içki kapları, Hitit toprak kapları, mühürler, tanrı büstleri, Lydya keramik eserleri gibi çok sayıda arkeolojik eser bulunuyor. Kütüphanesinde 8 bin cilt kitap var.<br />
<strong>Aslan Taş</strong><br />
Afyon´un 40 km. kuzeyinde Üçler Kayası köyü ile Aslankaya anıtının yakınında Frigyalılara ait bir mezar anıtı. Mezarın iki yanına ikişer aslan kabartması işlenmiş. Aslanlar mezarın giriş kapısını koruyacak şekilde üst köşelere dayanıyor.<br />
<strong>Antik Kentler</strong><br />
Afyon´un yakınında bulunan Agros, Amuriye, Apameia, Çavdarlıhöyük, Eski Karahisar, Kelainai, Kırkinler, Prymnessos antik kentleri, Demirlikale, Toprakkale, Gezler ve Sandıklı kaleleri de görülmeye değer zenginlikler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/kaymak-ve-sucugun-cenneti-afyonkarahisar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kardeniz&#8217;in Gözbebeği &#8220;Rize&#8221;</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/rize-2/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/rize-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Nov 2007 09:37:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[Andon]]></category>

		<category><![CDATA[ayder]]></category>

		<category><![CDATA[İyidere]]></category>

		<category><![CDATA[Fırtına]]></category>

		<category><![CDATA[kaçkarlar]]></category>

		<category><![CDATA[kano]]></category>

		<category><![CDATA[Rize]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/rize-2/</guid>
		<description><![CDATA[
Karadeniz bölgesi içinde Rize en karakteristik özellikleri gösterir. Anadolu&#8217;nun diğer bölgelerinden coğrafi yapısıyla olduğu gibi kültürel yapısıyla da ayrılır.Ancak doğayla sıkı bir uyum içerisindedir.
Arazi koşullarının sebebiyle dağınık yerleşim görünür.Mimari yapıda ahşap işçiliği göze çarpar.Bugün çay ekonomide önemli bir yere sahiptir.Ancak çay öncesi yaylacılık,gurbetçilik yoğun bir şekilde yaşanmıştır. Rize yeraltı kaynakları bakımından da çok zengindir. Kentin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/11/346_4_0_img.jpg' alt='346_4_0_img.jpg' /><br />
Karadeniz bölgesi içinde Rize en karakteristik özellikleri gösterir. Anadolu&#8217;nun diğer bölgelerinden coğrafi yapısıyla olduğu gibi kültürel yapısıyla da ayrılır.Ancak doğayla sıkı bir uyum içerisindedir.</p>
<p>Arazi koşullarının sebebiyle dağınık yerleşim görünür.Mimari yapıda ahşap işçiliği göze çarpar.Bugün çay ekonomide önemli bir yere sahiptir.Ancak çay öncesi yaylacılık,gurbetçilik yoğun bir şekilde yaşanmıştır. Rize yeraltı kaynakları bakımından da çok zengindir. Kentin hemen hemen her ilçesinde bir ılıcaya yada kaplıcaya rastlamak mümkündür. Bunlardan en meşhurları çamlı hemşin ilçesine bağlı ay der kaplıcaları ile merkez ilçeye bağlı An don içmeleridir. Mide ve Böbrek rahatsızlıklarının tedavisine iyi gelen suyu ile ünlü Andon Içmeleri ile ayder kaplıcaları doğal güzellikleriyle de dikkat çekerler.</p>
<p><strong>Görülmeli-Tadılmalı</strong><br />
Hemşin çorabı,Rize bezi(Feretiko),çeşitli sepetler,şimşir kaşık türleri,iskemle yapımcılığı,hasır örme,bakırcılık,maket taka ve kemençe yapımcılığı v.s.Yöre mutfağı mısır,karalahana ve deniz ürünleri üzerine şekillenmiştir.Buğday ununun kullanıldığı her yerde mısır unu kullanılır.Kurutma olmadığı için salamura yöntemi gelişmiştir.Belli başlı yemekler arasında mısır ekmeği,hamsili ekmek,etli lahana sarması,burma lahana,haşlama,turşu yemeği,mıhlama,turşu tavali,kiremitte hamsi,alabalık tava (ve diğer balıklar),pepeçura,su böreği,laz böreği v.s. yeralır.Karadeniz insanı deyince hemen hızlı ve çevik insan akla gelir.Horon da öyledir.Rize merkezi ve civarında kemençe ile,Yüksek Hemşin kesiminde ise tulumla yapılır.Horon aralarında türküler söylenir ancak esas karşı beri atma türkü günlük yaşamın her devresinde görülür.</p>
<p><strong>Gezilmeli</strong><br />
Andon ve Çamlık orman içi dinlenme yerleri Ayder , Cimil , Çat , Başhemşin , Ovit ve Palovit yaylaları Ayder kaplıcası , Andon ve Şimşirli içmeleri , Rize Çayeli ve Pazar (kızkulesi ) kaleleri ,Kale- i Bala , İslam Paşa , Gülbahar ve Cafer Paşa camileri</p>
<p><strong>Kaçkarlar</strong><br />
Doğuda Artvin, Güneyde Erzurum ve Bayburt, Batıda Trabzon ve Kuzeyde Karadeniz ile sınırlı olan Rize, çok engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Deniz kenarlarındaki dar vadi ağızları hemen hemen hiç yoktur. Yüksek ırmaklı tepeler arasındaki en yüksek nokta olan Kaç kar Dağı (3937 m.) yaz-kıs kar tutar. Kaçkar Dağlarının doğal yapısı birçok kış sporu yanında, Trekking ve dağcılık içinde uygun topografyaya sahiptir. </p>
<p>Dağ-kayak için Kaç kar Dağları doğal bir pist görünümündedir. Rize ili toprakları Kuzey Anadolu kıyı dağlarının yüksek kesimlerinden doğarak Karadeniz&#8217;e dökülen irili ufaklı bir çok akarsu ile bölünür.Bu akarsuların en önemlileri Fındıklı, Büyük dere, Pazar, Kara dere, iyi dere ve Fırtına deresidir. Rize&#8217;deki göller, dağların yüksek kesimlerinde, buzulların aşındırması neticesinde oluşmuş küçük buzul gölleridir.</p>
<p><strong>Yaylalar</strong><br />
Kaçkar sıradağlarının eteklerinde,Çamlıhemşin ve İkizdere ilçelerinde yoğun bir biçimde yer alan yaylalar iyi korunmuş özgün mimarili evleriyle bulutların ötesinde bir yaşam sunar izleyenlere.Bu yaylalardan Ayder,Aşağı Yukarı Kavron ve Anzer yaylaları &#8220;Turizm Merkezidir&#8221;.Bu yaylalar özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olur.</p>
<p><strong>Dağ Sporları</strong><br />
Kaçkar dağları Türkiye&#8217;nin 4.büyük dağıdır.Alp dağları silsilesindendir.Yürüyüşler,dağ tırmanışları için uygun bir ortam oluşturur.Flora ve fauna olarakta çok özel bir yapıya sahiptir.</p>
<p><strong>Kano</strong><br />
Rize derelerinde özellikle Fırtına ve İyidere&#8217;de karların eridiği zamanda kano yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Termal Turizmi</strong><br />
Doğu Karadeniz&#8217;in tek kaplıcası Ayder&#8217;dedir.Çoğu hastalığa iyi geldiği kanıtlanan kaplıca ilgi odağıdır.Ayrıca içmece olarak Rize zengindir.Özellikle Andon içmecesi,böbrek hastalıklarına iyi gelmektedir.İkizdere Ilıca köyünde de sıcak su sondaj çalışmaları devam etmektedir.</p>
<p><strong>Kuş ve Kelebek Gözlemciliği</strong><br />
Kaçkarların zengin florası yanında kuş ve kelebeklerin fazlalığı bu etkinliğin yapılmasına fırsat verir.Özellikle İkizdere,Çamlık Bölgesi bu aktivite için çok iyi bir ortam oluşturur</p>
<p><strong>İklim</strong><br />
Rize&#8217;de kışlar ve yazlar ılık geçer. Yıllık sıcaklık ortalaması +14 derecenin altına düşmez. Bölge, Türkiye&#8217;nin en çok yağış alan yeridir. Son 40 yıllık ortalamaya göre Rize&#8217;de yılda metrekareye 2510 kg. yağış düşmektedir. Bu iklim özelliklerine göre yörede Akdeniz bitkileri ve çay yetişmektedir. Ormanlarda en çok kayın, meşe, kestane, ıhlamur, ladin, kızılağaç ve orman gülü bulunmaktadır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/rize-2/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Borabay Gölü</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/borabay-golu/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/borabay-golu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Nov 2007 09:25:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[AMASYA]]></category>

