<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>gezi hatiraları &#187; Gezi rehberi</title>
	<atom:link href="http://www.gezihatiralari.com/category/gezi-rehberi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gezihatiralari.com</link>
	<description>Nesilden nesile gezi hatıralarınız...</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Jan 2012 14:54:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Yalova ve Termal Kaplıcaları Bilgileri</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/yalova.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/yalova.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 12:26:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Yalova]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/yalova/</guid>
		<description><![CDATA[
YALOVA GENEL BİLGİLER
Yüzölçümü : 492 km² Nüfus : 90.228 (1985) İl Trafik No : 77
Yalova ili her mevsim turizm faaliyetinin yaşanabildiği, termal turizmi, kıyı turizmi, av turizmi, spor amaçlı doğa turizmi gibi etkinliklere sahip önemli bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/03/123.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1079" title="1" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/03/123-300x148.jpg" alt="" width="300" height="148" /></a><br />
YALOVA GENEL BİLGİLER</p>
<p>Yüzölçümü : 492 km² Nüfus : 90.228 (1985) İl Trafik No : 77</p>
<p>Yalova ili her mevsim turizm faaliyetinin yaşanabildiği, termal turizmi, kıyı turizmi, av turizmi, spor amaçlı doğa turizmi gibi etkinliklere sahip önemli bir liman kentidir. Özellikle dünyaca ünlü Termal kaplıcaları ve Armutlu kaplıcaları Türkiye&#8217;nin ve Ortadoğu&#8217;nun sağlık, şifa ve dinlence merkezi haline gelmiştir. Yalova&#8217;nın en önemli özelliklerinden biri süs bitkileri üreticiliğinin yaygın oluşudur.</p>
<p>İLÇELER</p>
<p>Yalova ilinin ilçeleri; Altınova, Armutlu, Çiftlikköy, Çınarcık ve Termal&#8217;dir.</p>
<p>Çiftlikköy : Yalova&#8217;nın sahil, plaj ve kamplarına sahip olduğu ilçesidir. Yalova&#8217;ya 4 Km uzaklıktadır.</p>
<p>Altınova : Yalova&#8217;nın sahil kenarında denize sıfır konumda kurulmuş olan ilçesidir. Yalova&#8217;ya 27 Km. uzaklıktadır. Farklı dönemlere ait hamamlar, su kemerleri, çeşmeler, kale gibi tarihi eserler bulunmaktadır.</p>
<p>Armutlu : Yalova&#8217;nın 38 km.lik sahil şeridine ve koylarına sahip olduğu, Yalova&#8217;ya 51 km. uzaklıkta kurulmuş olan ufak sahil kasabasıdır. Armutlu Sahilleri Marmara Denizi&#8217;nin en temiz kıyılarını oluşturmaktadır. Ayrıca güzel kaplıcalara sahiptir.</p>
<p>Termal : Yalova&#8217;ya 12 Km. uzaklıktaki Termal, Yalova turizminin en önemli merkezidir. Dünyaca ünlü kaplıcaları her yıl binlerce turist ağırlamaktadır. İlçede bulunan Sudüşen şelalesi merkeze 7 Km. uzaklıkta olup en güzel doğal kaynaklarındandır. <a title="Termal Otelleri" href="http://yalova.tatilacentesi.com/termal-otelleri/" target="_blank">Termal Otelleri</a> veya <a title="Yalova Otelleri" href="http://yalova.tatilacentesi.com" target="_blank">Yalova Otelleri</a> ne ulaşmak için link i takip ediniz.</p>
<p>Çınarcık : Yalova&#8217;ya 17 km uzaklıktaki Çınarcık İlçesi, plajları, kampları ile bir turizm merkezidir.</p>
<p>Turizm Bakanlığı Resmi Web Sitesi</p>
<p>Termal Kaplıcaları Hakkında Kısaca Bilgi</p>
<p>YALOVA TERMAL KAPLICALARI</p>
<p>Kaplıca alanı Termal ilçesinde bulunmasından dolayı Termal Kaplıcaları adını almıştır. Kaplıca, 3600 dönümlük bir orman arazisinde bulunmaktadır. Kaplıcanın suyunun çok değerli ve şifalı olmasından dolayı tarihte bir çok medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu bölgede hala bu medeniyetlerin etkisini korunmakta olan tarihi banyo ve eserlerle görmek mümkündür. Kaplıcanın tarihi geçmişi 2000 sene öncesine dayanmaktadır.</p>
<p>Yalova Termal Kaplıcaları 1. dereceden doğal, arkeolojik, tarihi sit alanıdır. Bu özelliğinden dolayı sadece yurdumuzda değil yurtdışından da rağbet görüp ziyaretçiler gelmektedir. Yalova Kaplıcaları alanı çam, ıhlamur, kestane, palmiye ve asırlık ağaçların bulunduğu bir vadi içindedir. Bu eşsiz manzaranın arasında yürüyüş yapıp o güzel orman havasını teneffüs etmek bütün sıkıntı ve dertlerinizi alıp götürecek ve sizi huzura kavuşturacaktır. Ayrıca Termal Kaplıcaların hemen yanındaki Gökçedere Barajı etrafında bisiklet turu yapılabilir, 7 km uzaıklıktaki Sudüşen Şelalesi’ne doğa yürüyüşü yapılabilir,<br />
Yeri : Yalova Termal Kaplıcaları, Yalova ilinin batısında Termal ilçesinde bulunmaktadır. Termal ilçesi, il merkezine 12 km uzaklıktadır. Kaplıca alanı ise Termal ilçe merkezinde 50 metre uzaklıkta bulunmaktadır. Yalova Termal Kaplıcaları, Üvezpınar ve Gökçedere mahalleleri arasındaki ormanlık bir bölgede yer almaktadır.<br />
Ulaşım : Yalova Termal Kaplıcalarına hava, deniz ve karayolu ile ulaşım mümkün olduğundan ulaşım oldukça kolaydır. Eğer kaplıcaya gitmek için deniz yolunu tercih ederseniz kaplıcalar feribot iskelesine 12 km, hızlı feribot iskelesine ise 13 km uzaklıktadır ; Eğer kaplıcaya gitmek için kara yolunu tercih ediyorsanız il merkezinden Termal-Yalova hattı minibüsleri ve Termal Belediyesi Halk Otobüsleri’nin saatte bir sefer yapan otobüsleriyle sağlayabilirsiniz; Eğer hava yolunu tercih edecek olursanız da En yakın havaalanı 187 km uzaklıkta bulunan İstanbul ve 81 km uzaklıkta bulunan Bursa’da yer almaktadır.<br />
Suyun Özellikleri : Yalova Termal Kaplıcaları’nın suyu.<br />
Suyun Sıcaklığı : 66.2 ºC’dir.<br />
Fiziksel özellikler bakımında:Renksiz, Berrak<br />
Kimyasal özellikleri bakımından: Sodyum, kalsiyum, sülfat ve florür<br />
Toplam Mineralizasyonu: 1643,38 mg/l<br />
Suyun pH değerleri: 6,88′dur.<br />
Kaplıcada bulunan banyo ve hamamlar:<br />
Açık Havuz: Termal su ile doldurulan havuzun suyu 38 derecedir. Ayrıca dört mevsim hizmet vermektedir.<br />
Sıra Banyolar : 10 kabinden oluşan aile banyolardır.<br />
Sultan Banyo : Özel aile banyolarıdır.<br />
Valide Banyo : Bizans Kralı Konstantin tarafından altı kubbeli olarak yaptırılmıştır. Halen üç kubbesi yoktur. Osmanlılar döneminde Sultan Mecit tarafından onarılmış ve saray Doktoru Milligen’in tavsiyesi üzerine annesi burada tedavi gördüğünden, bu hamama valide banyo denmektedir. Banyo, erkekler ve kadınlar kısmı olarak ikiye ayrılmıştır. İçinde aslanağzı göbek taşı, havuzu,duş ve kurnaları vardır.<br />
Kurşunlu Banyo : 16 asır evvel Bizanslılar döneminde imparator Justinyen tarafından yapılmıştır. Hamamın üstü kurşunlarla kaplı olduğu için günümüzde kurşunlu olarak anılmaktadır. İçinde büyük bir kapalı havuzu, sauna,duş ve banyo odaları vardır. Umumi bir banyodur. Kadın erkek karışık olarak girilmektedir. Ayrıca banyo içerisinde masaj odaları da bulunmaktadır.<br />
Kaplıca İçerisinde Bulunan Şifalı Kaynak Suları<br />
Göz Suyu : 59 derece sıcaklığında bulunan suyun iltihaplı olmayan göz dokusu bozukluklarına bağlı göz hastalıklarına iyi gelmektedir. Kullanım şekli de bu suyla gözleri yıkamaktır.<br />
Ayak Suyu : Ayak Suyu, ayaklarında mantar ve çıban olanlar, romatizmalı hastalar dere kenarında çıkan sıcak suya ayaklarını sokarak şifa bulmaya çalışırlar.<br />
Mide Suyu : Bu su oldukça önemli görülüp bir çok hastalığa iyi gelmektedir.<br />
Yalova Termal Kaplıcasının Faydaları<br />
*Romatizmal hastalıklara ve adale hastalıkları fayda sağlar.<br />
*Dolaşım hastalıklarına iyi gelir.<br />
*Kırık sekellerinde fayda sağlar.<br />
*Cilt hastalıklarında faydalıdır.<br />
*Siyatik ve her türlü nevralji tedavisinde kullanılabilir.<br />
*Çeşitli felçler, ve atrofilleri rahatsızlıklarında fayda sağlar.<br />
*Kadın hastalıklarında olumlu etkisi görülür.<br />
*Hastalık ve ameliyat sonrası rahatsızlıklarda iyileşme sağlar.<br />
*Metabolizma bozuklukların tedavisinde kullanılabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/yalova.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tatil e gitmeden araştırma yapılması gereken konuar</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/tatil-e-gitmeden-arastirma-yapilmasi-gereken-konuar.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/tatil-e-gitmeden-arastirma-yapilmasi-gereken-konuar.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Jan 2012 10:47:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[Tanıtım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/?p=1071</guid>
		<description><![CDATA[
Bilinçli her insan tatile çıkmadan önce gideceği yerle ilgili bir araştırma yapar. Aşağıdaki değerli bilgilere dikkat edin:

Lisan bilin;  Kitapçılarda bulabileceğiniz seyahat rehberleri fonetik olarak kelimeleri telaffuz etmenizi &#8220;teşekkür ederim&#8221; &#8220;banyo nerede?&#8221; gibi ve diğer rica-istek ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2012/01/tatil.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-1072" title="tatil" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2012/01/tatil-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><br />
Bilinçli her insan tatile çıkmadan önce gideceği yerle ilgili bir araştırma yapar. Aşağıdaki değerli bilgilere dikkat edin:</p>
<ul>
<li>Lisan bilin;  Kitapçılarda bulabileceğiniz seyahat rehberleri fonetik olarak kelimeleri telaffuz etmenizi &#8220;teşekkür ederim&#8221; &#8220;banyo nerede?&#8221; gibi ve diğer rica-istek ifadelerini öğrenmenizi sağlar. Yabancı bir dilde rakamları öğrenmek taksi ve restoran ücretini öderken pratik olmayı getirecektir. Birçok yerde oranın dilini öğrenmeye çalışmanız yerel halkın hoşuna gider ve sizi misafirperverlikleriyle ödüllendirirler. Günde sadece 5–10 dakika bir çalışma yeterli olacaktır.</li>
<li>Paranızı kontrol edin ;Gezeceğiniz birçok yerde para değişimi yapmanız gerekecek. Bu konuda gidebileceğiniz değişim büroları ya da ATM’lerin nerelerde bulunduğunuparanızın en çok nerede değerli olduğunu araştırmanız gerekir. İlk olarak bir banka yada bir ATM’nin yerini tespit edin(ülkenin turistler için hazırladığı siteleri inceleyerek) ve kartınızı burada kullanıp kullanamayacağınızı öğrenin. Dünyanın farklı noktalarında kişisel bir bilgi olan PIN kodunu kullanarak işlem yapabilirsiniz. Bu nedenle PIN kodunuzun geçerli olup olmadığını öğrenin; değilse bankanıza ne yapılabileceğini danışın. Dört haneli bir PIN kodu dünyanın hemen hemen her yerinde size kolaylık sağlayacaktır.</li>
<li>Havayı önceden tahmin edin; Hava herhangi bir seyahatte oldukça önemli bir faktördür. <a title="tatil" href="http://www.tatilacentesi.com">Tatil</a> e çıkmadan önce ilgili web sitelerinden bir araştırma yapın ve giysilerinize buna göre karar verin. Hawaiian shirt ve şortunuz muhtemelen Londra’da kullanılamayacaktır. Bu nedenle yanınıza yağmurlu ve güneşli havalarda gece ve gündüz giyebileceğiniz giysiler alın.</li>
<li>Turist mevsimlerini araştırın; Turist yoğunluğunun hangi mevsimde az yada fazla olacağını bilmek karar vermeniz konusunda size yardımcı olacaktır. Gideceğiniz yerle ilgili turist mevsiminin tarihini araştırın ve tam olarak tatilinizi planlayın. Bazıları seyahatlerinde özel bir durumla (Rio Karnavalı New Orleans daki Mardi Gras) karşılaşmak isterler eğer siz de bu insanlardan biriyseniz her yıl çeşitlenen karnaval tarihlerini araştırmalısınız.</li>
<li>Özel görgü kuralları ve kanunları öğrenin Her ülke ister yazılı olsun ister değil farklı kurallar içerir. Bu konuda bilinçli olmanız nasıl davranmanız gerektiği konusunda size ipucu verecektir. Ek olarak tarihi önemi olan yerleri ziyarete gittiğinizde saygılı olmak adına nasıl davranmanız gerektiğini öğrenin(örneğin bir katedrali ziyaret ederken omuzlarınızı ve bacaklarınızı örter misiniz?).</li>
<li>Hasta olmak seyahat sırasında istenmeyen bir durumdur. Özellikle tropikal bir bölgeye gidiyorsanız kendinizi salgınlara karşı koruyun. Kinik ve hastaneler sıtma hepatit ve diğer bölgesel hastalıklara ve virüslere karşı ziyaretçiler için bir bölüme sahiptir. Özellikle &#8220;yeni ve gelişmiş&#8221; bakterilerevirüslere ve diğer hastalık yapıcı etkenlere karşı risk almak istemezsiniz. Daha fazla bilgi almak üzere Dünya Sağlık Örgütünün web sitesinden ulaşabilirsiniz. Varmadan önce ani rahatsızlık ya da yabancı besinlerden kaynaklanan kötü bir reaksiyon durumunda kullanmak üzere acil telefon numaralarının bir listesini yapın.</li>
<li>Kara Ulaşımını Öğrenin; Şehir otobüsü metro yada tren kullanmakla sadece tasarruf etmekle kalmaz aynı zamanda etrafı büyük ölçüde gezmiş olursunuz. İstediğiniz yerlere gitmek için şehir haritalarını kullanın ve ulaşım ağını öğrenin.</li>
<li>Önemli noktaları belirleyin Yerel yemekleri tadabileceğiniz yerleri keşfetmeyi unutmayın. İnternet bu amaçla kullanabileceğiniz en iyi araçtır.</li>
<li>Tarihi bilgi edinin; Tarihsel bir ön bilgi şehrin kültürü hakkında bilgi edinmenizi sağlar. Örneğin Filipinler in önceden İspanyol bir koloni olduğunu ve bağımsızlıkları için savaştıklarını bilmeniz anlamlı olacaktır.</li>
<li>Yola çıkmak için hazırlanın Yerel yemekler hakkında bilgi sahibi olmanız hazımsızlık gibi mide problemlerini önlemenize yardımcı olacaktır. Suyun kalitesini araştırmayı da unutmayın.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/tatil-e-gitmeden-arastirma-yapilmasi-gereken-konuar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köfteyi severim diyenler için Kestanelik Köftecisi Çatalca</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/kofteyi-severim-diyenler-icin-kestanelik-koftecisi-catalca.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/kofteyi-severim-diyenler-icin-kestanelik-koftecisi-catalca.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 14:19:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Spot]]></category>
		<category><![CDATA[Tanıtım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/?p=983</guid>
		<description><![CDATA[
Belki 3-4 yıldır uğrak yerlerimden biri olmuştur Kestanelik Köftecisi, Çatalca ya ya da ne zaman o tarafa diye çıksam uğramadan bir köfte yemeden dönmem. Hem yakınlığı hem Kestanelik Köyündeki rahattık bana hep sıcak gelmiştir. Eskiden ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2011/05/1.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-984" title="1" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2011/05/1-300x218.jpg" alt="" width="300" height="218" /></a></p>
<p>Belki 3-4 yıldır uğrak yerlerimden biri olmuştur Kestanelik Köftecisi, Çatalca ya ya da ne zaman o tarafa diye çıksam uğramadan bir köfte yemeden dönmem. Hem yakınlığı hem Kestanelik Köyündeki rahattık bana hep sıcak gelmiştir. Eskiden çalıştıran kişiler farklıydı son 2 yıldır gençler tarafından çalıştırılan bu mekan çok sade temiz bir yer. Çok misafirimi ağırladım diyebilirim kimi götürdüysem gidenlerin tamamı benden sonra kendileri de Kestanelik Köftecisini yanlız bırakmadılar. Köfte standartlarına uymayan (Gurme lerin köfte standartı) ama çok leziz aynı zamanda yanında bir el yapımı sos veriyorlar (salça) bu karışımı mutlaka deneyin derim. Çatalca yı bilenler Kestanelik Köyünü bilirler, bilmeyenler için Çatalca&#8217;dan Subaşı nı geçince Oklalı yönünde sanırım 3 Km sonra Kestanelik Köyü geliyor. Garanti olsun diye sizlere telefon numaralarını da veriyorum. Bu arada <span style="text-decoration: underline;"><strong><span style="color: #ff0000;">bu güzel köftenin porsiyonu yanında piyaz ile beraber 10 TL</span></strong></span></p>
<p>Tel: 0212 794 2176</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/kofteyi-severim-diyenler-icin-kestanelik-koftecisi-catalca.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çatalca da çay keyfi</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/catalca-da-cay-keyfi.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/catalca-da-cay-keyfi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 14:31:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[çatalca çay bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[çay bahçesi]]></category>
		<category><![CDATA[gökçeali köyü çatalca]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulda piknik yeri]]></category>
		<category><![CDATA[kahvaltı sofrası]]></category>
		<category><![CDATA[piknik yeri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/?p=722</guid>
		<description><![CDATA[Ne zamandır hep derim çatalaca da dumanı üstünde tüten bir çay içemedim diye.  Gökçeali köyü nde alpet benzin istasyonu arkasında yeni açılmış bir işletme. Nefis çay var istersen piknik yap istersen mangallık ne varsa yanında götür ordan zaten ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/08/DSCF4589.JPG"><img class="alignnone size-medium wp-image-723" title="gökçeali piknik alanı" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/08/DSCF4589-300x225.jpg" alt="gökçeali piknik alanı" width="300" height="225" /></a>Ne zamandır hep derim çatalaca da dumanı üstünde tüten bir çay içemedim diye.  Gökçeali köyü nde alpet benzin istasyonu arkasında yeni açılmış bir işletme. Nefis çay var istersen piknik yap istersen mangallık ne varsa yanında götür ordan zaten size mangal da verecekler geriye kalan ne lazımsa. Yok hiçbirşey götürmem derseniz zaten ne istiyorsanız ordan getiriyorlar. Bu arada ben sabah kahvaltısına da gittim bahçeden domates biber köy yumurtası vs. çok lezizdi. Karı koca işletmeciler de çok şekerler bu arada aileceken çekip çeviriyorlar koca piknik alanını.  Çocuklarınızla giderseniz hiç meraklanmayın çocuklarınız ördeklerle çok iyi vakit geçireceklerdir ayrıca spor aktivitelerine de katılabilirler . Ne diyeyim çatalca dediğiniz ne kadarlık yol birde tarif edeyim edeyim sizlere Çatalca gişelerden çıktıktan sonra subaşı istikametine giderken gökçeali köyü geliyor hemen köy girişinde göreceğiniz alpet benzin istasyonunun hemen arkasındadır.  Fiyatlar oldukça makul , temizlik ve intizamda harika gidip görmenizi tavsiye ederim.</p>
<p>Birkaç resim<br />