		<category><![CDATA[borabay gölü]]></category>

		<category><![CDATA[krater göller]]></category>

		<category><![CDATA[Samsun]]></category>

		<category><![CDATA[Taşova]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/borabay-golu/</guid>
		<description><![CDATA[Bir doğa harikası olan Borabay gölü, doğa yürüyüşü, piknik ve kamp için son derece uygun bir seçenektir. Denizden 800 m. (1050 rakım ???) yükseklikteki krater gölü olarak bilinen göl aslında küçük bir akarsuyun etraftan gelen yıkıntılarla tıkanması sonucu oluşmuş, doğal bir set gölüdür. Bakanlar Kurulunca Turizm Merkezi olarak ilan edilmiş bulunan Borabay Gölü&#8217;nde 9 adet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/11/270_11_0_img.jpg' alt='270_11_0_img.jpg' />Bir doğa harikası olan Borabay gölü, doğa yürüyüşü, piknik ve kamp için son derece uygun bir seçenektir. Denizden 800 m. (1050 rakım ???) yükseklikteki krater gölü olarak bilinen göl aslında küçük bir akarsuyun etraftan gelen yıkıntılarla tıkanması sonucu oluşmuş, doğal bir set gölüdür. Bakanlar Kurulunca Turizm Merkezi olarak ilan edilmiş bulunan Borabay Gölü&#8217;nde 9 adet bungalov ev, gazino, kamp ve piknik alanları, doğa yürüyüşü parkuru ve dinlenme imkanları vardır. Bu nedenle yerli ve yabancı ziyaretçilerin çok sık uğradığı bir merkez durumundadır.</p>
<p>80 metre genişlik ve 25 metre derinliğe sahip olan göl, doğu batı yönünde uzanan bir vadi de yer alır. 900 x 300 metre ölçülerindeki gölün etrafında kayın, sarıçam, sedir, kestane ağaçları ile karışık Tabiat harikası gölün rengi zümrüt yeşilidir. Güney kıyısı sarp ve diktir. Kuzey kıyısı piknik amaçlı kullanılmaya uygundur.</p>
<p>Gölde kayık ile tur atılabilmekte ve göl etrafında temiz hava ortamında yürüyüş yapılabilmektedir. Belediye tarafından işletilen orman içi dinlenme tesisleri vardır.</p>
<p>Nasıl Gidilir ?<br />
Borabay Gölü, Taşova ilçe sınırları içinde yer alır. İl merkezine 65 km ve Taşova ilçesine 15 km mesafededir. Amasya - Taşova karayolunun 44. kilometresinden sola ayrılan Taşova - Samsun karayolunu takiben 14. km.den tekrar sola ayrılarak ulaşılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/borabay-golu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Belgrad Ormanları</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/belgrad-ormanlari/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/belgrad-ormanlari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 13:14:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[2. Sultan Mahmut Bendi]]></category>

		<category><![CDATA[Belgrad]]></category>

		<category><![CDATA[Belgrad Ormanları]]></category>

		<category><![CDATA[Topuzlu Bendi]]></category>

		<category><![CDATA[Valide Bendi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/belgrad-ormanlari/</guid>
		<description><![CDATA[Belgrad ormanları koşu parkuru ve mesire alanları ile İstanbulluların en çok tercih ettiği yerler arasında bulunuyor. 5 bin 500 dönümü kaplayan Belgrad ormanları, İstanbul&#8217;un kuzeyinde yer alıyor.
Belgrad Ormanları-Bentler 
Belgrad Ormanları&#8217;ndaki en güzel mesire alanlarındandır. Osmanlı imparatorluğu döneminde şehrin su ihtiyacını karşılamak amacıyla birbiri ardına inşa edilen, Topuzlu Bendi (1750) Valide Bendi (1796) ile 2. Sultan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Belgrad ormanları koşu parkuru ve mesire alanları ile İstanbulluların en çok tercih ettiği yerler arasında bulunuyor. 5 bin 500 dönümü kaplayan Belgrad ormanları, İstanbul&#8217;un kuzeyinde yer alıyor.</p>
<p>Belgrad Ormanları-Bentler </p>
<p>Belgrad Ormanları&#8217;ndaki en güzel mesire alanlarındandır. Osmanlı imparatorluğu döneminde şehrin su ihtiyacını karşılamak amacıyla birbiri ardına inşa edilen, Topuzlu Bendi (1750) Valide Bendi (1796) ile 2. Sultan Mahmut Bendi (1839) buradadır. Büfeden piknik için gerekli hizmeti alabilmeniz mümkün. Ormanın derinliklerine kadar uzanan yürüyüş parkurları ve bisiklet yolu spor için idealdir.</p>
<p>Belgrad Ormanları&#8217;nın Bahçeköy girişinden hemen sağa dönen asfalt yol ile çok rahat bir ulaşım imkanına sahiptir.</p>
<p>Telefon: 0 212 559 25 49 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/belgrad-ormanlari/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Fatih Ormanı</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/fatih-ormani/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/fatih-ormani/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2007 13:04:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<category><![CDATA[fatih ormanı]]></category>

		<category><![CDATA[maslak]]></category>

		<category><![CDATA[sarıyer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/fatih-ormani/</guid>
		<description><![CDATA[Fatih Ormanı, orman sevgisiyle de tarihe geçen Fatih Sultan Mehmet&#8217;in adını taşıyan önemli bir mesire yeridir.
Fatih Ormanı, yerleşim merkezlerine çok yakın olması yanında 1500 dönüme yayılan gür ağaçları ve rekreasyon alanlarıyla günün her saati gezip görülebilir. 
Giriş bölümündeki kafeterya, güler yüzlü personeli ve nefis yiyecekleriyle sizleri ağırlayacaktır, istediğinizde ise ana yolu takiben ormanın derinliklerine inip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fatih Ormanı, orman sevgisiyle de tarihe geçen Fatih Sultan Mehmet&#8217;in adını taşıyan önemli bir mesire yeridir.</p>
<p>Fatih Ormanı, yerleşim merkezlerine çok yakın olması yanında 1500 dönüme yayılan gür ağaçları ve rekreasyon alanlarıyla günün her saati gezip görülebilir. </p>
<p>Giriş bölümündeki kafeterya, güler yüzlü personeli ve nefis yiyecekleriyle sizleri ağırlayacaktır, istediğinizde ise ana yolu takiben ormanın derinliklerine inip oturma gruplarında kendinize iyi bir sofra kurabilirsiniz.</p>
<p>Bisiklet tutkunlarının sıkça uğradığı Fatih Ormanı, giriş kısmının sol tarafındaki geniş çocuk bahçesiyle de aileler tarafından tercih edilmektedir. </p>
<p>Ulaşım:</p>
<p>Maslak Büyükdere Cd. Sarıyer Yolu üzerindeki Bahçeköy tabelası takip edilir. 3. km’den sonra sol taraftadır. Alt girişi ise, Şişli-Ayazağa yönündedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/fatih-ormani/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Koca İstanbul&#8217;u Ayaklar Altına Seren Galata Kulesi</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/376/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/376/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Oct 2007 14:25:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/376/</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul&#8217;un siluetinde dimdik yükselen Galata Kulesi, tarihi yüreğinde barındıran sessiz bir mücevher gibidir.
Önce Byzantium, sonra, Fetihe kadar Konstantinopolis adıyla bilinen İstanbul, güneyde Marmara denizi, doğu açıklarında Boğaz, kuzeyde ise Haliç’in çevrelediği tarihi yarımada üzerinde kurulmuştur. 
Galata Kulesi, eski devirlerden beri ‘Galata’ adıyla anılan bu mevkiin çevresinde Galata’yı korumak amacıyla yapılmış tahkimatın bir parçasıdır. 
Fetih’ten sonra, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/galata.gif' alt='galata.gif' />İstanbul&#8217;un siluetinde dimdik yükselen Galata Kulesi, tarihi yüreğinde barındıran sessiz bir mücevher gibidir.</p>
<p>Önce Byzantium, sonra, Fetihe kadar Konstantinopolis adıyla bilinen İstanbul, güneyde Marmara denizi, doğu açıklarında Boğaz, kuzeyde ise Haliç’in çevrelediği tarihi yarımada üzerinde kurulmuştur. </p>
<p>Galata Kulesi, eski devirlerden beri ‘Galata’ adıyla anılan bu mevkiin çevresinde Galata’yı korumak amacıyla yapılmış tahkimatın bir parçasıdır. </p>
<p>Fetih’ten sonra, depremler ve başka nedenlerle zaman zaman hasar gören kuleye bugünkü şekli 2. Mahmut döneminde yapılan onarımda verilmiştir. </p>
<p>14. Yüzyıl ortalarında, Cenevizliler’in savunma amaçlı olarak inşa ettikleri kule 16. Yüzyılda tersanede çalıştırılan esirlerin barınağı olarak kullanıldı. 18. Yüzyılda Galata Kulesi’ne, geceyarısını haber vermekle görevli bir Mehterhane Ocağı yerleştirildi. Kule, 1874’ten itibaren yangın gözetleme ve haber verme mevkii olarak kullanılmaya başlandı. 1967 yılında Belediye Başkanı Haşim İşcan tarafından tamir ettirilen kulenin üst katı lokanta ve lokal olarak kiraya verildi.</p>
<p>Galata Kulesinin iç çapı, zemin katında 8,95 m’dir. Duvar kalınlığı 3,75 m. Olan kulenin zemin katında dış çapı ise 16,45 metredir. Kulenin yüksekliği ise 60 m.’dir. </p>
<p>Fetih&#8217;e kadar iki yüz yılı aşkın bir süre boyunca hemen hemen bağımsız bir Ceneviz sömürge kenti olan Galata&#8217;nın birkaç kez büyütülen kentsel savunma sistemindeki yirmi dört kuleden ayakta kalabilen tek ve en anıtsal olanı bu kuledir.</p>
<p>1350&#8242;de II.Murad‘ın destek ve yardımı ile yapımı tamamlanabilen, Bizanslıların Megalos Pyrgos (Büyük Burç), Cenevizlilerin Torre di Cristo (İsa Kulesi) olarak adlandırdıkları dev boyutlardaki (165 m çap, 68 m yükseklik) Kule Osmanlı döneminde birkaç kez biçim değiştirmiştir. Günümüzde ise 1830&#8242;larda aldığı biçimle korunulmaya çalışılmaktadır.</p>
<p>Fatih, bir yandan Galata&#8217;da kalan Cenevizliler&#8217;e görece bazı haklar tanırken, öte yandan da Galata&#8217;nın Türkleşmesine girişmiş; bu arada geleneklere uyarak, Kule&#8217;nin üst kısmının 1.5 m kadar yıktırmıştır. XVI.yy ortalarında Kule, Türk yapımı, kentin diğer kuleleri gibi sivri konik külahlı bir Osmanlı kulesidir artık. Kule, Kasımpaşa&#8217;daki Tersane-i Amire&#8217;ye hayli uzak olsa da burada çalıştırılan esirlere barınak, araç ve gerece depo olmuştur.</p>
<p>XVII.yy&#8217;da İstanbul&#8217;u kasıp kavuran yangınlardan herkes haberdar olsun diye Kule&#8217;den &#8220;kös&#8221; vurdurulmaya başlanmıştır. Yangını gözetleyelim derken yüzyılın sonunda Kule&#8217;nin kendi de yanar. Sultan II.Mahmud&#8217;un emriyle dört tarafında camlı köşkçükleri bulunan, içinde sofası, divanhanesi, birkaç da odası olan bir &#8220;cihannüma&#8221; yaptırılmıştır.</p>
<p>XIX.yy başlarında bu cihannüma da yanar. Kule&#8217;nin üst kısmı bir kez daha yeniden biçimlenir: Kemerli, büyük pencereli bir sofa, onun üstünde çepeçevre bir balkonun gerisinde daha küçük kemerli pencereli olan bir çekme kat ve çok sivri, konik külahlı bir çatı.</p>
<p>1875&#8242;te rüzgar, o çok sivri külahı uçurunca, yerine çok köşeli, iki küçük katçık yaptırılmıştır. 1960&#8242;lı yılların ortasında yaptırılan çok kapsamlı bir restorasyonla  çağdaşlaştırılmıştır. Kule şu an yeni bir külaha sahip. Halic’in, tarihi İstanbul’un, Boğaziçi girişinin ve Asya yakasının benzersiz manzarası en muhteşem şekilde Galata Kulesinden görülür. Limanı ve şehri gözetlemek gayesi ile kurulan kule değişik amaçlarda asırlarca kullanıldıktan sonra, günümüzde de orijinaldeki gibi, manzarayı seyretme işi görmektedir. Asansör ile çıkılan kulenin üst iki katı restaurant ve gece kulübü olarak organize edilmiştir. Buralardan ve panorama terasından İstanbul’un görünümüne doyum olmaz.</p>
<p>Kaynak: www.istanbul.gov.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/376/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kuşların Cenneti Manyas Kuş Gölü</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/kuslarin-cenneti-manyas-kus-golu/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/kuslarin-cenneti-manyas-kus-golu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Oct 2007 14:18:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/kuslarin-cenneti-manyas-kus-golu/</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin alan olarak en küçük Milli Parkı olan Kuş Cenneti, bünyesinde 266 kuş türü, 118 bitki türü ve gölde 23 balık türü ile çeşitli sürüngen türlerini barındırıyor.