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-7-722">

	<!-- Slideshow link -->
	<div class="slideshowlink">
		<a class="slideshowlink" href="http://www.gezihatiralari.com/catalca-da-cay-keyfi.html?show=slide">
			[Show as slideshow]		</a>
	</div>

	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://www.gezihatiralari.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=7&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-131" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4611.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4611" alt="DSCF4611" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4611.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-130" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4596.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4596" alt="DSCF4596" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4596.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-129" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4595.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4595" alt="DSCF4595" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4595.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-128" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4594.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4594" alt="DSCF4594" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4594.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-127" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4591.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4591" alt="DSCF4591" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4591.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-126" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4590.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4590" alt="DSCF4590" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4590.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-125" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4589.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4589" alt="DSCF4589" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4589.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-124" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4588.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4588" alt="DSCF4588" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4588.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-123" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4587.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4587" alt="DSCF4587" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4587.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-122" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4586.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4586" alt="DSCF4586" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4586.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-121" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4585.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4585" alt="DSCF4585" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4585.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-120" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/DSCF4568.JPG" title=" " class="shutterset_set_7" >
								<img title="DSCF4568" alt="DSCF4568" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/gokceali-cay-bahcesi/thumbs/thumbs_DSCF4568.JPG" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-clear'></div>
 	
</div>

</p>
<p>Haritada nerde<br />
<iframe width="425" height="350" frameborder="0" scrolling="no" marginheight="0" marginwidth="0" src="http://maps.google.com/maps?f=q&amp;source=s_q&amp;hl=en&amp;geocode=&amp;q=%C3%87atalca,+Turkey+g%C3%B6k%C3%A7eli&amp;sll=41.205652,28.462315&amp;sspn=0.03571,0.090551&amp;ie=UTF8&amp;ll=41.209591,28.450212&amp;spn=0.035713,0.090551&amp;z=14&amp;output=embed"></iframe><br /><small><a href="http://maps.google.com/maps?f=q&amp;source=embed&amp;hl=en&amp;geocode=&amp;q=%C3%87atalca,+Turkey+g%C3%B6k%C3%A7eli&amp;sll=41.205652,28.462315&amp;sspn=0.03571,0.090551&amp;ie=UTF8&amp;ll=41.209591,28.450212&amp;spn=0.035713,0.090551&amp;z=14" style="color:#0000FF;text-align:left">View Larger Map</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/catalca-da-cay-keyfi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezi</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/gezi.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/gezi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2009 11:55:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/?p=692</guid>
		<description><![CDATA[
gezihatiralari.com
Bir yerden bir yere yapılacak gezinizde size rehber olabilecek ve sizinde anılarınızın paylaşabileceğiniz bir gezi portalıdır.
Hatıralarınızı ve gezi yazılarınız üye olarak paylaşabilir, gezi sayfalarımıza yorum yazabilirsiniz.
Sizde paylaşın güzellikleri tekrar yaşayın.
Gezi Hatıralarınızı yada paylaşmak istediğiniz bilgileri üye olduktan ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/04/gezi.jpg"></a><br />
gezihatiralari.com<br />
Bir yerden bir yere yapılacak gezinizde size rehber olabilecek ve sizinde anılarınızın paylaşabileceğiniz bir gezi portalıdır.</p>
<p>Hatıralarınızı ve gezi yazılarınız üye olarak paylaşabilir, gezi sayfalarımıza yorum yazabilirsiniz.<br />
Sizde paylaşın güzellikleri tekrar yaşayın.</p>
<p>Gezi Hatıralarınızı yada paylaşmak istediğiniz bilgileri üye olduktan sonra üye girişi yaparak. Yaz menüsünden kolayca yapabilirsiniz. Yazılarınız yazarlarımız tarafından kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/gezi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Datça</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/datca.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/datca.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Apr 2009 13:46:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Muğla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/?p=671</guid>
		<description><![CDATA[
Datça Tatil ve Datça otelleri Datça Tatil ve Turizm
M.Ö.VII.Y.Y.’da Ege adalarından gelerek Ionya’nın güney kıyılarına yerleşen Dor’lar tarafından kurulmuştur. Datça ve çevresi çok eski bir tarihe ve medeniyete sahiptir. Ünlü heykeltraş Prokstel burada yaşamıştır. Şehirde ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/03/117.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-667" title="Datça" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/03/117.jpg" alt="Datça" width="590" height="443" /></a></p>
<p>Datça Tatil ve <a title="Datça Otelleri" href="http://mugla.tatilacentesi.com/datca-otelleri/">Datça otelleri</a> Datça Tatil ve Turizm<br />
M.Ö.VII.Y.Y.’da Ege adalarından gelerek Ionya’nın güney kıyılarına yerleşen Dor’lar tarafından kurulmuştur. Datça ve çevresi çok eski bir tarihe ve medeniyete sahiptir. Ünlü heykeltraş Prokstel burada yaşamıştır. Şehirde Apollon ve Venüs adına yapılmış çeşitli mabetler, büyük tiyatro, oyun ve toplantı yerleri bulunmaktadır. Zamanın en ünlü tıp merkezi Datça’dadır. çevreye göre rutubet oranı az, nefis havası ve şifalı suları ile Datça, yaşanılmaya değer bir yerdir.</p>
<p>Resimlerle Datça<br />
Fotoğraf arşivi fotoğraf sanatçısı &#8221; İskan KAZAK &#8221; a aittir<br />

<div class="ngg-galleryoverview" id="ngg-gallery-2-671">

	<!-- Slideshow link -->
	<div class="slideshowlink">
		<a class="slideshowlink" href="http://www.gezihatiralari.com/datca.html?show=slide">
			[Show as slideshow]		</a>
	</div>

	<!-- Piclense link -->
	<div class="piclenselink">
		<a class="piclenselink" href="javascript:PicLensLite.start({feedUrl:'http://www.gezihatiralari.com/wp-content/plugins/nextgen-gallery/xml/media-rss.php?gid=2&amp;mode=gallery'});">
			[View with PicLens]		</a>
	</div>
	
	<!-- Thumbnails -->
		
	<div id="ngg-image-10" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/1.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="1.jpg" alt="1.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_1.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-11" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/10.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="10.jpg" alt="10.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_10.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-12" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/12.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="12.jpg" alt="12.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_12.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-13" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/18.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="18.jpg" alt="18.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_18.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-14" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/2.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="2.jpg" alt="2.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_2.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-15" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/28.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="28.jpg" alt="28.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_28.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-16" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/3.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="3.jpg" alt="3.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_3.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-17" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/4.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="4.jpg" alt="4.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_4.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-19" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/44.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="44.jpg" alt="44.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_44.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-20" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/45.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="45.jpg" alt="45.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_45.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-21" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/48.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="48.jpg" alt="48.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_48.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-22" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/49.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="49.jpg" alt="49.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_49.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-23" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/50.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="50.jpg" alt="50.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_50.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-24" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/54.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="54.jpg" alt="54.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_54.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-27" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/7.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="7.jpg" alt="7.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_7.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-28" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/72.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="72.jpg" alt="72.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_72.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-29" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/76.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="76.jpg" alt="76.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_76.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-30" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/8.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="8.jpg" alt="8.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_8.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-31" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/83.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="                               " alt="                               " src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_83.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 		
	<div id="ngg-image-32" class="ngg-gallery-thumbnail-box"  >
		<div class="ngg-gallery-thumbnail" >
			<a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/9.jpg" title=" " class="shutterset_set_2" >
								<img title="9.jpg" alt="9.jpg" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/gallery/datca/thumbs/thumbs_9.jpg" width="100" height="75" />
							</a>
		</div>
	</div>
	
		
 	 	
	<!-- Pagination -->
 	<div class='ngg-clear'></div>
 	
</div>

</p>
<p>Haritada Datça</p>
<p><iframe src="http://maps.google.com/maps?f=q&amp;source=embed&amp;hl=tr&amp;geocode=&amp;q=dat%C3%A7a&amp;sll=40.610173,43.09576&amp;sspn=0.037988,0.090637&amp;gl=tr&amp;ie=UTF8&amp;ll=36.743836,27.695503&amp;spn=0.080193,0.181274&amp;z=13&amp;iwloc=addr&amp;output=embed" frameborder="0" marginwidth="0" marginheight="0" scrolling="no" width="425" height="350"></iframe><br />
<small><a style="color: #0000ff; text-align: left;" href="http://maps.google.com/maps?f=q&amp;source=embed&amp;hl=tr&amp;geocode=&amp;q=dat%C3%A7a&amp;sll=40.610173,43.09576&amp;sspn=0.037988,0.090637&amp;gl=tr&amp;ie=UTF8&amp;ll=36.743836,27.695503&amp;spn=0.080193,0.181274&amp;z=13&amp;iwloc=addr">Daha Büyük Haritayı Görüntüle</a></small></p>
<p>İlçe merkezinde ve yakın bölgelerindeki köylerde bulunan tertemiz plajlar ve koyları ile Datça tam bir Akvaryum cennetidir.Tertemiz sularında ve mavi bayraklı koylarında deniz keyfi bir başka çıkıyor. Datça&#8217;ya yolunuz düşerse Eski Datça&#8217;yı mutlaka görmelisiniz.Adının Eski Datça olduğuna bakmayın.Datça&#8217;nın üç mahallesinden en düzenlisi ve son yılların gözde mekanlarının yer aldığı yer aldığı bir yer burası.Eskiliği ilk yerleşim yeri ve yıkılmış eski binaların yoğunlukta olması.Şimdi o yıkıntılar tek tek ayağa kaldırılıyor ve el yakan paralarla satışa sunuluyor.En fazla iki katlı olan eski Datça evleri,bir sanat ürünü taş işçiliği ve begonvillerle süslü dar sokaklarla görsel bir zenginlik kazandırmış.</p>
<p>Knidos M.Ö.4. yüzyılda ticari nedenlerle Tekir Burnu&#8217;na taşınır.Hippodamus planına göre kurulan şehirde birbirinden güzel tapınaklar,kutsal alanlar,tiyatrolar ve görkemli binalar yapılır.Çok sayıda bilim adamı ve sanatçı yetişir.Tarihin ikinci büyük ve önemli tıp okulu Knidos&#8217;ta açılır.Heykeltraş Praksiteles tarafından çıplak olarak yapılan güzellik ve aşk tanrıçası Afrodit Heykeli&#8217;nin güzelliği dillere destan olur.Sadece bu heykeli görmek için uzak diyarlardan Knidos&#8217;a ziyaretçi akını başlar.<br />
Datça&#8217;nın bitki zenginliği antik çağlardan beri biliniyor. Knidos&#8217;un bir tıp merkezi olmasında bu özelliğinin de önemli rol oynadığı açık. İklim özellikleri Flora zenginliğinin başlıca nedeni. Datça florası denilince akla öncelikle badem geliyor. İster baharın çağla bademi, isterse sonrasının badem içi düşünülsün fark etmiyor. Datça bademi her ikisinde de söz sahibi.</p>
<p>Kızlan yöresinde,Marmaris yolu kenarında,gelip geçerken gördüğümüz,umudunu kesmiş,biraz yorgun ve biraz küs duran,kollarından kesip rüzgarlarından ettiğimiz yel değirmenleri. Bu değirmenlerden bir tanesi Datça Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından restore edildi ve gayette güzel oldu.Hayal ediyoruz;diğer değirmenleri de restore ediyoruz.Çevre ile uyumlu bir proje ile çevre düzenlemesi yapıyoruz.kuyulardan su çekip yaptığımız göleti dolduruyoruz.Bahçeler oradan sulanıyor,parklar ortaya çıkıyor.</p>
<p>Zeytin ağacının heybeti,bütün ağaçların en asili oluşu henüz tarihin bile hesaplanamadığı zamanlardan gelişinden olsa gerek.Zeytin meyvesinin suyu olan zeytinyağı,suyunu,rüzgarını aldığı her bölgede farklı lezzetler ediniyor.Datça&#8217;nın sarıdan yeşile dönüşen altın sıvısının lezzetine diyecek yok.</p>
<p>Ege ve Akdeniz kıyılarımız,bu kıyıların binbir güzellikteki koyları,körfezleri bugün mavi yolculuğun odak noktalarını oluşturmaktadırlar.Mavi yolculuk süresince doğal güzelliklerle bütünleşen antik kalıntılar ve anıtlar da onun doyum olmaz süsü oluyor.Mavi Yolculuk ismi Sabahattin Eyüboğlu&#8217;nundu.Yolculuğa niçin mavi dediğini ise ancak bu yolculuk sona erdikten sonra iyi anlaşılabilir.Deniz ve Gök masmavi bu yolculuk boyunca,hem de mavinin her tonunda.Datça;doğal kumsalları,denizi ve güneşi ile kendini dünya turizmine hazır hisseden,her yönüyle bakir bir yarımadadır.</p>
<p>Datça bademi Türkiye&#8217;nin en lezzetli bademidir.Nurlu&#8217;su,Ak&#8217;ı,Kababağ&#8217;ı,Dedebağ&#8217;ı,Sıra&#8217;sı ve Diş&#8217;iyle çeşit çeşit badem bulunuyor.En kalitelisi Nurlu,en kolay yeneni kabukları ince olan Diş&#8217;li bademdir.Bademin dış kabukları yeşil ve taze iken yenilenine Çağla denir.Latince ismi Prunos Amygdalus ve Prunusdulcis&#8217;dir.Biri tatlı diğeri acı badem olup,fosfor,çinko,bakır,kalsiyum,demir ve özel yağlar içerir.Besin değeri çok yüksek olan ve eczacılıkta bir çok alanda kullanılmaktadır.Datça bademi şu anda dünyanın en iyi bademi olarak kabul edilmekte olup,ikinci sırada Amerikan bademleri gelmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/datca.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Edirne</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/edirne.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/edirne.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 11:12:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[İpsala]]></category>
		<category><![CDATA[Enez]]></category>
		<category><![CDATA[Havsa]]></category>
		<category><![CDATA[Kırkpınar Güreşleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kırkpınar Güreşleri nin Tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[keşan]]></category>
		<category><![CDATA[Lalapaşa]]></category>
		<category><![CDATA[Meriç]]></category>
		<category><![CDATA[Süloğlu]]></category>
		<category><![CDATA[uzunköprü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/edirne/</guid>
		<description><![CDATA[
EDİRNE
Türkiye ile Yunanistan arasındaki Tekirdağ’ın kuzeyinde yer alan Edirne, yıllar boyu Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış ve 18. yüzyılda ise Avrupa’nın en büyük yedi şehrinden biri olmuştur.
100 yıl kadar bir süre Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olması buradaki ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/03/13.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-598" title="Edirne" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/03/13.jpg" alt="Edirne" width="550" height="547" /></a></p>
<p>EDİRNE</p>
<p>Türkiye ile Yunanistan arasındaki Tekirdağ’ın kuzeyinde yer alan Edirne, yıllar boyu Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış ve 18. yüzyılda ise Avrupa’nın en büyük yedi şehrinden biri olmuştur.</p>
<p>100 yıl kadar bir süre Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti olması buradaki tarihi ve mimari açıdan önemli yapıların sebebidir. Edirne, camileri, dini yapıları, köprüleri, eski pazar yerleri, kervansarayları ve saraylarıyla yaşayan bir açık hava müzesidir.</p>
<p>Kırkpınar Güreşleri’nin Tarihçesi:</p>
<p>Tarihi Kırkpınar Güreşleri’nin doğuşuna ilişkin çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan en yaygın olanı kısaca şöyledir:<br />
1346 yılında Orhan Gazi’nin Rumeli’yi ele geçirmek için düzenlediği seferler sırasında, kardeşi Süleyman Paşa 40 askerle Bizanslılar’a ait Domuzhisar’ın üzerine yürür. Baskınla burasını ele geçirirler. Öteki hisarların da ele geçirilmesinden sonra, 40 kişilik öncü birlik geri dönerler ve şimdi Yunanistan’ın topraklarında kalan Samona’da mola verirler. 40 cengaver burada güreşe tutuşurlar. Saatlerce süren güreşlerde, adlarının Ali ile Selim olduğu rivayet edilen iki kardeşin bir türlü yenişemedikleri görülür.<br />
Daha sonra bir Hıdrellez gününde, Edirne yakınlarındaki Ahıköy çayırında aynı çift yeniden güreşe tutuşurlar. Bütün bir gün güreşmelerine rağmen yine yenişemeyen kardeş pehlivanlar, gece boyunca da mum ve fener ışığında mücadelelerini sürdürmeye devam ederler. Ancak solukları kesilerek oldukları yerde can verirler.<br />
Arkadaşları onları aynı yerdeki bir incir ağacının altına gömerek oradan ayrılırlar. Yıllar sonra ise aynı yere gittiklerinde iki pehlivanın mezarlarının bulunduğu yerde gür bir pınar görürler. Bundan sonra halk orada yatanların anısına o yöreye, “KIRKPINAR” adını verirler.<br />
Yunanistan’ın Samona köyünün merası içindeki alan asıl KIRKPINAR çayırıdır. Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı sonunda, Kırkpınar Güreşleri Edirne ile Mustafapaşa yolu arasındaki “Virantekke” denilen yerde düzenlenmiştir.<br />
Cumhuriyet’ten sonra 1924 yılında ise güreşler Edirne’nin Sarayiçi mevkiinde yapılmaya başlanmıştır.<br />
Kırkpınar Güreşleri 1928 yılına kadar ağaları tarafından düzenlenmiştir. Güreşlerdeki ödülleri ve misafirlerin ağırlanmasını hep ağalar karşılamıştır. Ancak 1928 yılında ülkede meydana gelen ekonomik sıkıntılar nedeniyle ağalığa talip çıkmayınca, güreşlerin organize ve gelenleri ağırlama işi Kızılay ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından üstlenilmiştir.<br />
1946 yılında ise Tarihi Kırkpınar Güreşleri Edirne Belediyesi’nce düzenlenmeye başlanmıştır. Bu yıl da zamanın Belediye Başkanı Tahsin ŞIPKA Kırkpınar Güreşleri’ni Belediye hizmetleri arasına almıştır.</p>
<p>Pehlivan:<br />
Pehlivan sözcüğü farsçadır. Burhan-katia göre asıl anlamı yürekli cesur (Şeci) yiğit (dili) ise de, Zabit, vali, iri vücutlu ve doğru sözlü kimseye de Pehlivan denilir. Bu nedenle yerine göre çeşitli zamanlar için kullanılmıştır.<br />
Selçuklular zamanında kahramanlık gösteren savaşçılara, üstün başarı kazanan atıcı, güreşçi, gürzcü’lere Pehlivan denildiği gibi bu sıfatın 16. yüzyıl başlarında yalnız sporcular için kullanılmış olmasıdır. Pehlivan deneyiminin bu anlamda kullanılışı Sultan II. Mahmut çağının sonuna kadar süre gelmiştir.<br />
Türk Milleti erkeği, kadın ve çocuğuyla güreş sever, güreşçiye saygı duyar ve Pehlivanlara ayrıcalık tanır, şüphesiz ki bu sevgi ve saygı, Türk’ün ruhundaki savaşçılık kahramanlık duygulardan ve sporu bu yönüyle görmesinden kaynaklanmaktadır. Güreşçiye karşı duyduğu sevgi ve saygı da pehlivanların herkesten daha güçlü kuvvetli, vücut yapısının, adalelerinin daha gelişmiş, görünüşünün daha sağlıklı görünmesinden, davranışının yiğitçe, karakterinin doğru ve mertçe oluşu, diline eline ve beline güvenilir olmasından ileri gelmektedir.<br />
Osmanlılar zamanında saray dışında yapılan güreş yarışmaları panayırlarda, düğünlerde kulüplerde bir hayır kurumu yararına veya meslek edinmiş organizatörlerin özel yer ve salonlarında yapılırdı, ayrıca Düğün Güreşleri, Ramazan Güreşleri, Hayır Kurumlarına yapılan Güreşler vardı.</p>
<p>Harita da Edirne</p>
<p><small><a style="color:#0000FF;text-align:left" href="http://maps.google.com/maps?sourceid=navclient&amp;hl=tr&amp;q=edirne&amp;ie=UTF8&amp;split=0&amp;gl=tr&amp;ei=ePXVSdStHYWY_Aa_srGnDQ&amp;z=14&amp;iwloc=addr&amp;ll=41.683297,26.564598&amp;source=embed">Daha Büyük Haritayı Görüntüle</a></small></p>
<p><small></small> Edirne&#8217;nin Nüfusu: Yüzölçümü: 6.074 km² Nüfusu: 396.462 (2007) Nüfus Yoğunluğu: 65 Şehir Nüfusu: 259.809 (2007) Köy Nüfusu: 136.653 (2007) Yıllık Nüfus Artış Hızı: %-0,49 Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı: %9,29 Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı: %-12,30 İl Trafik No: 22 İl Telefon Kodu: 284.<br />
İlçeleri: Enez, Havsa, İpsala, Keşan, Lalapaşa, Meriç, Süloğlu ve Uzunköprü&#8217; dür.<br />
TARİHİ : Edirne’nin en eski halkı, Traklar soyundan Odrisler’in yörede, Meriç ve Tunca ırmaklarının birleştiği bugünkü Edirne’nin bulunduğu yerde bir kent kurdukları bilinmektedir. Odrisler’den sonra yöreye egemen olan Makedonyalılar Dönemi’nde kent, büyük bir olasılıkla Odris yada Odrisia adının değişmesi sonucu, Orestia/Orestas olarak anılmaya başlanmıştır. İS II. yy’ da Roma İmparatoru Hadrianus, (117-138) Orestia Kasabası’nın stratejik önemi nedeniyle buraya kent statüsü verdi ve kendi adını koydu. Böylece, Roma Dönemi’nde kent Hadrianopolis/Hadrianupolis/Adrianupolis/ Adrianapolis adlarıyla anıldı. Adrianopolis zamanla Adrianople/Adrianopel olarak değişti. Osmanlı dönemi başlarında Edrinus/Edrune/Edrinabolu/Endriye diye anıldı. 1476’da yazılan Aşıkpaşazade Tarihi’nde kentin adı Edrene olarak geçer. XVI.yy başlarında kentin Edirne olarak adlandırıldığı görülür. Edirne 1361 yılında I.Murat tarafından fethedilmiş ve İstanbul’un alınışına kadar 92 yıl boyunca Osmanlı Devleti’nin başkenti olmuştur.</p>
<p>COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ: Marmara Bölgesi&#8217;nin Trakya bölümünde bulunan Edirne&#8217;nin denizden yüksekliği 41 metredir. Edirne genel olarak geniş düzlüklerle, basık tepelerin yer almış bulunduğu coğrafi konuma sahiptir. Karasal bir iklime sahiptir. Kışlar, Akdeniz iklimi etkisini gösterdiği zamanlarda ılık ve yağışlı, kara iklimi etkisini gösterdiğinde de sert ve yağışlı geçmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, bahar dönemi yağışlıdır. İlde en sıcak aylar, Haziran, Temmuz, Ağustos en soğuk aylar ise Aralık ve Ocaktır. Yaz ayları ortalama sıcaklığı ise 23,4 Cc dir.<br />
Tarihi Evleri : Taş duvar ve sıvayla örülmüş ahşap iskelet sistemleri ile yapılırdı. Bu evler genellikle yanındaki daha yüksek saçaklara çift eğri öğe ile bağlanan bir çatıyla örtülü, az derinde kalan locanın içine yerleştirilmiş merkezi girişi ile kusursuz bir simetriye sahipti. Balkan Yarımadası&#8217;nın hemen her tarafında en küçüğünden en gösterişlisine kadar bütün evlerde &#8220;hayat&#8221; denilen bölümler vardır. Oda kapılarının açıldığı yer olan bu bölüm, doğrudan evin bahçesine bakan yönde 1,5-2 metrelik direkler üzerine dayandırılmıştır. Hayatların sonunda bir basamak yükseklikte dört köşe bir kısım ayrılarak, tahta sedirlerle çevrilirdi. Evin harem ve selamlıklarında büyük kapıların açıldığı bahçe kısımları olan avluların uygun bir yerinde mermer bir çeşme bulunurdu. Bazı evlerde avluların ortasında küçük havuzlar, üzerine asma sardırılmış çardaklar vardı. Harem ve selamlık avlularından birbirine geçilecek küçük kapı bulunurdu..<br />