Balıkesir ilinin Bandırma ilçesine 18 km. uzaklıktaki Manyas Kuşgölü&#8217;nün kuzey doğu  sahilinde yer alan Kuş Cenneti Milli Parkı&#8217;nın Türkiye Milli Parkları için de çok özel bir yeri ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/123.jpg' alt='123.jpg' />Türkiye&#8217;nin alan olarak en küçük Milli Parkı olan Kuş Cenneti, bünyesinde 266 kuş türü, 118 bitki türü ve gölde 23 balık türü ile çeşitli sürüngen türlerini barındırıyor.</p>
<p>Balıkesir ilinin Bandırma ilçesine 18 km. uzaklıktaki Manyas Kuşgölü&#8217;nün kuzey doğu  sahilinde yer alan Kuş Cenneti Milli Parkı&#8217;nın Türkiye Milli Parkları için de çok özel bir yeri ve dünya çapında  önemi vardır. 64.1 hektarlık çok küçük bir  sahada 266 değişik türden 2-3  milyon kuşun bir araya  getirdiği benzersiz güzellikteki tabiat, Kuş Cenneti&#8217;nin yaşayan ve çok iyi korunan bir doğa mirası olduğu gerçeğini Avrupa ve dünyaya  kabul ettirmiştir.   </p>
<p>Kuş cennetini ortaya çıkaranlar  1939 yılında bölgeyi ziyaret eden İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde görev yapan Alman Profesör Curt Kosswig ve eşi Leonore  Kosswig&#8217;dir. Kosswig 1952 yılında yörede bir biyoloji istasyonu kurup, istasyon bekçisine yöreyi koruma görevi vermiş ve sahanın koruması 1959 yılına kadar Kurt Kosswig ve eşinin çabalarıyla süregelmiştir.</p>
<p>Manyas Gölü kenarındaki göçmen kuşları ve kuşların konak yerlerini korumak, zengin kuş çeşitlerini ve güzel manzarayı meraklıların  ve  ziyaretçilerin  hizmetine sunmak  amacıyla Manyas Kuşgölü&#8217;nün kuzey doğu sahilindeki   52 hektarlık alan 1959 yılında Milli Park ilan edilmiş,  1975  yılında Milli Park alanı 64.1 hektara çıkarılmıştır. </p>
<p>Bu tarihten sonra etkili bir korumayla artan kuşlardan dolayı Kuşcenneti Milli Parkı, 15 Mart 1976 tarihinde Avrupa Konseyi tarafından tabiatın en iyi korunduğu yerlere verilen &#8220;A&#8221; sınıfı Avrupa Diploması ile ödüllendirilmiştir. Beş yıl süreli olan bu diploma 1981, 1986, 1991 ve 1996 yıllarında yenilenmiş, 2001 yılında  askıya alınan diploma 2004 de yeniden verilmiştir.     </p>
<p>Kuşcenneti Milli Parkı&#8217;nda tespit edilen 266 türden 66&#8217;sı her yıl düzenli olarak kuluçka yapmakta, 22 türü bazı yıllar kuluçka topluluğuna katılmakta, geri kalan 178 tür ise göç esnasında Milli Park&#8217;a uğramaktadır.</p>
<p>Milli Park Kuş Cenneti&#8217;ndeki kuş türlerinin ve yörenin faunasını oluşturan canlıların sergilendiği Müze, çeşitli bölgelere yerleştirilmiş 5 ayrı kameradan kuşların izlendiği Kuş Gözlem Merkezi, Hatıra Eşya Satış Reyonu , Kuş Gözetleme Kulesi, Gezinti ve Dinlenme Alanları ile ziyaretçilere hizmet vermektedir.</p>
<p>Park sahası içinde ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz bir büfe mevcuttur.Park alanı içinde piknik yapılması ve hizmet araçları dışında araç girişi yasaktır.Ziyaretçi araçları için Park Girişi önünde otopark bulunmaktadır.</p>
<p>Daha fazla bilgi için www.manyaskuscenneti.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/kuslarin-cenneti-manyas-kus-golu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Evliya Çelebi’nin Sapanca’sı</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/evliya-celebi%e2%80%99nin-sapanca%e2%80%99si/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/evliya-celebi%e2%80%99nin-sapanca%e2%80%99si/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Oct 2007 09:29:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/evliya-celebi%e2%80%99nin-sapanca%e2%80%99si/</guid>
		<description><![CDATA[Sapanca&#8217;yı Evliya Çelebi şöyle anlatır: &#8220;Sapanca Gölü&#8217;nün çevresi 24 mildir. Dört çevresinde kasaba gibi yetmiş altı köy vardır. Cümle halkı bu haliçin suyundan içtiklerinden yüzlerinin rengi kırmızıdır.
Ürünleri çok ise de, bağları yoktur. Bahçeleri hadden aşkındır. Bu gölün kenarında bir tür kavun ve karpuz olur ki, ancak ikisini bir eşek çekebilir. Bu göl içinde seksen pare [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sapanca&#8217;yı Evliya Çelebi şöyle anlatır: &#8220;Sapanca Gölü&#8217;nün çevresi 24 mildir. Dört çevresinde kasaba gibi yetmiş altı köy vardır. Cümle halkı bu haliçin suyundan içtiklerinden yüzlerinin rengi kırmızıdır.</p>
<p>Ürünleri çok ise de, bağları yoktur. Bahçeleri hadden aşkındır. Bu gölün kenarında bir tür kavun ve karpuz olur ki, ancak ikisini bir eşek çekebilir. Bu göl içinde seksen pare (parça) kayık ve çırnaklar (tahıl kayığı)  vardır ki, köyden adam, kereste ve eşya götürürler. Bu gölde bulunan yetmiş, seksen çeşit balıktan avlanıp kar ederler. Alabalığı, sazan balığı, turna balığı gibi tatlı su balıkları gayet lezzetli olur. Gölün derinliği ekseri yerlerinde yirmi kulaçtır. Suyu gayet saf ve berraktır. Kıyısında olan köylerin kadınları elbise yıkadıklarında asla sabun sürmezler. </p>
<p>Bu gölün doğusunda iki saat uzaklıktan Sakarya Nehri geçer. Kocaeli’nde İrva Kasabası kenarında Karadeniz’e dökülür. Sakarya azıcık bir himmet ile bu göle akıtılabilir. Bu göl, İzmit Körfezine üç saat kadar yakın olduğundan ayağı İzmit Tuzlası önünde deryaya karışır. Hatta bir asırda bu gölü İzmit Körfezi&#8217;ne katmak için yüz binlerce kazma ve çapalı ırgat toplattırılmış ise de, İzmit halkının buna birçok hazineler ve Nuh ömrü gerektirir diye gevşeklik göstermesi işin tamamlanmasına engel olmuş. Ama Sakarya Nehri bu göle, bu gölde İzmit Körfezi&#8217;ne karıştırılırsa Bolu’ya kadar beş konaklık yer mamür olurdu. İstanbul gemileri ta Bolu’ya yetişir ve İstanbul`da bir tahta üç akçeye, bir kantar odun beş akçeye olup hayratı büyük olurdu.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/evliya-celebi%e2%80%99nin-sapanca%e2%80%99si/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Tarihi Evleriyle Safranbolu</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/tarihi-evleriyle-safranbolu/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/tarihi-evleriyle-safranbolu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Oct 2007 09:20:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/tarihi-evleriyle-safranbolu/</guid>
		<description><![CDATA[Safranbolu Evleri, yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan Türk kent kültürünün günümüzde yaşamaya devam eden en önemli yapı taşlarıdır.
Anadolu&#8217;nun kuzeybatı kesiminde tarihi evleri ile ünlü Safranbolu bir İyon prensesi tarafından kurulmuştur. Kent ve çevresi tarih boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok uygarlık yaşamıştır. Safranbolu tarihi ipek yolunun Kastamonu-Gerede-Istanbul kesimi üzerinde önemli bir konaklama merkeziydi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/1.jpg' alt='1.jpg' />Safranbolu Evleri, yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan Türk kent kültürünün günümüzde yaşamaya devam eden en önemli yapı taşlarıdır.</p>
<p>Anadolu&#8217;nun kuzeybatı kesiminde tarihi evleri ile ünlü Safranbolu bir İyon prensesi tarafından kurulmuştur. Kent ve çevresi tarih boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok uygarlık yaşamıştır. Safranbolu tarihi ipek yolunun Kastamonu-Gerede-Istanbul kesimi üzerinde önemli bir konaklama merkeziydi. </p>