ÖREN YERLERİ: Enez Antik Kenti: Enez ( Ainos ) tarihi dönemlerde çok önemli bir liman iken bugün kıyıdan 3.5 km içeridedir. Tarih boyunca birçok kereler restore edilmiş olan Enez Kalesi görülmeye değer. Aynı zamanda M.Ö. 6 ıncı yüzyıla dayanan bir kilise, bazı oyma mezarlar ve suları berrak bir de plajı bulunmaktadır. Dolmenler (Menhir, Taş Mezarlar): Lalapaşa ilçesinde İ.Ö.2000 sonları ile İ.Ö. 1000 başlarından kalma &#8216;Dolmenler&#8217; (menhir, taş mezarlar) bulunmaktadır. Yapılan kazılarda mezar içlerinde bazı araçlar (Göz yaşı şişesi, madeni takılar) bulunmuş ve bunlar Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi&#8217;nde sergilenmektedir.<br />
Camileri, Külliyeleri, Kiliseleri Ve Havraları: Selimiye Camii: Edirnen&#8217;nin en önemli eseri olan Mimar Sinan&#8217;ın ustalık dönemi eseri Selimiye Cami Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. 1569 &#8211; 1575 yılları arasında II. Selim tarafından yaptırılmıştır. Taş işçiliği, çinileri ve kalem işleri bakımından eşsiz bir eserdir. Kentin diğer önemli cami ve kiliseleri Üç Şerefeli Cami, Muradiye Cami, II. Bayezid Cami Ve Külliyesi, Eski Cami , Yıldırım Camii, Fatih Cami (Enez Ayasofyası), Sokullu Külliyesi (Kasım Paşa Külliyesi), Sweti George Kilisesi, Yahudi Havrasıdır. Selimiye Cami (Merkez): Mimar Sinan&#8217;ın 80 yaşında yarattığı ve &#8220;Ustalık eserim&#8221; dediği anıtsal yapı Osmanlı Türk sanatının ve Dünya Mimarlık Tarihinin baş eserlerindendir. Edirne&#8217;nin ve Osmanlı İmparatorluğunun simgesi olan cami, kentin merkezinde yer almaktadır. Çok uzaklardan dört minaresi ile göze çarpan yapı, kurulduğu yerin seçimiyle, Mimar Sinan&#8217;ın aynı zamanda usta bir şehircilik uzmanı olduğunu da göstermektedir. Kesme taştan yapılan cami, 2475 m2&#8242;lik bir alanı kaplar. Mimarlık tarihinde en geniş mekana kurulmuş yapı olarak nitelenen Selimiye Camisi, yerden yüksekliği 43,28 m olan, 31,30 m çapındaki kubbesiyle ilgi çeker. Ayasofya&#8217;nın kubbesinden daha büyük olan kubbe 6 m genişliğindeki kemerlerle birbirine bağlanan sekiz büyük payeye oturur. Cami, mimari özelliklerinin erişilmezliği yanında taş, mermer, çini, ahşap, sedef gibi süsleme özellikleriyle de son derece önemlidir. Mihrap ve minberi mermer işçiliğinin baş yapıtlarındandır. Yapının çini süslemelerinin, Osmanlı ve Dünya sanatında ayrı bir yeri vardır. XVI. yy. çiniciliğinin en güzel örnekleri olan bu çiniler, &#8216;sıraltı&#8217; tekniğinde olup, İznik&#8217;te yapılmıştır. Selimiye camisinin 3,80 m çapında 70,89 m yüksekliğinde, üçer şerefeli dört zarif minaresi vardır. Cümle kapısının iki yanındakiler üçer yollu olup, her şerefeye ayrı merdivenlerden çıkılır. Diğer iki minare ise birer yolludur. Bir külliye olarak inşa edilen yapının, geniş dış avlusunda Darüssıbyan, Darülkur&#8217;a ve Darülhadis yapıları bulunmaktadır. Üç Şerefeli Cami (Merkez): 1443-1447 yılları arasında, II. Murat tarafından yaptırılmıştır. Cami Osmanlı sanatında, erken ve klasik dönemler üslubu arasında yer alır. Burada ilk kez uygulanan bir planla karşılaşılmaktadır. 24 m çapındaki büyük merkezi kubbe, ikisi paye, dördü duvar payesi olmak üzere altı dayanağa oturur. Yanlarda daha küçük ikişer kubbe ile örtülü kare bölümler vardır. Yapı, bir yenilik olarak enine dikdörtgen planlıdır. Bu planı Mimar Sinan, İstanbul camilerinde daha gelişmiş biçimi ile uygulamıştır. Ayrıca Osmanlı mimarisinde revaklı avlu ilk kez bu camide kullanılmıştır. Avlunun dört köşesine minareler yerleştirilmiştir. Üç şerefeli cami, bu özellikleriyle sonraki camilere öncü olan anıtsal bir yapıdır. Camiye adını veren üç şerefeli abidevi minare, 67,62 m yüksekliğindedir. Her şerefeye ayrı yollardan çıkılmaktadır. Caminin süslemeleri de ilginçtir. Revak kubbelerindeki özgün kalem işleri, Osmanlı camilerindeki en eski örneklerdendir. Muradiye Cami (Merkez): Muradiye mahallesinde, Sarayiçi&#8217;ne egemen bir tepeye II. Murat tarafından yaptırılmıştır. Yazıtında tarih yoktur. Yan mekanlı (zaviyeli) camilerin en güzel örneğidir. Cami, dış görünüşünün yalınlığına karşın,iç süslemesi yönünden XV. yüzyıl Osmanlı sanatının dikkat çeken yapıtlarındandır. Mihrap ve duvarları kaplayan çiniler, Türk çini sanatının en güzel örneklerindendir. II. Bayezit Cami ve Külliyesi (Merkez): Tunca Nehri kıyısında, şehir merkezine 2 km uzaklıkta bulunan külliye, Edirne&#8217;nin en önemli yapıtlarındandır. Cami, tıp medresesi, imaret, darüşşifa, hamam, mutfak, erzak depoları ve diğer bölümleriyle geniş bir alana yayılmıştır. II. Bayezıt&#8217;ın 1484-1488&#8242;de yaptırdığı külliyenin mimarı Hayreddin&#8217;dir. Çok etkileyici bir görünümü olan külliye, küçüklü büyüklü yüze yakın kubbeyle örtülüdür. Yapıların en ilginci 20,55 m çaplı, tek kubbeli, iki minareli anıtsal camidir. Ana kubbeli mekanın yanlarında dokuzar kubbeli Tabhane (kitap basım yeri) bölümleri vardır. Bu bölümler doğrudan dışarı açılmaktadır. Mermer mihrap ve minber yalın görünüşlüdür. Somaki mermerden, son derece zarif hünkar mahfili, Edirne&#8217;deki ilk örnektir. Eski Cami (Merkez): Edirne&#8217;de Osmanlılardan günümüze ulaşmış en eski anıtsal yapıdır. 1403’de Emir Süleyman tarafından yapımına başlanmış, Çelebi Sultan Mehmet zamanında 1414&#8242;te bitirilmiştir. Mimarı, Konyalı Hacı Alaaddin, kalfası Ömer ibn İbrahim&#8217;dir. Yıldırım Camii (Merkez): Edirne&#8217;nin XIV. yüzyıldan kalma en eski camisi olup, şehir merkezine 3 km uzaklıktadır. Gerek planı, gerekse sütun başlıkları, yapının haç planlı bir Bizans kilisesi olduğunu göstermektedir. Yıldırım Bayezıt adına camiye dönüştürülürken (1400) temel dışında yeniden yapılmıştır. Ancak kıble yapının eksenine uymadığından, mihrap, haç kollarından birinin köşesine konmuş, eğimli bir görünüş almıştır. Günümüzdeki görünümüyle dört kemerli, kubbeli ve tek minareli camidir. Fatih Cami (Enez Ayasofyası-Enez): Bizans döneminden kalan yapı, oldukça büyüktür. Köşe duvarlı, haç planlı kiliseler grubundandır. Yapı, Osmanlı döneminde güneydeki kola mihrap ve minber yerleştirilerek camiye dönüştürülmüştür. Uzunlamasına gelişmiş haç planı ile Orta Bizans, dış yüzdeki tuğla süslemeleriyle de geç Bizans dönemi özellikleri göstermesi bakımından ilginçtir. Cami günümüzde yıkık durumdadır. Sokullu Külliyesi (Kasım Paşa Külliyesi-Havsa): Havsa ilçesinde, Edirne yolundadır. 1576-1577&#8242;de Sokullu Mehmet Paşanın oğlu Kasım Paşa adına Mimar Sinan&#8217;a yaptırılmıştır. Külliye; iki kervansaray, cami, medrese, imaret, çifte hamam, tekke, köprü ve arastadan oluşuyordu. Günümüzde yalnızca cami, hamam, cami avlusuna dayalı ve ne olduğu anlaşılamayan ocaklı-nişli bir duvar, arastanın ortasında cami ile kervansarayı bağlayan dua kubbesi ve külliyeye daha sonra eklenmiş çeşme görülmektedir. Sweti George Kilisesi (Merkez): Edirne&#8217;nin Kıyık semtinde 1880 yılında inşa edilmiştir. 1889&#8242;da dekore edilen kilisedeki yazılar Slav Bulgarcası ile yazılmıştır. Daha önce aynı yerde bulunan kiliseden kalma bazı tablolar vardır. Yapı bakımlı durumdadır. Yahudi Havrası (Merkez): Edirne&#8217;nin Kaleiçi mevkiinde olup, 1902-1903 yıllarında inşa edilmiştir. Bugün yıkık durumdadır..<br />
Köprüleri: Edirne&#8217;deki önemli yapı türlerinden biri de köprülerdir. Edirne&#8217;nin içinde bulunan ve Sinan devrinin Edirne dışında inşa ettiği köprülerin güzelliğine başka kentlerde erişilememiştir. Bu kentteki köprülerin en eskisi Bizans İmparatoru Michael Palaiologos (1261-1282) dönemindendir. Köprü sonradan Gazi Mihal Bey tarafından yeniletildiğinden onun adı ile anılır (1420). 1640&#8242;da Kemankeş Kara Mustafa Paşa bu yirmiyedi gözlü köprüye sivri kemerli Tarih Köşkü&#8217;nü ekletmiştir. 1451&#8242;de yapılan Şahabettin Paşa (Saraçhane) Köprüsü on iki ke- merli ve on bir ayaklıdır. 1452&#8242;de Fatih döneminde yaptırılan Fatih Köprüsü, 1488&#8242;de Mimar Hayrettin&#8217;in yapıtı olan Bayezid Köprüsü, 1560&#8242;da Mimar Sinan&#8217;ın eserleri arasında yer alan Saray (Kanuni) Köprüsü, 1608-1615 yılları arasında Sedefkar Mehmed Ağa&#8217;nın yaptığı Ekmekçizade Ahmed Paşa Köprüsü, 1842-1847 yılları arasında Meriç&#8217;le Arda&#8217;nın birleştiği yerde tamamlanan Meriç Köprüsü (Yeni Köpıü) Edirne&#8217;nin en önemli köprüleridir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/edirne.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>PİERRE LOTİ</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/pierre-loti.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/pierre-loti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2009 20:45:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[Eyüp]]></category>
		<category><![CDATA[haliç]]></category>
		<category><![CDATA[Pierre Loti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/pierre-loti/</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç yüz yıllık geçmişe sahip kahve eşsiz manzarasıyla sizi alıp eski zamanlara götürüyor..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2008/02/1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-511" title="Pierre Loti" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2008/02/1.jpg" alt="Pierre Loti" width="480" height="316" /></a><br />
Eyüp Sultan Camii&#8217;nin yanındaki mezarlıkların arasından upuzun merdivenleri tırmanmaya başlarken, bir yandan Haliç&#8217;i seyrediyor, bir yandan da ortamın yaydığı mistik huzuru soluyorsunuz. Yolun sonunda karşınıza tarihi Pierre Loti Kahvesi çıkıyor. Birkaç yüz yıllık geçmişe sahip kahve eşsiz manzarasıyla sizi alıp eski zamanlara, Cenevizlilere, Osmanlılara götürüyor.. 19. yüzyılın sonlarına kadar Rabia Kadın Kahvehanesi olarak bilinen, Fransız yazar Pierre Loti kahveyi mekan tutmaya başladıktan sonra Pierre Loti Kahvesi olarak anılan kahve, yıllardır aşıkların, kendisiyle buluşmak ve şehirden kaçarak spritüel bir huzur solumak isteyenlerin durağı. Pierre Loti, 1850-1923 yılları arasında yaşamış ünlü Fransız yazar ve oryantalist. Deniz subayı olan Loti, Türkiye&#8217;ye ilk kez 1876 yılında gelmiş ve bir yıl kalmış. Eyüp sırtlarındaki tarihi kahveyi de o yıllarda keşfetmiş. Haliç&#8217;in büyüsü mü bilinmez ama, Pierre Loti&#8217;yi oraya çeken bir diğer unsur da Aziyade ismindeki evli bir Osmanlı hanımıymış.</p>
<p>Fransa&#8217;da evli olduğu söylenen Pierre Loti ile Aziyade arasında büyük bir aşk olduğu yıllarca efsane gibi dilden dile aktarılmış. Pierre Loti aynı isimli romanında Aziyade&#8217;ye olan aşkını gizlememiş. İşte o gün bugündür kahvenin adı Pierre Loti olarak anılmış. Kahvenin bulunduğu tepeye de Loti&#8217;nin anısı Pierre Loti Tepesi adı verilmiş.. Bu tarihi kahvenin hemen bitişiğindeki eski merdivenlerden çıkınca sağ tarafta, istanbul Büyükşehir Belediyesi&#8217;nin 1997 yılında Pierre Loti Tepesi&#8217;ndeki yapıları istimlak ederek bölgeyi turizme kazandırmak amacıyla başlattığı projenin ürünleri karşımıza çıkıyor; metruk evlerin yerine Osmanlı-Türk mimarisine uygun yapılan ahşap konaklar. Mevcut yapıları muhafaza edilen turistik kompleksin yapımı 2000 yılında tamamlandı. <a href="http://www.tatilacentesi.com"target="_blank"rel="external"title="otel" >Otel</a> olarak hizmet veren altı konağa, Pierre Loti&#8217;ye yakın semtlerin isimleri verilmiş; Ayvansaray, Sütlüce, Eyüp, Balat, Hasköy ve Fener konakları. Turquhause Butik Otel olarak turizme açılan konaklar 68 odalı ve130 yatak kapasitesine sahip. Tarihi konaklarda bir gece konaklamanın bedeli 60-100 dolar arasında değişiyor.İç mekanlar tesislerin içinde bulunduğu tarihi atmosfere uygun objelerle dekore edilmiş. Restoran ve kafenin tavanları kalemkarlar ve nakkaşlar tarafından özenle süslenmiş.</p>
<p>Tesisin bulunduğu bahçe zevkli bir peyzaj çalışmasıyla ziyaretçilerin rahatça gezebilecekleri bir alana dönüştürülmüş. Pierre Loti&#8217;de konakların yanı sıra tarihi eserlerde restore edilmiş. Örneğin, 250 yıl önce idris-i Bitlisi tarafından yaptırılan Sıbyan Mektebinin restorasyonu tarihi mimari&#8217;nin korunmasına katkı açısından önemli. Bahçedeki Niyet Kuyusu&#8217;na iki rekat namaz kılıp, niyet duasını okuduktan sonra gelenler kuyunun içine baktıklarında kaybettikleri değerli bir şeyin nerede olduğunu gördüklerine inananlar, bu umutla hâlâ kuyunun içini gözleyenler var. Tesisin girişinde Attan Düşen Ali Paşa&#8217;nın kabri de bulunuyor. Rivayete göre , rahmetli Paşa&#8217;nın padişahla arası açılmış, görevinden azledilmiş. Bir süre sonra padişah tarafından iade-i itibara mazhar olmuş ancak bu kez attan düşüp vefat etmiş. Pierre Loti Turistik Tesisleri&#8217;ne gelenler Halic&#8217;in muhteşem siluetini izlemenin yanı sıra Miniatürk&#8217;ü yukarıdan görme şansına da sahipler.</p>
<p>Şehr-i İstanbul Dergisi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/pierre-loti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şehriban Kanyonu</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/sehriban-kanyonu.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/sehriban-kanyonu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 11 Feb 2009 14:42:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/?p=500</guid>
		<description><![CDATA[
1997 senesinin Mayıs ayın Atlas ekibi tarafından geçilebilen Şeriban Kanyonu hala gizemini korumaktadır. Dik yamaçlarının bazı yerlerde biribirine 1 metre yaklaşmaktadır. Bu zorlu kanyonu geçen ilk ekip Atlas ekibidir.
Şehriban Kanyonu&#8217;nda suyun iki yakasını oluşturan yamaçlar, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/02/11.jpg"></a><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/02/1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-506" title="Şehriban Kanyonu" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/02/1.jpg" alt="Şehriban Kanyonu" width="480" height="370" /></a><br />
1997 senesinin Mayıs ayın Atlas ekibi tarafından geçilebilen Şeriban Kanyonu hala gizemini korumaktadır. Dik yamaçlarının bazı yerlerde biribirine 1 metre yaklaşmaktadır. Bu zorlu kanyonu geçen ilk ekip Atlas ekibidir.</p>
<p>Şehriban Kanyonu&#8217;nda suyun iki yakasını oluşturan yamaçlar, dansa kalkmış, kafaları ve ayakları birbirine yakın, hatta bazı alanlarda göğüsleri de birbirine değen insanlar gibidir. Koridor, beş kilometre boyunca yüksekliği bin metre civarındaki duvarların arasından akar</p>
<p>&#8216;Gelin Kaybeden Düz&#8217;ün alt zeminini oluşturan Mundarlar Kayası kısığının önünde bir çöküntü alanı vardır. Su burada insan gücünün karşı koyamayacağı bir anaforla on metre kadar batarak derenin önünü tıkayan kaya bloğunun altından geçer. İşte, o noktayı aşarken yaşadıklarımız</p>
<p>ehriban Çayı, Küre Dağları&#8217;nın ortasında ikinci büyük yırtığı açan akarsulardan biridir. Kuş uçuşu yetmiş kilometrelik bir çığırı olan çayın, Karadeniz&#8217;in bol yağmurlu iklimi sayesinde yaz aylarında bile debisi oldukça yüksektir. Çay, doğuda Dikmen Tepesi&#8217;nden (1471 m.) kaynağını aldıktan sonra uzun bir süre batıya akar. Onu, paralel akan Devrekani Çayı&#8217;ndan, aralarındaki Menteşe Tepesi (1345 mt) ve Zımlı Tepesi ayırır. Ancak çay, Şenpazarı geçtikten on kilometre sonra kuzeye keskin bir dönüş yapar ve bu noktada Devrekanı Çayı&#8217;na (Kocaçay) sekiz kilometre kadar yaklaşır. Eğer bir ders kitabı yazsaydım, her halde Şehriban Çayı&#8217;nı böyle tarif ederdim. Ders kitabı yazmasam da çayın coğrafi konumu yukarıdaki gibidir.</p>
<p>Sanırım, konuya buradan girenler için bir hatırlatma yapmakta yarar var. Sözü geçen iki dere de Batı Karadeniz karstı&#8217;nın oluşturduğu Küre Dağları&#8217;nda milyonlarca yılda faylanmalar sonucu oluşan kırıkları oyarak büyük koridorlara dönüştüren iki önemli sudur. Köylüler karst üstündeki dikine deliklere nasıl ki &#8216;yerin kulağı&#8217; diyorsa, biz de bu oluşumlara dağdaki koridorlar diyoruz. Peki niye koridor; çünkü normal akarsu havzalarında vadiler &#8216;V&#8217; biçimindeyken buradaki vadi oluşumu &#8216;U&#8217; biçimindedir. Suyun iki yakası birbirini dansa kaldırmış insanlar gibi birbirine karşı hafif yan dönseler de kafaları da ayakları kadar birbirine yakındır. Hatta bazı alanlarda göğüsleri de birbirine değiyor olabilir.</p>
<p>İşte kanyon, bu iki yamacın birbiri ile dans ettiği yer de ayaklar arasındaki boşluğun adıdır. Şehriban Kanyonu, Dağlı Köyü&#8217;nün Kısık Mahallesi&#8217;nin hemen dibinden koridora girer. Sağ tarafı Küplüşen Doruğu (1.048 m.), sol tarafı Saboğlu Kayası&#8217;dır (1024 m.). Koridor yaklaşık beş kilometre boyunca yüksekliği bin metre civarındaki duvarların arasından akar.</p>
<p>İnsanı ürperten anafor</p>
<p>Daha önceki geçişlerimden bu koridoru oldukça iyi tanıyorum. Tek bir noktada sorun yaşama ihtimalimiz var: &#8216;Gelin Kaybeden Düz&#8217;ün alt zeminini oluşturan Mundarlar Kayası kısığında. Bu kısığın önünde bir çöküntü alanı var, büyük taşkınlar olduğunda sellerle gelen çer-çöp, burada suyun önünü kapatan dev kaya blokunun altındaki su geçidinin önünü tıkayarak doğal bir baraj oluşturuyor. Su burada insan gücünün karşı koyamayacağı bir anaforla on metre kadar batarak derenin önünü tıkayan kaya blokunun altından geçiyor. Bunun dışında kanyonda herhangi bir teknik iniş gerektiren yer yok. Kanyonun girişi ile çıkışı arasındaki yükseklik farkı yedi metre kadar. Bunun anlamı, kanyon içinde su genellikle düz akıyor. Yine de heyecanlıyım. Çünkü yanımdakilerden kızım Sevcan&#8217;ın ilk kanyon geçme deneyimi olacak. Hasan kanyona girmeyecek. Araçla bizi Saboğlu Mahallesi&#8217;nin altında kanyonun girişine bıraktıktan sonra Yazıköy&#8217;deki çıkışa gidip orada bekleyecek. Oyalanmaları ve film çekmek için beklemeleri de hesaba katarsak dört saat sonra Yazıköy&#8217;de olacağımızı düşünüyorum.</p>
<p>Karşı konulmaz çekicilik</p>
<p>Güneşin suda hüzmelendiği güzel bir günde suyun başındayız. Çayın bulanıklığının geçip berraklaşmış olması, suya girme isteğimizi kamçılıyor. Üzerimizde bizi suyun soğuğundan koruyacak Neopran elbiseler, kameralarımızı içine koyduğumuz özel su geçirmez torbalar ve çok az teknik malzeme ile yolculuğumuz başladı. Sevcan benim yedeğimde, Zeynep&#8217;le Ömer beraber yüzüyoruz. Küçük akıntıların arasında kısa süreli heyecanlarla Mundarlar Kısığı&#8217;na geldik. Görüntü gerçekten kışkırtıcı. Dar, sararmış duvarların her yerinden aradaki yeşil gölün üzerine sular dökülüyor. Görüntü ekipte ürküntü yerine heyecan ve hayret yaratıyor. Önden Ömer&#8217;le Zeynep, ardından Sevcan&#8217;la ben, önümüzde beyaz köpükler saçan kısığın girişindeki hareketli suyu geride bıraktık. Bu kısığın sonunun çöküntü alanı olduğunu biliyorum. Biraz sonra dev kaya bloku önümüzü kesti. Ekiptekiler bana bakıyor. Ben biraz heyecan yaratmak için &#8216;Su buradan batıyor. Biz duvardan ormana çıkacağız&#8217; diyorum. Ekiptekiler bir üzerimize doğru eğilmiş metrelerce yükseklikteki duvara bir de bana bakıyorlar. Ömer&#8217;e, elimle kayanın altına dalması için yalnız onun anlayacağı bir işaret gönderdim. Ömer ilerledi. Kaya blokuna elini dayadı ve suya dalıp gözden kayboldu. Arkasından Zeynep aynı hareketi yaptı. Şimdi su geçirmez çantaları bu kayanın altından geçirmek var. Ben kısa bir ipi çantalara bağladım. Sevcan&#8217;a &#8216;Hadi kızım dal, iki metre ötede gölün öbür yarısı var&#8217; dedim. Sevcan da dalıp gözden kayboldu. Bu kayayı ilk kez geçişimi hatırladım. Arkasını göremediğimiz için ne çok tedbir almıştık. Burada bir saatten fazla oyalanmıştık. Ben de diğer tarafa geçtikten sonra ipin ucuna bağlı çantaları hep beraber yanımıza çektik. Planladığımız süre içinde Kumköy&#8217;de idik. Köye geldiğimizde bahçelerde çalışan köylüler bizi önce baraj etüdü yapan mühendisler sandılar. Ancak, Sevcan herkesin hayalini yıkıyordu. Köydekilerden hiç biri onun bu kanyondan geçmiş olabileceğine inanmak istemiyorlardı. Oysa doğa ile baş başa geçen yıllar bana bir şeyi iyi öğretmişti: Korku, hayallerimizle aramızdaki en büyük engel olabilir. Bilgi, sabır, malzeme ve merakla korkuyu ve korkabileceğimiz sonuçları hayatımızdan uzak tutabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/sehriban-kanyonu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayak merkezleri</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/kayak-merkezleri.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/kayak-merkezleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Jan 2009 16:45:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[BAYRAKTEPE KAYAK MERKEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[DAVRAZ KAYAK MERKEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[ERCİYES KAYAK MERKEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[HAZARBABA KAYAK MERKEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ilgaz Dağı’nda]]></category>
		<category><![CDATA[KARTALKAYA KAYAK MERKEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[Kartepe]]></category>
		<category><![CDATA[Palandöken Kayak Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Saklıkent Kayak Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Uludağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/?p=494</guid>
		<description><![CDATA[
29 Ocak itibariyle kayak merkezleri
Kayak merkezlerinde sömestr tatiliyle birlikte artan doluluk oranı işletmecileri sevindiriyor. Palandöken Kayak Merkezi’nde ise kar kalınlığının 10 santimetreye düşmesi işletmecileri sıkıntıya soktu&#8230;Kar kalınlıkları, Davraz, Bayraktepe ve Kartepe’de 80, Saklıkent’te 60, Erciyes’te ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/01/1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-524" title="1" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/01/1.jpg" alt="1" width="450" height="298" /></a><br />
29 Ocak itibariyle kayak merkezleri<br />
Kayak merkezlerinde sömestr tatiliyle birlikte artan doluluk oranı işletmecileri sevindiriyor. Palandöken Kayak Merkezi’nde ise kar kalınlığının 10 santimetreye düşmesi işletmecileri sıkıntıya soktu&#8230;Kar kalınlıkları, Davraz, Bayraktepe ve Kartepe’de 80, Saklıkent’te 60, Erciyes’te 84, Hazarbaba’da 70, Uludağ’da 144, Ilgaz’da 150, Kartalkaya’da 165 santimetre ölçüldü.</p>
<p>Ilgaz Dağı’nda, 150 santimetreye ulaşan kar kalınlığı, işletmecileri ve tatilcileri sevindirdi.</p>
<p>Sömestr tatili ile kayak merkezindeki <a href="http://www.tatilacentesi.com"target="_blank"rel="external"title="otel" >otel</a>lerde doluluk oranı yüzde yüze ulaşırken, Kayak Federasyonu tarafından geçtiğimiz günlerde hizmete açılan tesisler tatilcilerin büyük ilgisini çekiyor.</p>
<p>Ilgaz Oteller Birliği Başkanı Eray Öztürk, kar kalınlığının 150 santimetreye ulaştığını belirterek, geçen hafta sonu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’nun katılımıyla açılışı yapılan Kayak Federasyonu’na ait tesislerin Ilgaz için önemli bir katkı olduğunu kaydetti.</p>
<p>Kayak pistlerinin tam kapasite çalıştığını bildiren Öztürk, “Yeni açılan tesislerimiz ve otellerin değişik organizasyonlarıyla, Ilgaz her geçen gün biraz daha renkleniyor” diye konuştu.</p>
<p>BAYRAKTEPE KAYAK MERKEZİ<br />
Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki Bayraktepe Kayak Merkezi’ndeki otellerde doluluk oranının yüzde 100 olduğu bildirildi.</p>
<p>Bayraketpe’deki Çamkar Otel Genel Müdürü Kamuran Eroğlu, yarı yıl tatili dolayısıyla özelikle yerli turistlerin yoğun ilgisiyle karşılaştıklarını söyledi.</p>
<p>Otellerindeki doluluk oranının yüzde 100’e ulaştığını anlatan Eroğlu, pistlerde de kar durumunun iyi olduğunu, kar kalınlığının son kar yağışıyla 80 santimetreye ulaştığını kaydetti.</p>
<p>ULUDAĞ<br />
Türkiye’nin önde gelen kış turizm merkezlerinden Uludağ’da, kar kalınlığı 144 santimetre ölçüldü. Uludağ Meteoroloji İstasyonu yetkililerinden alınan bilgiye göre, hava sıcaklıklarının yükselmesi ve kar yağışı olmaması nedeniyle oteller bölgesinde kar kalınlığı 144 santimetreye indi.</p>
<p>Sıcaklığın eksi 6 derece olduğu Uludağ’da, sabah saatlerinde başlayan kar yağışının, 3 gün boyunca etkisini sürdüreceği kaydedildi.</p>
<p>Yetkililer, görüş mesafesinin kar yağışı süresince ve yağışın ardından bastıran sis nedeniyle düşük olduğunu belirterek, vatandaşlara ve sürücülere dikkatli olmaları uyarısında bulundu.</p>
<p>KARTEPE<br />
Kocaeli’deki Samanlı Dağları’nın zirvesi olan Kartepe’de kar kalınlığı 80 santimetre ölçüldü.</p>
<p>Uzunlukları 400 ile 3 bin 500 metre arasında değişen, 3’ünde telesiyej, 1’inde teleski bulunan, dereceleri zor, orta ve kolay arasında değişen 14 kayak pistinin tamamı açık durumda.</p>
<p>Kartepe’deki tek konaklama merkezi olan 5 yıldızlı otelde, doluluk oranının yüzde 90 olduğu, bu oranda hafta sonu artış beklendiği ve kar yağışının devam ettiği bildirildi.</p>
<p>ERCİYES KAYAK MERKEZİ<br />
Erciyes Kayak Merkezi’nde kar kalınlığının 84 santimetreye, otellerdeki doluluk oranının ise yüzde 80’lere ulaştığı kaydedildi.</p>
<p>Kayakevi yetkilileri, kar kalınlığının kayak yapmak için yeterli olduğunu, özellikle yarı yıl tatilini fırsat bilen kayakseverlerin, uzun pistlerden çok sayıdaki mekanik tesisi kullanarak faydalandıklarını kaydetti.</p>
<p>Kayak Antrenörü Veysel Değirmenci, “Erciyes kayak merkezi kış sezonunun en güzel günlerini yaşıyor. Otellerimiz, sömestr tatiliyle birlikte yüzde 80 doluluk oranına ulaştı” dedi.</p>
<p>HAZARBABA KAYAK MERKEZİ<br />
Elazığ’ın Sivrice ilçesi yakınlarındaki Hazarbaba Kayak Merkezi’nde kar kalınlığı 70 santimetreye ulaştı.</p>
<p>Tesis işletmecisi Ramazan Ayhan, her geçen gün daha iyi hizmet verebilmek için yeni düzenlemeler yaptıklarını söyledi.</p>
<p>Pistte flamalı bayraklar dikildiğini, telesiyej için turnike sistemi yapıldığını belirten Ayhan, “Yolumunuzun revize edilmesini istiyoruz. Yeni bir güzergah var. Alt zemini yapılmış üst çalışmaları eksik. Kum dökülecek. İkinci bir yolumuzun olması daha iyi olacak. Ayrıca ilk kez gelenler tesisi bulamıyor. Bu yönde bir tabelandırma sistemi gerek. Bunun yapılması için girişimlerimiz var” dedi.</p>
<p>KARTALKAYA KAYAK MERKEZİ<br />
Bolu’daki Kartalkaya Kayak Merkezi’nde kar kalınlığı 165 santimetre, Gerede ilçesindeki Arkut Kayak Merkezi’nde ise 50 santimetre ölçüldü.</p>
<p>Grand Kartal Otelin Genel Müdürü Halit Ergül, havaların ısınmasıyla karların erimeye başladığını belirterek, “Yağmur ve hava sıcaklıklarının artması nedeniyle Kartalkaya’da kar kalınlığında bir kaç santimetre düşüş oldu. Ancak bu düşüş kayak yapmaya engel olmuyor. Pistlerimiz açık ve kayak yapılabilir durumda” dedi.</p>
<p>Dorukkaya Otelin Genel Müdürü Yusuf Avcı ise kayak pistlerinin tamamının açık olduğunu tatilcilerin yoğun ilgi gösterdiğini belirtti.</p>
<p>Bolu Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri kentte en düşük hava sıcaklığının 6, en yüksek 9 derece olduğunu belirterek, önümüzdeki 4 gün yağış beklendiğini bildirdi.</p>
<p>DAVRAZ KAYAK MERKEZİ<br />
Isparta yakınlarındaki Davraz Kayak Merkezi’nde dün gece yağan karla birlikte 2. pistte kar kalınlığı 80 santimetreye ulaştı.</p>
<p>Davraz’daki konaklama tesisi yetkilileri, tesislere yakın olan birinci pistteki kar kalınlığının 15-20 santimetre civarında olduğunu ve bu pistte kayak yapılamadığını belirterek, 1950 ile 2 bin 250 metre rakımlar arasındaki ikinci pistteki kar kalınlığının ise 80 santimetreye yükseldiğini ve bu pistte her türlü kış sporunun yapılabildiğini kaydetti.</p>
<p>Yetkililer, teleski ve telesiyejlerin çalıştığını, Isparta-Davraz yolunun açık olduğunu, Karayolları ekiplerinin, bu bölgede düzeltme çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü bildirdi.</p>
<p>Konaklama tesislerinde doluluk oranının yüzde 20 olduğunu belirten yetkililer, hafta sonunda bu oranın yüzde 80-90’lara ulaşmasının beklendiğini söyledi.</p>
<p>SAKLIKENT<br />
Antalya’ya 50 kilometre uzaklıktaki Saklıkent Kayak Merkezi’nde gece yarısından sonra kar yağışı etkili oldu.</p>
<p>Saklıkent’teki kayak tesisleriyle, otelin işletmecisi İsa Alemdar, kar yağışının ardından kayak pistinin tesislere yakın aşağı bölümünde kar kalınlığının 60, pistin zirveye yakın olan 2 bin 550 metre rakımlı bölgede ise 80 santimetreye ulaştığını söyledi.</p>