<p>Sahip olduğu mirasın zenginliği yanında, bu mirası çevresel dokusu içinde korumaktaki başarısından dolayı Safranbolu 1994 yılı sonunda UNESCO tarafından &#8220;Dünya Miras Listesi&#8221;ne dahil edilmiş ve bir dünya kenti haline gelmiştir. Safranbolu tarihi ve kültürel zenginliğinin ifadesi olarak bugün doğal ve çevre dokusu içinde korunmakta olan çok sayıda esere sahiptir. Kaya Mezarları, höyükler, Cinci Hanı ve Hamamı, Köprülü Mehmet Paşa Camisi, İzzet Mehmet Paşa Camisi, Yemeniciler Arastası, İncekaya Su Kemeri, Konaklar, Çeşmeler, Türbeler bu eserlerin bir bölümüdür.</p>
<p>Safranbolu ilk ününü geleneksel ve özel bir mimari yapıya sahip Safranbolu Evleri ile kazanmıştır. Bu evler 18. ve 19. yy Türk toplum yaşantısını günümüze aktaran mükemmel mimarlık örnekleridir. Kalabalık aile yapısının, ekonomik zenginliğin ve yöredeki iklim özelliklerinin etkilerini taşıyan bu evler görkemli çatıları nedeniyle &#8220;Beş cepheli mimari eser&#8221; olarak nitelendirilmektedir. </p>
<p>Safranbolu,tarihi boyutunun ve evlerinin yanı sıra çok ilgi çekici doğal güzelliklere de sahiptir. Ağırlığının yüzbin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilen ve adını kente vermiş olan safran bitkisi burda yetişmektedir ve bu kentin gözbebeğidir. Safranbolu&#8217;nun ün yapmış diğer ürünü Safranbolu Çavuş Üzümü&#8217;dür. Safranbolu ayrıca lokumu ile de tanınmaktadır. İlçede çeşitli türlerde lokum yapan imalathaneler bulunmakta ve ilçe dışına lokum satılmaktadır. </p>
<p>Safranbolu; Batı Karadeniz Bölgesinde; bağlı bulunduğu Karabük iline 10km., Ankara&#8217;ya 240 km. ve Istanbul&#8217;a 406 km. uzaklıktadır. Ankara ve İstanbul ile bağlı bulunduğu karayolunun büyük bir bölümü otobandır. Normal süratle Safranbolu Ankara arası 2,5 saatte, Safranbolu İstanbul arası ise 5 saatte katedilmektedir. </p>
<p>Detaylı bilgi için Safranbolu Kaymakamlığı&#8217;nın web sitesi www.safranbolu.gov.tr &#8216;yi ziyaret edebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/tarihi-evleriyle-safranbolu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uludağ</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/uludag/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/uludag/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Oct 2007 09:09:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/uludag/</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin en önemli Kış Sporları ve kış turizmi merkezi olan Uludağ, olağanüstü tabii yapısı, flora ve faunasının zenginliği ile 1961 yılında Milli Park ilan edilmiştir.
Bursa&#8217;nın 32 kilometre güneyinde, karayolu ile Bursa&#8217;ya 40, havaalanına 60 dakikadır. Antik dönemde Olympos Misios adıyla tanınan Uludağ, Troya Savaşı&#8217;nı tanrıların izlediği yer olarak da mitolojideki yerini almıştır. 2543 metreye ulaşan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/11.jpg' alt='11.jpg' />Türkiye&#8217;nin en önemli Kış Sporları ve kış turizmi merkezi olan Uludağ, olağanüstü tabii yapısı, flora ve faunasının zenginliği ile 1961 yılında Milli Park ilan edilmiştir.</p>
<p>Bursa&#8217;nın 32 kilometre güneyinde, karayolu ile Bursa&#8217;ya 40, havaalanına 60 dakikadır. Antik dönemde Olympos Misios adıyla tanınan Uludağ, Troya Savaşı&#8217;nı tanrıların izlediği yer olarak da mitolojideki yerini almıştır. 2543 metreye ulaşan doruğu ile Batı Anadolu&#8217;nun en yüksek dağıdır.</p>
<p>Kayak tesislerinin yeterliliği ile konaklama imkanları Uludağın vazgeçilmez bir tatil yöresi olmasını sağlamaktadır. Yaz aylarında kampçılık, trekking ve günübirlik piknik alanı olarak yararlanılması Uludağ&#8217;ı her mevsim çekici kılmaktadır. Uludağ 20 Aralık - 20 Mart tarihleri arasında 120 gün/yıl süreli kayak mevsimine sahiptir. Merkezde 5 telesiyej, 7 teleski ve 1 adet teleferik vardır.</p>
<p>Uludağ’ın zirvelerinde bir kısmı yazın kuruyan 9 adet buzul gölü (Sirk) mevcuttur. En önemliler Buzlu göl, Kilimli göl, Kara göl ve Aynalı göldür. </p>
<p>Uludağ Milli Parkında 2’si sadece günübirlik olmak üzere toplam 4 adet kamp ve kullanım alanı ziyaretçilere hizmet vermektedir.</p>
<p>Ulaşım<br />
Bursa’dan Uludağ Milli Parkı giriş kapısına (Karabelen) 22 km.lik asfalt yol ile ulaşılabilmektedir. Buradan oteller yöresi ve kayak merkezine 10 Km.lik asfalt + parke yolla ulaşılmaktadır. Ayrıca Bursa’dan 20 dakikalık bir teleferik yolculuğu ile Uludağ Milli Parkı Sarılan kamp ve kullanım alanına ulaşılabilmektedir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/uludag/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Antikköy&#8217;de Masallardan Kalma Bir Gün</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/antikkoyde-masallardan-kalma-bir-gun/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/antikkoyde-masallardan-kalma-bir-gun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Oct 2007 11:40:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/antikkoyde-masallardan-kalma-bir-gun/</guid>
		<description><![CDATA[
 Bu bayram artık tatlı ve şeker yemekten yapış yapış olmuş ama dost yüzü görmekten de son derece mutlu olmuş yüzlerimize daha fazla tebessüm katmak amacıyla yolumuzun düştüğü Antikköy&#8217;e uğradık.Daha önce aile üyelerinin gittiği bu sevimli yerin bu kadar güzel olacağını tahmin edemiyordum.Biz Beylikdüzü istikametinden Çatalca yoluna saparak bu köye vardık.Ulaşım konusunda İstanbul&#8217;a çok yakın, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/22.jpg' alt='22.jpg' /><br />
 Bu bayram artık tatlı ve şeker yemekten yapış yapış olmuş ama dost yüzü görmekten de son derece mutlu olmuş yüzlerimize daha fazla tebessüm katmak amacıyla yolumuzun düştüğü Antikköy&#8217;e uğradık.Daha önce aile üyelerinin gittiği bu sevimli yerin bu kadar güzel olacağını tahmin edemiyordum.Biz Beylikdüzü istikametinden Çatalca yoluna saparak bu köye vardık.Ulaşım konusunda İstanbul&#8217;a çok yakın, şehir karmaşasındansa çok uzak.Bayram olması nedeniyle çok tenha bir okadarda sessizdi.Tabi arada tavuk gıdaklamalarını, kuş cıvıltılarını ve çocukların ürküttüğü eşeğin sesini saymazsak.Yani laf olsun diye köy denilmemiş buraya,gerçekten özlemini çektiğiniz köyünüzde bir günlüğüne de olsa yaşama şansı verilmiş.Hemen hemen köy hayvanlarının hepsinin barınağı yapılmış mesela.At, deve, tavuk, inek, eşek, köpek, ördek ayrıca daha süslü olarak tavuskuşu hatta midilli bile var.Çocuklarınızı eşeğin üzerinde gezdirebilir,çimenlerde minderlerin üzerinde yer sofrasına kurulmuş yemeğinizi yiyebilirsiniz.</p>
<p> Antikköy&#8217;ün manzarasıda harika.Gölün karşısına geçiyosunuz, hava şartlarına göre (yağmur yağma ihtimaline rağmen dışardaydık) sedirlere yada yere minderlerinizi seriyorlar.Yemek kendin pişir kendin ye.Yani o kadar canlı güzel hayvanları sevip okşadığınız ortamda yine onların etlerinden oluşan menüde lokmalar insanın ağzında biraz büyüyo ama doğanın kanununa boyun eğip yemeğinize devam ediyorsunuz.Ben en çok Antikköy köftesini beğendim.Ayrıca oranın halis muhlis manda yoğurdu biz pastörize gençliğinden pek rağbet görmese de önceki kuşağı tam tatmin etti.</p>