<p>Kayak merkezindeki teleski ve telesiyejin çalıştığını bildiren Alemdar, yolun açık olduğunu ve Saklıkent’teki tesislerin tatilcileri beklediğini belirtti.</p>
<p>PALANDÖKEN KAYAK MERKEZİ<br />
Palandöken Kayak Merkezi’nde kar kalınlığının 10 santimetreye düşmesi işletmecileri zor durumda bıraktı.</p>
<p>Dedeman Palandöken Otel Genel Müdürü Nuri Avşarer, kayak merkezindeki bazı pistlerde kar miktarının yetersiz olması nedeniyle kayak yapılamadığını bildirdi.</p>
<p>Otellerindeki doluluk oranının yüzde 60 olduğunu, bu hafta sonu yoğun kar yağışı beklendiğini belirten Avşarer, kar yağışı sonrasında otellerindeki doluluk oranının artabileceğini söyledi.</p>
<p>Polat Renaissance Otel Genel Müdürü Gökçe Eredor da otellerindeki doluluk oranının yüzde 55’e düştüğünü belirterek, “Kar yağışı bekliyoruz. Kar bakımından yetersiz bir sezon geçiriyoruz. Bundan sonra yağışlı bir hava akımının bölgemizde etkili olacağı bilgisini aldık. Kar yağışı sonrasında Palandöken’de bir hareketliliğin başlayacağına inanıyoruz” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/kayak-merkezleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzunköprü</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/uzunkopru.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/uzunkopru.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jan 2009 14:03:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[keşan]]></category>
		<category><![CDATA[mimar müslihiddin]]></category>
		<category><![CDATA[mimar mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[uzunköprü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/?p=477</guid>
		<description><![CDATA[
Dünyanın en uzun beşinci taş köprüsü olan Uzunköprü II. Murat tarafından Mimar Müslihiddin ve Mimar Mehmet&#8217;e yaptırılmıştır. Yapımına 1426 yılında başlanmış ve 1443 yılında bitirilmiştir. 1392 metre uzunluğunda ve 6.80 metre genişliğindedir. 174 adet kemer ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/01/11.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-527" title="Uzunköprü" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/01/11.jpg" alt="Uzunköprü" width="600" height="407" /></a><br />
Dünyanın en uzun beşinci taş köprüsü olan Uzunköprü II. Murat tarafından Mimar Müslihiddin ve Mimar Mehmet&#8217;e yaptırılmıştır. Yapımına 1426 yılında başlanmış ve 1443 yılında bitirilmiştir. 1392 metre uzunluğunda ve 6.80 metre genişliğindedir. 174 adet kemer üzerine kurulmuştur. Bu kemerlerin bir kısmı yuvarlak bir kısmı da sivridir.<br />
Mimar Müslihiddin Osmanlı&#8217;ya birçok eserler kazandırmıştır. Bunların en bilinenleri İstanbul&#8217;da Rumeli Hisarı&#8217;nın ve Edirne&#8217;de Üç Şerefeli Camidir.</p>
<p>Uzunköprü&#8217;nün, Osmanlı&#8217;nın genişlemesinde çok önemli bir rolü vardır. Çanakkale Boğazı yılın her mevsimi rahatça geçilirken Ergene nehri ise ancak suyun az olduğu zamanlarda geçilebilmekteydi. Bazen orduların aylarda beklediği oluyordu. Hem nehrin çok geniş olması hem de kuvvetli akıntısından dolayı ahşap köprüler kısa zürede yıkılıyordu. II. Murat bu durum karşısında uzun köprünün yapılmasını emretti Köprünün yapımından sonra kışın da seferler düzenlenebildi. Köprünün başına bir cami ve imaret yapılarak orasının bir yerleşim yerine dönüşmesi sağlandı.</p>
<p>Son olarak 60&#8242;lı yıllarda onarım gören köprü, üzerinden geçen ağır tonajlı araçlar sayesinde tehlike altindadır. Bunun dışında köprü üzerine dökülen beton asfalt da köprünün tarihi dokusunu bozmuş durumda.</p>
<p>Köprünün uzunluğu gerçekten etkileyici. Zaman içerisinde suyu azalan Ergene nehri az sayıda kemerin altından akıyor. Ancak nehrin eski halini gözünüzde canlandırdığınızda ve o yılların teknolojisini düşündüğünüzde gerçekten inanılmaz bir iş yapıldığını kavrıyorsunuz.</p>
<p>Nasıl gidilir : Edirne Keşan karayolu üzerinde yer alır. İstanbul tarafından giderken, TEM&#8217;den Havsa çıkışından ayrılarak güneye doğru gitmeniz gerekiyor. Sahil tarafından gelecekseniz, Keşan&#8217;ın bittiği noktadaki dörtyol ağzından kuzeye doğru (Gelibolu istikametinin tam tersine) devam etmeniz gerekiyor. Özellikle bahar aylarında oldukça hoş manzarası olan bir yol.<br />
<small><a style="color: #0000ff; text-align: left;" href="http://maps.google.com/maps?sourceid=navclient&amp;hl=tr&amp;q=uzunk%C3%B6pr%C3%BC&amp;ie=UTF8&amp;split=0&amp;gl=tr&amp;ei=34vUSZ31Opn4_AaBxaXRDA&amp;z=14&amp;iwloc=addr&amp;ll=41.278451,26.690083&amp;source=embed">Daha Büyük Haritayı Görüntüle</a></small></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/uzunkopru.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En gözdeler: Uludağ, Kartalkaya ve Kartepe</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/en-gozdeler-uludag-kartalkaya-ve-kartepe.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/en-gozdeler-uludag-kartalkaya-ve-kartepe.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jan 2009 15:27:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Kartalkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Kartepe]]></category>
		<category><![CDATA[kayak merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[kayak merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[kış turizmi]]></category>
		<category><![CDATA[Sapanca]]></category>
		<category><![CDATA[Uludağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/?p=466</guid>
		<description><![CDATA[
En gözdeler: Uludağ, Kartalkaya ve Kartepe
Kayak ve kış turizmi açısından büyük potansiyele sahip Türkiye’de, Uludağ, Kartalkaya ve Sapanca-Kartepe’nin en revaçta olan kayak merkezleri olduğu belirtildi.
BURSA &#8211; Etstur Yurtiçi Turlar Müdürü Selim Suat Özbek, “kış” ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/01/12.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-738" title="1" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2009/01/12.jpg" alt="1" width="800" height="600" /></a><br />
En gözdeler: Uludağ, Kartalkaya ve Kartepe<br />
Kayak ve kış turizmi açısından büyük potansiyele sahip Türkiye’de, Uludağ, Kartalkaya ve Sapanca-Kartepe’nin en revaçta olan kayak merkezleri olduğu belirtildi.<br />
BURSA &#8211; Etstur Yurtiçi Turlar Müdürü Selim Suat Özbek, “kış” ve “tatil” kelimeleri yan yana gelince kayak sporunun vazgeçilmez bir alternatif olduğunu söyledi.<br />
Kış aylarında hizmet veren <a href="http://www.tatilacentesi.com"target="_blank"rel="external"title="otel" >otel</a>ler sayesinde artık Türkiye’nin dört bir köşesinde kayak ve tatil yapmanın mümkün olduğunu anlatan Özbek, şöyle konuştu:<br />
“Uludağ, otel alternatiflerinin fazlalığı ve gece hayatının renkliliği ile en çok tercih edilen bölge olma özelliğini koruyor. Uludağ’ı Kartalkaya takip ediyor. Ancak kayakçılar için pistler ve kar kalitesi de büyük önem taşıyor. En uzun pistler ülkemizde Palandöken’de bulunuyor. Sarıkamış da kar kalitesiyle ünlü. Fakat kayak misafirlerinin önemli bir bölümü İstanbul ikametli olduğu için ve ulaşımın kolay olması sebebiyle Uludağ, Kartalkaya ve Sapanca Kartepe en revaçta olan kayak merkezleri. Bu yıl yaklaşık 7 bin kişiye kayak tatili yaptırmayı hedefliyoruz. Toplamda da 12-13 bin kişinin kayak için seyahat edeceğini öngörüyoruz.”</p>
<p>Özbek, kış turizminde her geçen yıl biraz daha artan talep ile karşılaştıklarını vurgulayarak, kayak otellerinin maliyetlerinin çok yüksek olduğuna dikkati çekti.</p>
<p>FİYATLAR YÜKSEK<br />
Tesislerin, sadece 3-4 ay açık olduğunu, yılın geri kalan döneminde çoğunun kapandığını belirten Özbek, şunları kaydetti:<br />
“Bu durum haliyle maliyetlerin önemli ölçüde yükselmesine neden oluyor. Bu da fiyatlara yansıyor. Beraberinde kayak sporunun da pahalı bir spor dalı olması, haliyle kayak tatillerinin fiyatlarını yükselten unsurlar arasında. Ayrıca, sömestre gibi dönemlerde kayak merkezlerindeki otellerin sınırlı toplam kapasitesi nedeniyle yer bulmak oldukça zor hale geliyor. Talebin genelde bu gibi özel dönemlere yoğunlaşması otellerin bu dönemlerle ilgili fiyatlarını artırmalarına neden oluyor. Fakat hafta içi gibi dönemlerde ise talebin düşük olması çeşitli özel paketlerle fiyatlara yansıyor. Bu nedenle tatillerini kayak otellerinde geçirmek isteyenlerin özel tatil dönemlerine denk gelecek tatillerini önceden planlamalarını ya da daha hesaplı olan hafta içi paketlerini tercih etmelerini öneriyoruz.”</p>
<p>Didimtur Operasyon Şefi Garen Bulur da kayak turizminde asıl amacın spor olduğunu ifade ederek, bundan dolayı kayak tatillerinde misafirlerin kalacakları otelin belli bir konforda olmasının haricinde çok büyük beklentiler içerisinde olmadıklarını söyledi.</p>
<p>Bulur, bununla birlikte liftlerin fiyata dahil olması, pistlerin çeşitliliği ve tesislere sağlanan ulaşım imkanlarının da misafirlerin tercihlerini belirlemelerindeki diğer kriterleri oluşturduğunu kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/en-gozdeler-uludag-kartalkaya-ve-kartepe.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;daki Semtler İsimini Nerden Almış?</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/istanbuldaki-semtler-isimini-nerden-almis.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/istanbuldaki-semtler-isimini-nerden-almis.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2008 15:19:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[ahırkapı]]></category>
		<category><![CDATA[akaretler]]></category>
		<category><![CDATA[aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[altunizade]]></category>
		<category><![CDATA[arnavutköy]]></category>
		<category><![CDATA[ataköy]]></category>
		<category><![CDATA[ayazağa]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık çeşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çarşamba]]></category>
		<category><![CDATA[çengelköy]]></category>
		<category><![CDATA[üsküdar]]></category>
		<category><![CDATA[bağlarbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[bedesten]]></category>
		<category><![CDATA[cihangir]]></category>
		<category><![CDATA[harem]]></category>
		<category><![CDATA[haydarpaşa]]></category>
		<category><![CDATA[kabataş]]></category>
		<category><![CDATA[kadıköy]]></category>
		<category><![CDATA[kanlıca]]></category>
		<category><![CDATA[kuzguncuk]]></category>
		<category><![CDATA[taksim]]></category>
		<category><![CDATA[vaniköy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/?p=442</guid>
		<description><![CDATA[
Cihangir : Kanuni Sultan Süleyman pek sevdiği oğlu Cihangir için burada bir cami yaptırmıştı. Semt adını bu Cihangir Camisi’ nden almıştır.
Çarşamba : Samsun Çarşamba ovasından gelenler yerleştirildiği için buraya da Çarşamba denilmiştir.
Çengelköy : Yüzyılda Kaptan-ı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2008/11/1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-531" title="1" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2008/11/1.jpg" alt="1" width="590" height="391" /></a><br />
Cihangir : Kanuni Sultan Süleyman pek sevdiği oğlu Cihangir için burada bir cami yaptırmıştı. Semt adını bu Cihangir Camisi’ nden almıştır.</p>
<p>Çarşamba : Samsun Çarşamba ovasından gelenler yerleştirildiği için buraya da Çarşamba denilmiştir.</p>
<p>Çengelköy : Yüzyılda Kaptan-ı deryalıklarda, valiliklerde bulunmuş, yiğitliğiyle tanınmış Çengeloğlu Tahir Paşa burada bir mescit yaptırmıştı.</p>
<p>Harem : Üsküdar Sarayı’ nın harem dairesine gidecekler bu iskeleye çıkarlardı.</p>
<p>Haydarpaşa : III. Selim vezirlerinden Haydar Paşa oradaki kışlayı yaptırmıştı.</p>
<p>Kabataş : İskelenin bulunduğu yerde eskiden büyük bir taş vardı. Osmanlı devri ileri gelenlerinden “Köse Kahya” diye tanınmış Mustafa Necip çelebi bu taşı yontturup iskele haline getirdi</p>
<p>Kadıköy : Bugün Osmanağa Camisi diye anılan caminin yerinde eskiden Kadı Mehmet Efendi’nin yaptırdığı bir mescit vardı. Semtin adı bundan dolayı “Kadıköy” kalmıştır. Bugünkü camiyi I. Ahmet devrinde Babüssaade Ağası Osman Ağa yaptırmıştır. Diğer bazı kaynaklara göre Bizans’ın fethinden sonra burası İstanbul’un ilk kadısı Hızır Bey’e bağışlanmış, bundan ötürüde semt “Kadıköy” adını almıştır.</p>
<p>Kanlıca : Bu bölgeye Kanuni Sultan Süleyman tarafından Anadoludan Türkmen ve göcebe bazı türk kabileleri getirtilip yerleştirilmiştir. Bu göçebelerin buraya yerleşmeleri kağnılarla olduğu ve çok uzun bir süre içinde ancak yerleşebildikleri için halk arasında bu bölgeye Kağnıca, sonralarıda Kanlıca denmiştir.</p>
<p>Kuzguncuk : Fatih Sultan Mehmet devrinde, Kuzgun Baba diye anılan bir derviş burada oturmuştu.</p>
<p>Taksim : İstanbul sularının bir bölümünün buradan taksimi yapıldığı için burasıda suların taksimi (ayrımı) yapılan yer olarak kalmıştır.</p>
<p>Üsküdar : Farsça “Konak” anlamına gelir. Eskiden Anadolu’ya İran’a, Arabistan’a gidip gelen kervanlar burada konaklardı.</p>
<p>Vaniköy : Eski adı Papazbahçesi’ydi. IV. Mehmet, Şeyh-i Sultani Esseyit Mehmet Vani (Vanlı) ye bu yerleri hediye etti, o da kendisine burada bir yalı, bir iki ev yaptırdı.</p>
<p>Ayrılık Çeşmesi (Haydarpaşa’da) : Eskiden hac alayı bu çeşme çevresinde toplanır, oradan yola çıkardı. Hacca gidenler eşlerine, dostlarına orada veda ederek ayrılırlardı.</p>
<p>Bağlarbaşı : Çok eskiden bir Ermeni manastırına ait bağların başladığı yermiş. Zamanla oraya Bağlarbaşı denmiştir.</p>
<p>Bebek : Fatih Sultan Mehmet Han buranın muhafazası için gönderdiği komutanın lakabından gelmektedir. (Bebek Çelebi Bebek Çavuş).</p>
<p>Bedesten : Arapça bir söz olan Bezzaz dan türetilmiştir. Bez, kumaş taciri, Manifaturacı anlamına geliyor. Kumaş tacirlerinin bulunduğu yere de bezzazistan denildiğinden. zamanla halk arasında ağza kolay gelmesinden dolayı bedestan’a dönüşmüştür.</p>
<p>Aksaray : Aksaray’dan gelenler buraya yerleştirilmiştir. Bu semt adını bu günkü Aksaray Şehrinden gelenler vermiştir.</p>
<p>Ahırkapı : Padişah sarayının sonunda ki has ahırın (Padişahın atlarının barındığı ahır) yanında olduğu için Ahır Kapısı diye anılmıştır.</p>
<p>Akaretler : Sultan Abdulaziz Taşlıkta Aziziye camiinin giderlerini karşılamak üzere bir vakıf kurmuştur. Bu vakfa gelir sağlamak için de gelir getiren anlamında Akaretler yaptırmayı planlamıştır. Bu planı bitirmek ise II.Abdulhamit’e nasip olmuştur. Bu yüzden semtede Akaretler denmiştir.</p>
<p>Altunizade : Altunizade İsmail Zühtü Paşa’nın yaptırdığı cami, semtinde bu adla anılmasına sebep olmuşştur. Zühtü Paşa’nın babası altın alım satımı ile iştigal ettiğinden Zühtü Paşa’ya da Altunizade denmiştir.</p>
<p>Arnavutköy : Önceleri, Boğaziçi’nin bu sevimli semtinde Arnavutlar oturduğu için buraya bu ad takılmıştı.</p>
<p>Ataköy : Ataköy’ün eski adı Baruthane dir. II.Mahmut tarafından buraya baruthane yapılmıştır. O zamanlar Ataköy (İstanbul’un dışı sayıldığından baruthane yapımı için uygun bir alan olarak görülmüştür.) Daha sonraları Emlak ve Kredi Bankası bu bölgeye 50 &#8211; 60 bin nüfuslu bir yerleşim yeri kurmuştur(1950). Yeni yerleşim yerinin adı da Ataköy olur.</p>
<p>Ayazağa : İsmini yeni çeri kethudası Ayaz Ağa’nın çiftliğinden almıştır. Abdulaziz döneminde buraya yaptırılan saray bugün binicilik okulu olarak kullanılmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/istanbuldaki-semtler-isimini-nerden-almis.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her Mevsim Gidilebilecek En Güzel Yer &#8220;Abant&#8221;</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/her-mevsim-gidilebilecek-en-guzel-yer-abant.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/her-mevsim-gidilebilecek-en-guzel-yer-abant.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 14:29:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bolu]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[Abant]]></category>
		<category><![CDATA[Mudurnu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/her-mevsim-gidilebilecek-en-guzel-yer-abant/</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç günlük bir tatil için Abant'ı seçebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/12/1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-515" title="abant" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/12/1.jpg" alt="abant" width="674" height="436" /></a><br />
Turistik açıdan oldukça önemli bir gölümüzdür. İstanbul&#8217;a yakınlığı dolayısıyla dört mevsim hafta sonlarını geçirmek için ideal bir tatil yeridir. Göl çevresindeki asfalt yolda (arabalardan fırsat bulabilirseniz) yürüyüş yapabilirsiniz. Faytonla veya atla göl etrafını dolaşabilirsiniz. Ya da gözünüze kestirdiğiniz bir tepeye çıkıp manzara seyredebilirsiniz.</p>
<p>Göl kenarındaki üç <a href="http://www.tatilacentesi.com"target="_blank"rel="external"title="otel" >otel</a> bulunmakta. Birkaç günlük bir tatil için Abant&#8217;ı seçebilirsiniz.</p>
<p>Abant civarında üç adet daha görülmesi gereken yer var. Bunlar Samat Yaylası, Örencik yaylası ve Mudurnu yolundan ova manzarası.</p>
<p>Abant Palace otelini geçtikten hemen sonra ana yolu takip etmeyip, sağa tarafa giren yolu takip edin hemen sağda yayla evlerini göreceksiniz. Biraz daha gittiğinizde sağınızda yayla evlerini, solunuzda ise Örencik yaylasını göreceksiniz. Eğer bahar aylarında giderseniz oldukça yeşil ve sulak bir manzara ile karşılaşacaksınız.</p>
<p>Gölün etrafında tur atmaya devam edin. Sağda Mudurnu tabelasını göreceksiniz. Bu yoldan yukarı çıkın. Yokuş aşagı inmeye başladıktan kısa bir süre sonra nefis bir manzara ile karşılaşacaksınız. Buradan Mudurnu&#8217;ya devam edebilirsiniz. Geri dönüş yolunda ise Abant Gölü&#8217;nün yukarıdan görünüşü sizi büyüleyecek.</p>
<p>Tura devam edin. Turun bitmesine yakın sağda &#8220;Bakkal&#8221; vs gibi tabelalar göreceksiniz. Burdan girdikten kısa bir süre sonra köyün içinden geçeceksiniz. Yola devam edin 3-4 km sonra Samat yaylasına geleceksiniz. Yayla evlerinin içini dolaşmanızı tavsiye ederiz.</p>
<p>Nasıl gidilir : İstanbul&#8217;dan Bolu istikametinde ilerlerken Bolu&#8217;ya varmadan sağ tarafta &#8220;Abant&#8221; tabelasını göreceksiniz. 25 km. sonra Abant Gölü&#8217;ne varacaksınız. Göl çevresi yaklaşık 7 km.dir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/her-mevsim-gidilebilecek-en-guzel-yer-abant.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kilistra</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/kilistra.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/kilistra.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Dec 2007 14:01:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[gökyurt]]></category>
		<category><![CDATA[hatunsaray]]></category>
		<category><![CDATA[Kilistra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/kilistra/</guid>
		<description><![CDATA[
Kilistra antik kenti Konya&#8217;nın 49 km güneybatısında Meram ilçesi, Hatunsaray beldesine bağlı Gökyurt köyünde Roma ve Helenistlik çağdan kalma bir yerleşim yeridir.
Kilistra&#8217;ya (Gökyurt) 34 km&#8217;lik Konya-Hatunsaray asfalt yolundan güneydoğuya yönelen 15 km&#8217;lik Gökyurt asfalt yolu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/12/11.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-769" title="1" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/12/11-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a></p>
<p>Kilistra antik kenti Konya&#8217;nın 49 km güneybatısında Meram ilçesi, Hatunsaray beldesine bağlı Gökyurt köyünde Roma ve Helenistlik çağdan kalma bir yerleşim yeridir.</p>
<p>Kilistra&#8217;ya (Gökyurt) 34 km&#8217;lik Konya-Hatunsaray asfalt yolundan güneydoğuya yönelen 15 km&#8217;lik Gökyurt asfalt yolu ile gidilir. Konya-Antalya asfalt yolunun 34 km&#8217;den güneye dönülerek 15 km&#8217;lik stabilize bir yolla da Kilistra&#8217;ya ulaşmak mümkündür. Kilistra antik kentine Lystra (Hatunsaray) yönünden gelen ve halen taş döşemeleri yerinde korunmuş, köyün doğusunda yer alan Kral Yolu izlenerek Devrek Mevkine ulaşılır. Devrek mevkinde kentin griişini kontrol altında tutan gözetleme kulesi karakol yapısı gezildikten sonra kentin içine ulaşan antik yol izelenerek Konacak mevkiindeki tipik kaya oyuğu anıtsal antik mezarlar ve mezarların yer aldığı kayalığın batı eteğindeki toplantı salonu ve diğer sosyal amaçlı yapılar görülür. Köy konağının batısında yer alan su sarnıcı (Katırini) Söğütlü deresindeki çifte şaraphaneler (Şırahane) ve bunlar su yolları gezildikten sonra Köy Konağı güney-batısında bulunan ve köylülerce &#8220;Paulönü Mevkii&#8221; denilen yerde Sümbül Kilisesi&#8217;ne gidilir. Vadi içinde doğa ile tarihin içiçe yaşandığı Paulönü mevkiinde yeşilin her tonu izlenebilir. İncil&#8217;de söz edilen Aziz Paulos&#8217;un seyahatleri sırasında uğradığı Anadolu kentlerinden Lystra aynı zamanda ünlü Kral Yolu üzerinde olup İkonion (Konya)-Pisidia Antiocheia (Yalvaç) arasında bulunmaktadır. Listra&#8217;dan Yalvaç&#8217;a giden haberci Paulos Kilistra&#8217;ya da uğramıştır. Haberci Paulos&#8217;un mektuplar gönderdiği Timoteos da Lystralıdır. Gökyurt köyünün halen yaşayan halkı Kilisra antik kenti üzerine yerleşmiştir. Bizans döneminde yerli halkla Anadolu&#8217;ya gelen Türk&#8217;lerin birlikte yaşadıkları bazı bulgularından anlaşılmaktadır. Osmanlı döneminde ise daha çok hayvancılıkla uğraşan konar-göçer aşiretlerin iskan edildiği etnolojik bulgular tesbit edilmiştir. Gökyurt turizm olgusun benimseyen, geleneksel Türk konukseverliğini yaşatan şirin bir köydür. Köyde grup konaklamasına elverişli bir Köy Konağı vardır. Köy Konağı eski Halkevi binası restore edilip üstüne bir kat daha eklenerek modern hale getirilmiştir. Köyde her türlü sağlık hizmeti sunan sağlık ocağı bulunmaktadır. Detaylı bilgi için:www.kilistra.org.tr</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/kilistra.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boğazın Baş Tacı Anadolu Kavağı</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/bogazin-bas-taci-anadolu-kavagi.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/bogazin-bas-taci-anadolu-kavagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Nov 2007 09:31:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu kavağı]]></category>
		<category><![CDATA[balık restoranları]]></category>
		<category><![CDATA[beykoz]]></category>
		<category><![CDATA[Yoros kalesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/bogazin-bas-taci-anadolu-kavagi/</guid>
		<description><![CDATA[Anadolu Kavağı yıllardır değişmeyen görüntüsü ile nostaljik balıkçı köyü özelliğini koruyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/11/11.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-522" title="Anadolu Kavağı" src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/11/11.jpg" alt="Anadolu Kavağı" width="590" height="443" /></a><br />
İstanbul Boğazının Karadeniz den giriş kapısı konumundaki Anadolu Kavağı yıllardır değişmeyen görüntüsü ile nostaljik balıkçı köyü özelliğini koruyor. İstanbul&#8217;un nefes borularından biri olan ve balık lokantaları ile ünlü köy, lüfer mevsimi olan eylül ekim aylarında İstanbul un yaza veda edip sonbaharda ılık günlerin tadını çıkarmak isteyenlerin tercih ettiği gezi yerlerinin başında yer alıyor.</p>
<p>Hem kara yoluyla hem de denizden vapur seferleri ile ulaşımın sağlandığı Anadolu Kavağına gidip denizin kenarında ızgara balık keyfi yaşamak istiyorsanız sonbahar ayları bu tür bir gezinin en uygun zamanı. Yazdan kalma günlerde serin ama üşütmeyen deniz kokulu esintiler arasında sahilde veya iki üç katlı restoran ve lokantaların manzaralı pencere kenarı veya teraslarında bir yandan sipariş ettiğiniz balıkları yiyebilir diğer yandan gözü okşayan manzara eşliğinde iyotlu , oksijeni bol deniz kokulu havayı teneffüs ederek huzurlu, hafta içi veya sonu günübirlik sakin bir kaçamak yapabilirsiniz. Kavaklara balık yemeye gelenler ya Eminönü iskelesinden kalkan şehir hatları vapurları ile boğazın iskelelerine karşılıklı uğrayarak geliyorlar yada Sarıyer den kalkan seferleri tercih ediyorlar. Bu tür ulaşımı kullanan yolcuların geliş ve gidiş saatleri seferlere bağlı olduğu için yemek sonrası topluca kalkıp dönüşe geçiliyor. Otobüs seferlerinin de yapıldığı Anadolu Kavağına özel aracınızla geliyorsanız hem yol üstünde uğrayacağınız bir çok durak bulunuyor hem de manzaralı güzergahın tadını çıkartıp sefer saatlerine bağlı kalmaksızın istediğiniz süre oturabiliyorsunuz. Anadolu Kavağına daha yaklaşırken vapur iskelesi çevresinde toplanan yerleşim alanını tepede yer alan boğazın kontrolü için Cenevizliler tarafından yapılmış Yoros kalesi&#8217;ni görebiliyorsunuz. Restore edilip kremalı pasta gibi boyanan birkaç ahşap evin bulunduğu hafif yokuş dar sokaktan iner inmez köye giriyor ve uygun bulduğunuz yere aracınızı park ediyorsunuz. Kaldığınız süre hiç önemli değil ister bir saat, isterseniz beş saat, otopark görevlileri giriş çıkış üç milyon TL yi peşin peşin alıyorlar. Sıra manzaralı bir mekanda masa seçmeye geliyor .Sahilde bulunan balık restoranları açık ve kapalı bölümleri ile tercih edilirken daha geride yer alan restoranlar ikinci ve üçüncü katları veya terasları ile cazip manzara seyretmenize olanak sağlıyor. Daha ekonomik yemekler için sokak aralarında ,bahçe içinde hizmet veren lokantalarda bulunuyor bunlar balık çeşit ve fiyatlarını girişlerine astıkları tabelalarda gösteriyorlar. Canı sadece boğaz girişinden çıkarılan temiz midyelerrden yemek isteyenler için çeşitlimidye tava yapanlara da sıkça rastlanıyor, çay bahçeleri de var. Anadolu Kavağı&#8217;nın tam ortasında ulu çınar ağaçları, çevresinde işporta tezgahlarda krep adı altında bir tür hamuru kızgın saçta kızartıp üzerine çeşitli tatlı soslar sürerek sunan satıcılar, dondurma ve büfeler, incik boncuk türünden hediyelik eşya satıcıları yer alırken balıkçıların yolunu gözleyen, balık yemekten bıkmamış miskin kediler göze çarpıyor. İskeleye yanaşan vapur yolcuları ile hareketlenen Anadolu Kavağının sakin atmosferi içinde kıyıya bağlı tekneler balıkçı köyünün manzarasını tamamlarken sanatseverlere resim yapma, fotoğraf çekme konusunda renkli kompozisyonlar oluşturuyor. Sahil boyunca aracınızı yanı başınıza park ederek olta ve kamış ile balık tutma imkanı da bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/bogazin-bas-taci-anadolu-kavagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul&#8217;un Tacı Çamlıca</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/istanbulun-taci-camlica.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/istanbulun-taci-camlica.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Oct 2007 14:02:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[çamlıca sosyal tesisi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul yedi tepe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/istanbulun-taci-camlica/</guid>
		<description><![CDATA[
Krallar ve kraliçeler taçlarıyla süslenir bezenir ve tanınırlar. Tıpkı kral ve kraliçeler gibi şehirlerinde taçları vardır. Güzel İstanbul’umuz bu anlamda güzide bir örnektir. Nasıl mı? Eğer Boğaz İstanbul’un kolyesi ise hiç kuşku yok ki tacı ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/img0003.jpg" alt="img0003.jpg" /><br />
Krallar ve kraliçeler taçlarıyla süslenir bezenir ve tanınırlar. Tıpkı kral ve kraliçeler gibi şehirlerinde taçları vardır. Güzel İstanbul’umuz bu anlamda güzide bir örnektir. Nasıl mı? Eğer Boğaz İstanbul’un kolyesi ise hiç kuşku yok ki tacı da Çamlıca’dır. Yaratan her şehre bir güzellik vermiş; İstanbul’a da bu iki paha biçilmez mücevheri bahşetmiş.</p>