<p> Antikköy bizi bu bayram ailece içine düştüğümüz bayram manatonluğundan kurtardı..Hatta önümüzdeki bayram akrabalarımızla birlikte bayramlaşma törenini bizzat orada gerçekleştirmeliyiz bence.Göle karşı hamaklarda uzanmak, çimlerde gönlünce koşabilmek, kalesine çıkmak o köy havasını içine çekebilmek (başta insanı biraz çarpıyo ama alışıyorsunuz), kısacası Antikköy&#8217;de antika bir zaman geçirmek herkesi mutlu edecektir.Ben çok beğendim, çok sıkı yağan yağmurun azizliğine uğradığımızdan tam anlamıyla gezemedim.Çarşısıda varmış meğer.Neyse bir daha ki sefere inşallah.Tekrar gideceğimiz günü iple çekiyorum&#8230;</p>
<p>ULAŞIM:<br />
Büyükçekmece Çatalca Yolu<br />
Ahmediye Köyü<br />
Giriş No:1<br />
Büyükçekmece<br />
Tel : 0212 887 22 95<br />
Fax :0212 887 22 99</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/antikkoyde-masallardan-kalma-bir-gun/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>9000 Yıllık Medeniyetin Ev Sahibi &#8216;Şanlıurfa&#8217;</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/9000-yillik-medeniyetin-ev-sahibi-sanliurfa/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/9000-yillik-medeniyetin-ev-sahibi-sanliurfa/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 10:03:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/9000-yillik-medeniyetin-ev-sahibi-sanliurfa/</guid>
		<description><![CDATA[Balıklıgöl, Harran, Atatürk Barajı, Urfa&#8217;da gerçekten görülmesi gereken çok önemli merkezler. 9000 yıldır var olan Şanlıurfa&#8217;da kendimizi geçmiş zaman içinde hissedip tarihi çarşılarını, hanlarını gezdikten sonra mistik havası içerisinde Hz. İbrahim&#8217;in doğduğu mağarayı ve ateşe düştüğü yer olan Balıklıgöl&#8217;ü gezmeyi ve Şanlıurfa&#8217;nın dünyaca ünlü Urfa kebabından tatmayı unutmayın. Gümrük Han ve Sipahiler Çarşısı’nı gezerken yemeni, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Balıklıgöl, Harran, Atatürk Barajı, Urfa&#8217;da gerçekten görülmesi gereken çok önemli merkezler. 9000 yıldır var olan Şanlıurfa&#8217;da kendimizi geçmiş zaman içinde hissedip tarihi çarşılarını, hanlarını gezdikten sonra mistik havası içerisinde Hz. İbrahim&#8217;in doğduğu mağarayı ve ateşe düştüğü yer olan Balıklıgöl&#8217;ü gezmeyi ve Şanlıurfa&#8217;nın dünyaca ünlü Urfa kebabından tatmayı unutmayın. Gümrük Han ve Sipahiler Çarşısı’nı gezerken yemeni, şalvar, peştamal ve bakır el işlemelerinin en güzel örneklerini görebilirsiniz. Harran Ovası ve arı kovanına benzeyen Harran evleri ile dünyanın ilk üniversitelerinden Harran Üniversitesi’nin kalıntılarını gördükten sonra dünyanın sayılı barajlarından olan Atatürk Barajı&#8217;nı gezmelisiniz.<br />
Urfa tünelleri ile Atatürk Barajı’ndan aktarılan su Harran Ovası’nı suluyor, ama uçsuz bucaksız Mezopotamya ovasına henüz ulaşmış durumda değil. Sulanamayan topraklarda sadece arpa ve buğday yetişirken, suya kavuşan yerlerde köylüler pamuk ve narenciyeye yönelmişler. Daha önce cılız üç-beş başağın yetiştiği kurak topraklar suyla buluşunca yılda üç ürün vermeye başlamış. Henüz devasa ovaların çok küçük bir bölümü sulanabiliyor. Tüm bölgenin sulu tarıma geçmesi ile tüm Avrupa&#8217;nın sebze, meyve ihtiyacını karşılayabilecek bir kapasite doğabilirmiş. Atatürk Barajı, Türkiye&#8217;nin Van ve Tuz göllerinden sonra üçüncü büyük gölü. Bu kadar büyük bir su kütlesi, sulama olmasa bile iklimi önemli ölçüde etkileyip yumuşatıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/9000-yillik-medeniyetin-ev-sahibi-sanliurfa/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Düşlerden Bir Güzellik, Florya&#8230;</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/duslerden-bir-guzellik-florya/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/duslerden-bir-guzellik-florya/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Oct 2007 08:54:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/duslerden-bir-guzellik-florya/</guid>
		<description><![CDATA[
Florya Sosyal Tesisi, Büyükşehir Belediyemizin halkımıza hizmette sınır tanımadığı yüz akı tesislerden biridir. Sosyal Tesisi İstanbul’un şirin semtlerinden biri olan Yeşilköy’ün deniz sahilinde yer alır. Tesis denize sıfır noktada olup, 150 dönümlük bir alanı kapsamaktadır. Tesis; denizin büyüleyici esintisi, zengin yeşil dokusu ve tertemiz havasıyla halkımıza doyumsuz keyifli vakitler yaşatır.
Hizmete girdiği 1991 yılında sadece kendi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/img0512.jpg' alt='img0512.jpg' /><br />
Florya Sosyal Tesisi, Büyükşehir Belediyemizin halkımıza hizmette sınır tanımadığı yüz akı tesislerden biridir. Sosyal Tesisi İstanbul’un şirin semtlerinden biri olan Yeşilköy’ün deniz sahilinde yer alır. Tesis denize sıfır noktada olup, 150 dönümlük bir alanı kapsamaktadır. Tesis; denizin büyüleyici esintisi, zengin yeşil dokusu ve tertemiz havasıyla halkımıza doyumsuz keyifli vakitler yaşatır.<br />
Hizmete girdiği 1991 yılında sadece kendi personeline ve az sayıda insana restaurant hizmeti veren Tesis, 1994 yılında hizmete açıldığında çok yoğun ilgi ve teveccühe mahzar olmuştur. Şu anda tesis 250 kişi kapasitesinde restaurant, 1.000 kişilik çay bahçesi, 200 kişilik kafeterya, 650 kişiye hizmet verecek büyüklükte grup yemek salonu ve 1.000 kişilik açık (yazlık) grup organizasyonlarının yapılabileceği bir bahçe ile hizmet vermektedir.<br />
Florya’da ki Sosyal Tesisin tamamı halka açıktır. Türk mutfağının lezzetlerinin tadılabildiği, denizin ve yeşilliğin bir bütün olarak tüm güzelliklerini sergilediği bir ortam sunar Florya Sosyal Tesisleri&#8230; Tesis içindeki kamelyalı salonda; gönül rahatlığıyla tesisin leziz yemeklerini afiyetle yiyebileceğiniz gibi, denize nazır bir balkon gibi değişik bir atmosfer ortamı sunan sahil çay bahçesinde de; soğuk ve sıcak içeceklerinizi eşiniz, dostunuz ve arkadaşlarınızla zevkle yudumlayabilirsiniz.<br />
Tesisin en yüksek noktasında, 2003 yılında inşa edilip hizmete sokulan “Şahin Tepesi” soğuk içeceklerin sunulduğu harika manzaralı bir kafeteryadır. Akşamın grup vaktinde güneşin batışı bir başka güzel izlenir buradan…<br />
Florya Sosyal Tesisinin en gözde mekânlarından biri olan 650 kişilik kapasiteli havuzlu salonu mutlu günleriniz ve özel davetleriniz için yemekli mönülerle sevdiklerinizi ağırlayabileceğiniz yegâne bir köşedir. Ayrıca yeterli donanıma sahip deniz manzaralı bu eşsiz mekânda her türlü toplu yemek, düğün, davet gibi organizasyonlar rahatlıkla yapılabilmektedir.<br />
Yaz sezonlarında bin kişi kapasiteli düğün pisti renkli fıskiyelerle donatılmış havuzlu bahçesiyle ve tabiatla iç içe oluşuyla yaz akşamlarının vazgeçilmez mekânıdır.Tesis alanı içerisinde; geniş gezi parkurları, deniz kıyısı boyunca yaya yolları ve 3.000 araçlık açık otopark düzenlenmiştir.<br />
Hizmette bir ekol ve marka olmuş, Türk Mutfağının geleneksel örneklerinin sunulduğu Florya Sosyal Tesislerinde öğlen ve akşam yemekleri hafta içi alakart, hafta sonu fiks mönü olarak sunulmaktadır.<br />
Halkımıza şirin tesisimizi yakından görmesini, kaliteli ve seçkin mekânlarda sunulan birbirinden lezzetli yemekleri tatmasını ve keyifli dakikalar geçirmenizi tavsiye ederiz.</p>
<p>Adres :  Florya - Bakırköy<br />
Telefon :  (0212) 663 49 61<br />