<p>Eğer Çamlıca’dan şehri seyretmediyseniz İstanbul’un güzelliğini görmüş sayılmazsınız. Yeditepe üzerine inşa edilen bu şehir değil Türkiye’nin Dünyanın gözbebeği kabul edilir. Bu şehr-i İstanbul ki nelere tanıklık etmiştir asırlar boyunca…</p>
<p>İşte bu yedi tepe den biri de Çamlıca Tepesidir. İstanbul’un tacı sayılan bu tepe, üzerinde taşıdığı İstanbul ile birlikte tarihe tanıklık eder adeta. Çamlıca Tepesi; gün olmuş padişahlara kollarını açmış dinlenmeleri için (2.Mahmut), gün gelmiş kent sakinlerine ev sahipliği yapmış; şairlere, müzisyenlere, ressamlara, yazarlara ilham kaynağı olmuş, hatta âşıkların en güzel mutlu dakikalarını paylaşmış asırlarca…</p>
<p>Bugün yeni kuşağın adlarını bilmediği, kendilerini tanımadığı göçmen kuşların göçlerinin en net ve en uzun süreli olarak gözetlenebildiği tek yer Çamlıca Tepesi’dir. En iyi izlenilen aylar Eylül ve Ekim aylarıdır. Çamlıca Tepemiz bu aylarda onlarca yerli ve yabancı kuş gözlemcisini ağırlar aynı zamanda. Adalardan Boğaziçi’ne kadar geniş bir alanı ve manzarayı net izleme olanağı tanıyan bu tepe 18. yüzyıl başlarında hem Türk hem de Avrupa sanat ve edebiyatının konusu olmuştur yıllarca…</p>
<p>Çamlıca sosyal tesisimiz işte böyle bir tepenin üzerinde kurulmuştur. Tesisimiz kapalı ve açık mekânlarıyla, mekânlarda kullanılan malzeme ve mimarisiyle sunulan hizmetle bu tepeye başka bir güzellik katmaktadır.</p>
<p>Köşkleri, çeşmeleri, çay bahçeleri, restoranları, tarihi ağaçları ve muhteşem bitki örtüsüyle temiz ve güler yüzlü personeliyle İstanbul’umuzun her sınıftan halkına hizmet sunmakta olan Çamlıca Sosyal Tesisimiz bir gün sizi de ağırlayacaktır mutlaka.</p>
<p>İşte o gün bizim en mutlu günümüz olacaktır.</p>
<p>Adres : Büyükçamlıca / İstanbul<br />
Telefon : (0216) 443 21 98<br />
(0216) 443 21 99<br />
İBB web sitesinden alınmıştır.</p>
<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Santral Telefonları<br />
Saraçhane: (0212) 455 13 00 &#8211; Merter: (0212) 449 40 00</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/istanbulun-taci-camlica.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arnavutköy Sosyal Tesisleri</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/arnavutkoy-sosyal-tesisleri.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/arnavutkoy-sosyal-tesisleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Oct 2007 13:52:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Arnavutköy Sosyal Tesisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/arnavutkoy-sosyal-tesisleri/</guid>
		<description><![CDATA[
Eski bir Rum köyü olan Arnavutköy; adını çağlar sonrasını gören dahi devlet adamı Fatih Sultan Mehmet&#8217;in Arnavutluk&#8217;tan getirip yerleştirdiği Arnavut Halkından almıştır.
Arnavutköy Boğazın Avrupa yakasında yeşilin binbir tonu ile mavinin kucaklaştığı yerdir. Buradan sular akşam ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/fil572.jpg" alt="fil572.jpg" /><br />
Eski bir Rum köyü olan Arnavutköy; adını çağlar sonrasını gören dahi devlet adamı Fatih Sultan Mehmet&#8217;in Arnavutluk&#8217;tan getirip yerleştirdiği Arnavut Halkından almıştır.<br />
Arnavutköy Boğazın Avrupa yakasında yeşilin binbir tonu ile mavinin kucaklaştığı yerdir. Buradan sular akşam vakti Boğaz dalgalarının etkisiyle alev alev olur. Kuruçeşme ile Bebek arasında kalmaktadır. Arnavutköy sosyal tesisinden Kandilli ve Vaniköy&#8217;ü seyretmeye doyum olmaz. 1980 sonrasında Boğazın sit alanı ilan edilmesiyle Arnavutköy’ün doğal kimliği de koruma altına alınmıştır.<br />
Arnavutköy Sosyal Tesis binası Arnavutköy sahilinde 1954 yılında nahiye binası olarak yapılmış ve uzun müddet de nüfus müdürlüğü binası olarak kullanılmıştır.<br />
Dünya&#8217;nın incisi boğazın en güzel yerlerinin birinde harika bir boğaz manzarasına sahip olan tesisimiz; 80 kişilik kapalı alakart restoranı, 120 kişiye rahatça hizmet verecek tarzda düzenlenmiş bahçe kafeteryası, ortalama 50 araçlık otoparkıyla hizmetini sürdürmektedir.</p>
<p>Adres : Arnavutköy Cad. No: 15 Arnavutköy / İstanbul<br />
Telefon : (0212) 257 42 08 &#8211; 257 66 87<br />
Fax : (0212) 265 21 73</p>
<p>Bilgiler İBB web sitesinden alınmıştır.<br />
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Santral Telefonları<br />
Saraçhane: (0212) 455 13 00 &#8211; Merter: (0212) 449 40 00</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/arnavutkoy-sosyal-tesisleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul’un Kardeş İli: Sakarya</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/istanbul%e2%80%99un-kardes-ili-sakarya.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/istanbul%e2%80%99un-kardes-ili-sakarya.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Oct 2007 12:53:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Adapazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/istanbul%e2%80%99un-kardes-ili-sakarya/</guid>
		<description><![CDATA[
Turizm açısından umut vaad eden, İstanbul’un akciğeri Sakarya, bütün acılarına rağmen otantik değerlerini koruyabilmiş bir bölgemizdir
Tarihten günümüze
Sakarya, milat öncesi uygarlıklar döneminden, Osmanlı Devleti’ne, Osmanlı’dan da Cumhuriyet’e dek uzanan tarih çizgisinde, Anadolu’ya renk veren kültürlerin birleştiği, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/barisbehramoglu_sapanca_golu.jpg" alt="barisbehramoglu_sapanca_golu.jpg" /></p>
<p>Turizm açısından umut vaad eden, İstanbul’un akciğeri Sakarya, bütün acılarına rağmen otantik değerlerini koruyabilmiş bir bölgemizdir</p>
<p>Tarihten günümüze<br />
Sakarya, milat öncesi uygarlıklar döneminden, Osmanlı Devleti’ne, Osmanlı’dan da Cumhuriyet’e dek uzanan tarih çizgisinde, Anadolu’ya renk veren kültürlerin birleştiği, 19. yüzyılda başlayan göçlerle, Kafkaslar’dan ve Balkanlar’dan gelen toplulukların oluşturduğu ve bu kültürlerin barış içinde yaşadığı bir ilimizdir. Sakarya hem tarihi hem de bugünü bakımından Türkiye’nin bir özeti niteliğini taşımaktadır. Farklı coğrafyalardan gelmiş olmak ve farklı kültürlere sahip olmak, Sakarya’da ayrıştırıcı değil, birleştirici ve kaynaştırıcı bir rol oynamaktadır. Selçuklular Devri’nde, Anadolu’nun tamamı hakimiyet altına girince, nehir ve çevresine Sakarya adı verilmiştir.</p>
<p>Sakarya’da nereleri gezebilirsiniz?<br />
Taraklı evleri restore ediliyor<br />
Taraklı Belediye Başkanı Tacettin Özkaraman beraberinde Taraklı İlçesi’ne düzenlenen ziyarette restore edilip turizme kazandırılacak olan tarihi evler gezildi. Sakarya İli’nin en güney ucunda yer alan Taraklı, 19. yüzyıldan kalma Osmanlı Dönemi evleri ve tarihi yapılarıyla ünlü bir ilçemizdir. Sokak dokusunun bozulmadığı ve Taraklı Evleri’nin bulunduğu alan sit alanı ilan edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Bu alanda 120 adet tarihi ev bulunmaktadır. Son yıllarda Taraklı’da iç turizm açısından belirgin bir canlanma görülmektedir. Yusufbey Mahallesi’nde bulunan yaklaşık beş asırlık çınar ağacı, Kültür Bakanlığı’nca Doğal Anıt olarak tescillenmiştir. 100 ile 300 yıllık evlerin süslediği Taraklı’nın, Osmangazi tarafından alınışından bu yana, halk tahtadan tarak ve kaşık yapımıyla uğraşmıştır. İlçeye ismini veren tarak yapımı çoktan tarihe karışmış bile olsa, ağaç oymacılığı halen bölgede devam etmektedir. Cumbalı, renkli evleri, doğası, tertemiz sokak ve parkları ile önemli bir iç turizm talebine sahne olan ilçe, Adapazarı’na 70 km uzaklıktadır.</p>
<p>Şifalı kaplıcalar<br />
Sağlık Turizmi açısından da oldukça zengin bir bölge olan Sakarya’da, Kuzuluk Kaplıcası (Akyazı), Çökek Kaplıcası (Akyazı), Acı Su (geyve), Ilıcaköy İçmesi (Geyve), Kil Hamamı (Taraklı) gibi pek çok sağlık sorunu için tedavi edici özelliği olan kaplıcalar bulunmaktadır.<br />
Sakarya’da nerede ve ne yiyebilirsiniz?<br />
Adapazarı’nda yemek molası<br />
Sakarya’ya yapılan bir gezi sırasında öğle veya akşam yemeğinin yenilebileceği belki de en ayrıcalıklı ve kaliteli mekândır TunaTan Tesisleri. Nefis doğa manzarası, otantik atmosferi ve yöreye özgün özel menüsüyle TunaTan Tesisleri’nde 300’e yakın profesyonel personel çalışıyor. “Sevgi paylaştıkça çoğalır” sloganıyla TunaTan Tesisleri’nde bir mola verdiğinizde mönüsünde yer alan yöresel yemeklerden, ‘Ada Çorbası’, ‘Keşkek’ ‘Islama Köfte’, ‘Sakarya Kebabı’, ‘Elmalı Sultan’ ve ‘Tahinli Kabak Tatlısı’ndan yemenizi mutlaka tavsiye ediyoruz.</p>
<p>İstanbuldere Alabalık Evi<br />
İstanbul’dan Ankara istikametine giderken, Sapanca gişelerine saptıktan ve ilk sağdan dönüp Erdemli Köyü’nü de geçtikten sonra İstanbuldere Mevkii’nde aşağıdan akan derenin hemen üstüne kurulmuş İstanbuldere Alabalık Evi’ ni göreceksiniz. Çeşitli dış ve iç mekânlarla kompleks havasında, küçük bir alabalık çiftliği, sıcak bir atmosferle sizleri karşılayacak. Kapalı alanları 400, açık alanlarıyla birlikte 800 kişiye hizmet verebilen bir tesisten söz ediyoruz. Hem lokanta, hem de açık alan piknik olanaklarına sahip bu mekânda, havuzdan beğendiğiniz alabalığı yakalatıp yeme imkânına da erişeceksiniz. Özel Yayın Balığı’nı da tavsiye etmeden geçemeyeceğiz. Keyifli bir haftasonu yemeği için, İstanbul’a 1 saat uzaklıktaki bu doğa güzeli lokanta mutlaka ziyaret edilmeli.</p>
<p>Ev-Ce doğal ev yapımı ürünler<br />
Kimyasal katkı maddesi kullanmadan ev yapımı reçel, sirke, sos, turşu gibi ürünler hazırlayan Ev- Ce’de özel hazırlanmış kahvaltı ve Osmanlı, Anadolu ve Rumeli Mutfakları’nın geleneksel ev yemeklerini yemenizi mutlaka tavsiye ediyoruz.</p>
<p>Gölevi<br />
Sapaca Gölü’nün kenarında yaz kış en iyi şekilde ağırlama garantisi veren Gölevi’nde kiremitte alabalık, barbekü çeşitleri ve brunch verilen hizmetler arasında. Sakarya’da yemek yiyip keyifli vakit geçirebileceğiniz diğer mekânlar ise yine Sapanca’da bulunan Küçük Evim, Olimpia Restaurant, Erze’s Cafe ve Restaurant, Kıyı Cafe ve Restaurant, Natural Park Botanik ve Adapazarı’ndaki Yayla Alabalık’tır.</p>
<p>Havası, suyu, toprağı<br />
Sakarya Bölgesi’nin toprağı, suyu ve havası sadece insanların değil bitkilerin de sağlığına iyi geliyor! Dış mekân bitkilerinin en güçlü ve gürlerini bulabileceğiniz Sakarya’da dilediğiniz çiçek ve fideleri temin edebilirsiniz. KRP Fidancılık’a uğramadan Sakarya’dan ayrılmayın deriz&#8230;</p>
<p>Barış Behramoğlu&#8217;nun Sapanca Gezi Notları&#8217;ndan alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/istanbul%e2%80%99un-kardes-ili-sakarya.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karaağaç Yolu Ve Karaağaç Semti</title>
		<link>http://www.gezihatiralari.com/karaagac-yolu-ve-karaagac-semti.html</link>
		<comments>http://www.gezihatiralari.com/karaagac-yolu-ve-karaagac-semti.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Oct 2007 13:46:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi rehberi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gezihatiralari.com/karaagac-yolu-ve-karaagac-semti/</guid>
		<description><![CDATA[Tarih, doğa ve kuş sesleri arasında uzanan emsalsiz bir yoldur. &#8220;Meriç Köprüsü&#8221;, &#8220;Eski (Jandarma) Karakol Binası&#8221; ve &#8220;Tarihi Tren Garı&#8221; ile &#8220;Hacı Adil Bey Çeşmesi&#8221; Karaağaç&#8217;a ulaşan tarihi parke taş yolun altın parçaları gibidir.
Yakın geçmişteki ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.gezihatiralari.com/wp-content/uploads/2007/10/265.jpg" alt="265.jpg" />Tarih, doğa ve kuş sesleri arasında uzanan emsalsiz bir yoldur. &#8220;Meriç Köprüsü&#8221;, &#8220;Eski (Jandarma) Karakol Binası&#8221; ve &#8220;Tarihi Tren Garı&#8221; ile &#8220;Hacı Adil Bey Çeşmesi&#8221; Karaağaç&#8217;a ulaşan tarihi parke taş yolun altın parçaları gibidir.</p>
<p>Yakın geçmişteki Karaağaç&#8217;tan köprüye kadar uzanan ek tren yolundan kalma bu güzelliklerle başlayan Karaağaç Yolu (son dönemde bilinen adıyla Lozan Caddesi) Edirne&#8217;nin en güzel mesire yerlerinden olan Söğütlük Ormanı&#8217;ndaki yeşillik ve bülbül sesleriyle sarmaş dolaş olur.</p>
<p>Yol boyunca gördüğünüz tarihi ağaçların zamanla dinamit lokumları konulmak üzere kullanılan kovukları İkinci Dünya Savaşı&#8217;na hazırlanan Trakya&#8217;nın o dönemini çarpıcı bir şekilde vurgulamaktadır.</p>
<p>Edirne&#8217;nin batısından Tunca&#8217;yı sonra da Meriç&#8217;i aşan köprülerden ve güzel bir koru içinden geçen 5 km.&#8217;lik yol, kentin Karaağaç Semtine varır. Karaağaç, yakın geçmişin siyasal olaylarından Edirne&#8217;nin, en fazla zarar gören semtidir.</p>
<p>1915&#8242;te Bulgaristan&#8217;ı kendi yanında savaşa sokmak için Almanya&#8217;nın yaptığı şiddetli baskı yüzünden, Karaağaç, Meriç batısındaki tüm Türk topraklarıyla birlikte Edirne&#8217;den ayrıldı. Ancak 1923 yılında Lozan Anlaşmasıyla geri alınabildi. Bugün bu anlaşmayı simgeleyen anıtıyla, tarihi Tren İstasyonu ve yine tarihi Trakya Üniversitesi Rektörlük binasıyla Edirne&#8217;nin en güzel ve şirin semtlerindendir.</p>
<p>Edirne&#8217;ye dört kilometrelik doğa ve tarih yoluyla bağlanan Karaağaç Mahallesi, bir yaklaşıma göre Antik Orestia şehri üzerine kurulmuş olup; adını burada bir zamanlar varolan Karaağaç ormanlarından almıştır.</p>
<p>Eski yıllarda, Karaağaçlılar geçimlerini şarapçılıktan sağlarlarmış.</p>
<p>Yakın geçmişte Karaağaç; zengin Edirneliler ile azınlık önde gelenlerinin ve görevli memurların yaşadığı gözde bir yerdi. Karaağaç 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması ile burada yaşanan ünlü diplomatik tartışmalar sonunda, Savaş Tazminatı yerine sayılmak üzere Türk topraklarına katılmıştır. Burada yaşayan Karaağaçlı Rumlar, mübadele sonrasında sınıra yakın bir yerde yine aynı adı taşıyan bir köy kurmuşlardır. Şimdiki Karaağaçlılar ise mübadele döneminde gelmişlerdir. Günümüzde eski zengin çehresinden çok şey kaybetmesine rağmen, Karaağaç, yerleşim biçimi ve eski evleriyle etkileyici güzellikler sunmaya devam etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gezihatiralari.com/karaagac-yolu-ve-karaagac-semti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