           (0212) 663 18 67  </p>
<p>Bu yazı İBB&#8217;nin Web Sitesinden alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/duslerden-bir-guzellik-florya/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çadır Köşkü</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/cadir-kosku/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/cadir-kosku/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Oct 2007 10:55:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/cadir-kosku/</guid>
		<description><![CDATA[
Yıldız Parkı içindeki bir diğer tarihi köşk de Çadır Köşkü&#8217;dür. Çırağan Sarayı&#8217;na ait olan koruda,1871 yılında &#8220;Sedir Köşkü&#8221; olarak inşa edilmiştir. 
Köşk Abdülhamit&#8217; in hallinden sonra uzun yıllar kapalı kalmış, 1940 yılında Maliye Bakanlığı&#8217;nca İstanbul Büyükşehir Belediyesi&#8217;ne devredilmesi ve korunun &#8220;Yıldız Parkı&#8221; olarak adlandırılmasından sonra Çadır Köşkü onarılmış, 1949 -1960 yıllarında Avadis Çakır isimli pastane [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/cadir_1.jpg' alt='cadir_1.jpg' /><br />
Yıldız Parkı içindeki bir diğer tarihi köşk de Çadır Köşkü&#8217;dür. Çırağan Sarayı&#8217;na ait olan koruda,1871 yılında &#8220;Sedir Köşkü&#8221; olarak inşa edilmiştir. </p>
<p>Köşk Abdülhamit&#8217; in hallinden sonra uzun yıllar kapalı kalmış, 1940 yılında Maliye Bakanlığı&#8217;nca İstanbul Büyükşehir Belediyesi&#8217;ne devredilmesi ve korunun &#8220;Yıldız Parkı&#8221; olarak adlandırılmasından sonra Çadır Köşkü onarılmış, 1949 -1960 yıllarında Avadis Çakır isimli pastane sahibi tarafından işletilmiştir. </p>
<p>27 Mayıs 1960 İhtilali sonrasında Çadır Köşkün&#8217;de Tanzimat Müzesi kuruldu.1982 yılında diğer köşklerle beraber kullanım ve işletme hakkı Turing&#8217;e verildi. 1995 Haziran ayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından devir alınmasıyla restorasyon çalışmalarına hemen başlanmış ve köşk bütünüyle restorasyondan İletişim Bilgileri </p>
<p>Adres:<br />
Yıldız Parkı Beşiktaş<br />
Telefon:<br />
(0212) 258 90 20<br />
Faks:<br />
(0212) 258 94 53 </p>
<p>Bu yazı İBB&#8217;nin web sitesinden alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/cadir-kosku/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un Tacı Çamlıca</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/istanbulun-taci-camlica/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/istanbulun-taci-camlica/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Oct 2007 14:02:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/istanbulun-taci-camlica/</guid>
		<description><![CDATA[
Krallar ve kraliçeler taçlarıyla süslenir bezenir ve tanınırlar. Tıpkı kral ve kraliçeler gibi şehirlerinde taçları vardır. Güzel İstanbul’umuz bu anlamda güzide bir örnektir. Nasıl mı? Eğer Boğaz İstanbul’un kolyesi ise hiç kuşku yok ki tacı da Çamlıca’dır. Yaratan her şehre bir güzellik vermiş; İstanbul’a da bu iki paha biçilmez mücevheri bahşetmiş.
Eğer Çamlıca’dan şehri seyretmediyseniz İstanbul’un [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/img0003.jpg' alt='img0003.jpg' /><br />
Krallar ve kraliçeler taçlarıyla süslenir bezenir ve tanınırlar. Tıpkı kral ve kraliçeler gibi şehirlerinde taçları vardır. Güzel İstanbul’umuz bu anlamda güzide bir örnektir. Nasıl mı? Eğer Boğaz İstanbul’un kolyesi ise hiç kuşku yok ki tacı da Çamlıca’dır. Yaratan her şehre bir güzellik vermiş; İstanbul’a da bu iki paha biçilmez mücevheri bahşetmiş.</p>
<p>Eğer Çamlıca’dan şehri seyretmediyseniz İstanbul’un güzelliğini görmüş sayılmazsınız. Yeditepe üzerine inşa edilen bu şehir değil Türkiye’nin Dünyanın gözbebeği kabul edilir. Bu şehr-i İstanbul ki nelere tanıklık etmiştir asırlar boyunca…</p>
<p>İşte bu yedi tepe den biri de Çamlıca Tepesidir. İstanbul’un tacı sayılan bu tepe, üzerinde taşıdığı İstanbul ile birlikte tarihe tanıklık eder adeta. Çamlıca Tepesi; gün olmuş padişahlara kollarını açmış dinlenmeleri için (2.Mahmut), gün gelmiş kent sakinlerine ev sahipliği yapmış; şairlere, müzisyenlere, ressamlara, yazarlara ilham kaynağı olmuş, hatta âşıkların en güzel mutlu dakikalarını paylaşmış asırlarca…</p>
<p>Bugün yeni kuşağın adlarını bilmediği, kendilerini tanımadığı göçmen kuşların göçlerinin en net ve en uzun süreli olarak gözetlenebildiği tek yer Çamlıca Tepesi’dir. En iyi izlenilen aylar Eylül ve Ekim aylarıdır. Çamlıca Tepemiz bu aylarda onlarca yerli ve yabancı kuş gözlemcisini ağırlar aynı zamanda. Adalardan Boğaziçi’ne kadar geniş bir alanı ve manzarayı net izleme olanağı tanıyan bu tepe 18. yüzyıl başlarında hem Türk hem de Avrupa sanat ve edebiyatının konusu olmuştur yıllarca… </p>
<p>Çamlıca sosyal tesisimiz işte böyle bir tepenin üzerinde kurulmuştur. Tesisimiz kapalı ve açık mekânlarıyla, mekânlarda kullanılan malzeme ve mimarisiyle sunulan hizmetle bu tepeye başka bir güzellik katmaktadır.</p>
<p>Köşkleri, çeşmeleri, çay bahçeleri, restoranları, tarihi ağaçları ve muhteşem bitki örtüsüyle temiz ve güler yüzlü personeliyle İstanbul’umuzun her sınıftan halkına hizmet sunmakta olan Çamlıca Sosyal Tesisimiz bir gün sizi de ağırlayacaktır mutlaka. </p>
<p>İşte o gün bizim en mutlu günümüz olacaktır. </p>
<p>Adres :  Büyükçamlıca / İstanbul<br />
Telefon :  (0216) 443 21 98<br />
           (0216) 443 21 99<br />
İBB web sitesinden alınmıştır.</p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Santral Telefonları<br />
Saraçhane: (0212) 455 13 00  -  Merter: (0212) 449 40 00 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/istanbulun-taci-camlica/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Arnavutköy Sosyal Tesisleri</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/arnavutkoy-sosyal-tesisleri/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/arnavutkoy-sosyal-tesisleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Oct 2007 13:52:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/arnavutkoy-sosyal-tesisleri/</guid>
		<description><![CDATA[
Eski bir Rum köyü olan Arnavutköy; adını çağlar sonrasını gören dahi devlet adamı Fatih Sultan Mehmet&#8217;in Arnavutluk&#8217;tan getirip yerleştirdiği Arnavut Halkından almıştır.
Arnavutköy Boğazın Avrupa yakasında yeşilin binbir tonu ile mavinin kucaklaştığı yerdir. Buradan sular akşam vakti Boğaz dalgalarının etkisiyle alev alev olur. Kuruçeşme ile Bebek arasında kalmaktadır. Arnavutköy sosyal tesisinden Kandilli ve Vaniköy&#8217;ü seyretmeye doyum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/fil572.jpg' alt='fil572.jpg' /><br />
Eski bir Rum köyü olan Arnavutköy; adını çağlar sonrasını gören dahi devlet adamı Fatih Sultan Mehmet&#8217;in Arnavutluk&#8217;tan getirip yerleştirdiği Arnavut Halkından almıştır.<br />
Arnavutköy Boğazın Avrupa yakasında yeşilin binbir tonu ile mavinin kucaklaştığı yerdir. Buradan sular akşam vakti Boğaz dalgalarının etkisiyle alev alev olur. Kuruçeşme ile Bebek arasında kalmaktadır. Arnavutköy sosyal tesisinden Kandilli ve Vaniköy&#8217;ü seyretmeye doyum olmaz. 1980 sonrasında Boğazın sit alanı ilan edilmesiyle Arnavutköy’ün doğal kimliği de koruma altına alınmıştır.<br />
Arnavutköy Sosyal Tesis binası Arnavutköy sahilinde 1954 yılında nahiye binası olarak yapılmış ve uzun müddet de nüfus müdürlüğü binası olarak kullanılmıştır.<br />
Dünya&#8217;nın incisi boğazın en güzel yerlerinin birinde harika bir boğaz manzarasına sahip olan tesisimiz; 80 kişilik kapalı alakart restoranı, 120 kişiye rahatça hizmet verecek tarzda düzenlenmiş bahçe kafeteryası, ortalama 50 araçlık otoparkıyla hizmetini sürdürmektedir.</p>
<p>Adres :  Arnavutköy Cad. No: 15 Arnavutköy / İstanbul<br />
Telefon :  (0212) 257 42 08 - 257 66 87<br />
Fax :  (0212) 265 21 73 </p>
<p>Bilgiler İBB web sitesinden alınmıştır.<br />
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Santral Telefonları<br />
Saraçhane: (0212) 455 13 00  -  Merter: (0212) 449 40 00 </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/arnavutkoy-sosyal-tesisleri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul’un Kardeş İli: Sakarya</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/istanbul%e2%80%99un-kardes-ili-sakarya/</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/istanbul%e2%80%99un-kardes-ili-sakarya/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Oct 2007 12:53:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>busra</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/istanbul%e2%80%99un-kardes-ili-sakarya/</guid>
		<description><![CDATA[
Turizm açısından umut vaad eden, İstanbul’un akciğeri Sakarya, bütün acılarına rağmen otantik değerlerini koruyabilmiş bir bölgemizdir 
Tarihten günümüze
Sakarya, milat öncesi uygarlıklar döneminden, Osmanlı Devleti’ne, Osmanlı’dan da Cumhuriyet’e dek uzanan tarih çizgisinde, Anadolu’ya renk veren kültürlerin birleştiği, 19. yüzyılda başlayan göçlerle, Kafkaslar’dan ve Balkanlar’dan gelen toplulukların oluşturduğu ve bu kültürlerin barış içinde yaşadığı bir ilimizdir. Sakarya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src='http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/barisbehramoglu_sapanca_golu.jpg' alt='barisbehramoglu_sapanca_golu.jpg' /></p>
<p>Turizm açısından umut vaad eden, İstanbul’un akciğeri Sakarya, bütün acılarına rağmen otantik değerlerini koruyabilmiş bir bölgemizdir </p>
<p>Tarihten günümüze<br />
Sakarya, milat öncesi uygarlıklar döneminden, Osmanlı Devleti’ne, Osmanlı’dan da Cumhuriyet’e dek uzanan tarih çizgisinde, Anadolu’ya renk veren kültürlerin birleştiği, 19. yüzyılda başlayan göçlerle, Kafkaslar’dan ve Balkanlar’dan gelen toplulukların oluşturduğu ve bu kültürlerin barış içinde yaşadığı bir ilimizdir. Sakarya hem tarihi hem de bugünü bakımından Türkiye’nin bir özeti niteliğini taşımaktadır. Farklı coğrafyalardan gelmiş olmak ve farklı kültürlere sahip olmak, Sakarya’da ayrıştırıcı değil, birleştirici ve kaynaştırıcı bir rol oynamaktadır. Selçuklular Devri’nde, Anadolu’nun tamamı hakimiyet altına girince, nehir ve çevresine Sakarya adı verilmiştir.</p>
<p>Sakarya’da nereleri gezebilirsiniz?<br />
Taraklı evleri restore ediliyor<br />
Taraklı Belediye Başkanı Tacettin Özkaraman beraberinde Taraklı İlçesi’ne düzenlenen ziyarette restore edilip turizme kazandırılacak olan tarihi evler gezildi. Sakarya İli’nin en güney ucunda yer alan Taraklı, 19. yüzyıldan kalma Osmanlı Dönemi evleri ve tarihi yapılarıyla ünlü bir ilçemizdir. Sokak dokusunun bozulmadığı ve Taraklı Evleri’nin bulunduğu alan sit alanı ilan edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Bu alanda 120 adet tarihi ev bulunmaktadır. Son yıllarda Taraklı’da iç turizm açısından belirgin bir canlanma görülmektedir. Yusufbey Mahallesi’nde bulunan yaklaşık beş asırlık çınar ağacı, Kültür Bakanlığı’nca Doğal Anıt olarak tescillenmiştir. 100 ile 300 yıllık evlerin süslediği Taraklı’nın, Osmangazi tarafından alınışından bu yana, halk tahtadan tarak ve kaşık yapımıyla uğraşmıştır. İlçeye ismini veren tarak yapımı  çoktan tarihe karışmış bile olsa, ağaç oymacılığı halen bölgede devam etmektedir. Cumbalı, renkli evleri, doğası, tertemiz sokak ve parkları ile önemli bir iç turizm talebine sahne olan ilçe, Adapazarı’na 70 km uzaklıktadır.</p>
<p>Şifalı kaplıcalar<br />
Sağlık Turizmi açısından da oldukça zengin bir bölge olan Sakarya’da, Kuzuluk Kaplıcası (Akyazı), Çökek Kaplıcası (Akyazı), Acı Su (geyve), Ilıcaköy İçmesi (Geyve), Kil Hamamı (Taraklı) gibi pek çok sağlık sorunu için tedavi edici özelliği olan kaplıcalar bulunmaktadır.<br />
Sakarya’da nerede ve ne yiyebilirsiniz?<br />
Adapazarı’nda yemek molası<br />
Sakarya’ya yapılan bir gezi sırasında öğle veya akşam yemeğinin yenilebileceği belki de en ayrıcalıklı ve kaliteli mekândır TunaTan Tesisleri. Nefis doğa manzarası, otantik atmosferi ve yöreye özgün özel menüsüyle TunaTan Tesisleri’nde 300’e yakın profesyonel personel çalışıyor. “Sevgi paylaştıkça çoğalır” sloganıyla TunaTan Tesisleri’nde bir mola verdiğinizde mönüsünde yer alan yöresel yemeklerden, ‘Ada Çorbası’, ‘Keşkek’ ‘Islama Köfte’, ‘Sakarya Kebabı’, ‘Elmalı Sultan’ ve ‘Tahinli Kabak Tatlısı’ndan yemenizi mutlaka tavsiye ediyoruz.</p>
<p>İstanbuldere Alabalık Evi<br />
İstanbul’dan Ankara istikametine giderken, Sapanca gişelerine saptıktan ve ilk sağdan dönüp Erdemli Köyü’nü de geçtikten sonra İstanbuldere Mevkii’nde aşağıdan akan derenin hemen üstüne kurulmuş İstanbuldere Alabalık Evi’ ni göreceksiniz. Çeşitli dış ve iç mekânlarla kompleks havasında, küçük bir alabalık çiftliği, sıcak bir atmosferle sizleri karşılayacak. Kapalı alanları 400, açık alanlarıyla birlikte 800 kişiye hizmet verebilen bir tesisten söz ediyoruz. Hem lokanta, hem de açık alan piknik olanaklarına sahip bu mekânda, havuzdan beğendiğiniz alabalığı yakalatıp yeme imkânına da erişeceksiniz. Özel Yayın Balığı’nı da tavsiye etmeden geçemeyeceğiz. Keyifli bir haftasonu yemeği için, İstanbul’a 1 saat uzaklıktaki bu doğa güzeli lokanta mutlaka ziyaret edilmeli.</p>
<p>Ev-Ce doğal ev yapımı ürünler<br />
Kimyasal katkı maddesi kullanmadan ev yapımı reçel, sirke, sos, turşu gibi ürünler hazırlayan Ev- Ce’de özel hazırlanmış kahvaltı ve Osmanlı, Anadolu ve Rumeli Mutfakları’nın geleneksel ev yemeklerini yemenizi mutlaka tavsiye ediyoruz. </p>
<p>Gölevi<br />
Sapaca Gölü’nün kenarında yaz kış en iyi şekilde ağırlama garantisi veren Gölevi’nde kiremitte alabalık, barbekü çeşitleri ve brunch verilen hizmetler arasında. Sakarya’da yemek yiyip keyifli vakit geçirebileceğiniz diğer mekânlar ise yine Sapanca’da bulunan Küçük Evim, Olimpia Restaurant, Erze’s Cafe ve Restaurant, Kıyı Cafe ve Restaurant, Natural Park Botanik ve Adapazarı’ndaki Yayla Alabalık’tır.</p>
<p>Havası, suyu, toprağı<br />
Sakarya Bölgesi’nin toprağı, suyu ve havası sadece insanların değil bitkilerin de sağlığına iyi geliyor! Dış mekân bitkilerinin en güçlü ve gürlerini bulabileceğiniz Sakarya’da dilediğiniz çiçek ve fideleri temin edebilirsiniz. KRP Fidancılık’a uğramadan Sakarya’dan ayrılmayın deriz&#8230;</p>
<p>Barış Behramoğlu&#8217;nun Sapanca Gezi Notları&#8217;ndan alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/istanbul%e2%80%99un-kardes-ili-sakarya/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
